Çarlık Rusya’sının son dönemleri, 125 milyon nüfusun yarısı etnik Rus ama geriye kalan Almanlar, Slavlar, Asyalılar ile İmparatorluk içinde say say bitmez 21 farklı millet. Batı Avrupa ile karşılaştırıldığında geri kalmış çok dilli ve çok dinli bir ülke o zamanlar Rusya. Sanayi çok az, köylüler çiftçilik yaparak geçiniyorlar.
Alev Alatlı, Ruslar ile bizim benzer olduğumuzu söylerdi. Osmanlı İmparatorluğu döneminde belki benzerliklerimiz daha da çoktu Ruslarla: iki büyük imparatorluk, büyük topraklar “çok dilli ve çok dinli” olmak filan. Neyse bunlar bir yana, temizlik görevlilerinin sokaklarda ve caddelerde kuru yaprakları toplayıp çuvala benzeyen naylon poşetlere doldurdukları ve kuru yaprağı gördüklerinde sinirlendikleri bir mevsimi yaşıyoruz. Kupkuru tüm ağaçların dalları. Romantizmi doğal olarak kışkırtan bu ortamda içimden, Rahmaninov’un 2. Piyano Konçertosu’nu dinlemek geçiyor.
Dolu Tabanca Olan Sözcükler
Piyanonun tek başına yaptığı girişten sonra yaylılar ilk motifi çalmaya başlıyorlar. Do minörün notaları kulaklarımda dolaşmaya başlarken, ‘Son Romantik’ dedikleri Rahmaninov’un hayatını ayrıntıları ile öğrenirsem bunun onun yazdığı 2. Piyano Konçertosu’nu farklı bir şekilde dinlememi etkileyip etkilemeyeceğini düşünüyorum. Besteci 1900 yılının başında dört ay boyunca her gün ona terapi uygulayan doktor Nicholas Dahl ile görüşmüş. Rahmaninov’u depresyondan kurtardığı için bir nöroloji doktoru olan Nicholas Dahl’a ithaf ettiği 2. Piyano Konçertosu’nun açılışındaki minör akorların, çalan kilise çanlarını çağrıştırdığını ve çok az piyanistin bu akorları bozmadan çalabilecek kadar büyük elleri olduğunu söyleyenler var[1].
Belki de 2. Piyano Konçertosu dünyada bir nöroloji doktoruna ithaf edilen tek piyano konçertosu…Dahl ona her gün şöyle diyordu, “Konçertonuzu yazmaya başlayacaksınız. . . büyük bir kolaylıkla çalışacaksınız. . . konçerto mükemmel kalitede olacak. . .”[2] Gerçekten sözcüklerin gücü inanılmazdı, Jean Paul Sartre’ın dediği gibi, ‘Sözcükler dolu tabancalar’ olmalıydı. Dahl’ın dört ay boyunca her gün Rahmaninov’a söyledikleri 2. Piyano Konçertosu’nun yazılması için yeterli olmuştu.
Köyde Piyano Çalan Bir Asil
İşte Çarlık Rusya’sının son dönemlerinde, Çarlık Rusya’sının son dönemlerinde 1 Nisan 1873 tarihinde Sergey Rahmaninov Novgorod bölgesinde, annesinin köydeki malikanesinde, müzisyen bir ailede doğmuş ve ileride küresel ölçekte 20. yüzyılın çok ünlü bir bestecisi ve piyanisti olmuştu. Rahmaninov’un annesi Saint Petersburg Konservatuvar’ından mezun ve oğluna ilk piyano derslerini o veriyor. Rahmaninov’un büyükbabasının piyanoyu nasıl çaldığına gelince bu konuda Rahmaninov’un kuzeni, ünlü piyanist, Liszt’in en sevdiği öğrencilerinden biri ve Rusya’nın müzik hayatının önde gelen isimlerinden biri olan A. I. Siloti’nin sözleri var. Ona göre, Rahmaninov’un büyükbabası piyanoyu, Siloti’nin ya da Rahmaninov’un hayal edebileceğinden daha iyi çalıyormuş[3]. Dört yaşında piyano çalmaya başlayan Rahmaninov daha sonra Moskova Konservatuarı’ndan mezun oluyor.
Aile, Moldovyalı III. Stephen’ın torunu olduğu iddia edilen “Rachman” lakaplı efsanevi biri olan Vasily’den geldiğine inanıyor. “Rachman”lar monarşi yanlısı asalet iddiası olan bir aile. Ne demek “Rachman”? Bizim bildiğimiz “rahman” anlamında, “her canlıya, herkese acıyan, tanrı anlamında” da kullanılan bir sözcük bu.
Gerçekten tuhaftı, insanlar asil bir aileden olmasalar bile monarşiyi destekleyebiliyorlardı. En azından benim tanıdıklarım arasında böyleleri vardı. “Abicim mavi kan” derler başka bir şey demezlerdi. İnsanların yalılara sanki çok alışkınlarmış gibi Türk TV dizilerinde deniz kıyısında olmayan ev görmek istememeleri gibi bir şeydi bu galiba. Ortalama insanların asalet ile bir aşk ve nefret ilişkileri vardı ve bu ilişki İngiliz Prensesi Lady Diana ile açık bir şekilde ortaya çıkmıştı. İnsanlar asaleti onunla hem sevmiş, hem de asaletten nefret etmişlerdi. Her ne olursa olsun, Son Romantik’in hayatında asaletin eleştirilemezlik zırhının kırıldığı ve her zaman biz yönetiriz sözlerinin geçerliliğini yitirdiği tarihi bir nokta yer alıyor.
1917’deki Sovyet Devrimi’nden sonra ABD’de oturan bestecinin New York’da çekilen fotoğrafların birinde sürekli kullandığı fötr şapkası, bastonu ve kürk yakalı paltosu ve gülmeyen yüzü ile gördüğümüz uzun boylu, kocaman ellerinde sigarası olan Rahmaninov insanın aklına hemen, “herkese acıyan” bir yüzden çok, “Rusların yüz hatları ne kadar kaba ve sert olursa, o kadar yumuşak ve iyi huylu görünürler”[4] sözlerini getiriyor.

Tarkovski filmlerinden bir sürü surat gözümün önünden geçmeye başlıyor. “Tüm insanlığın gözü bir olmuş bir çukura bakıyor” diyor adamın biri Nostalji filminde. Filmde bir Rus şair 18. yüzyılda yaşamış Rus bir köle ve besteci olan Pavel Sosnovski’nin hayatını araştırmak için İtalya’ya gider. Sosnovski diye biri gerçekten yaşamış, müziğe yetenekli olduğunu fark eden efendisi tarafından İtalya’ya öğrenime gönderilmiş, uzun yıllar burada kalmış ve çok başarılı konserler vermiş.
Sonunda Sosnovski Rusya özlemine yakalanınca, aradan geçen onca yıldan sonra, kölelik Rusya’sına geri dönmeye karar verir ve döndükten kısa bir süre sonra da kendini asar. Köleliğe geri dönecek kadar ülkesini seven bir köle olabilir mi bilemiyorum. Ama bu Tarkovski’nin bir filmi olsa da Rahmaninov’un da Rusya sevgisinin yabana atılamayacak kadar kuvvetli olduğunu söyleyebilirim. Son romantik ülkesini de çok sevmiş anlaşılan.
Şiirsel Yanılsama
Rus romantizminin 19. yüzyıldaki ünlü yazarları olan Mikhail Lermontov, Anton Çehov ve bestecileri olan Çaykovski ile Rahmaninov’un verdikleri eserlerde yolları kesişmiş ve ünlü yazar ve bestecilerin etkileşimleri yeni eserlerin yazılmasına yol açmış. Rahmaninov’un eserlerinin teması ‘şiirsel yanılsama’ terimi ile özetleniyor[5]. ‘Şiirsel yanılma’ şiirin sözcükleri ile oluşan imajın oluşturduğu göz aldanması olarak açıklanabilir. Rahmaninov, romantizm tarzında müzik yaratımını yürüten tarihteki son besteci[6].
Örneğin, 1873 yılında Novgorod’da doğan Sergei Rahmaninov 9 yaşında girdiği Moskova Konservatuarı’ndan 20 yaşında mezun olduğu 1893 yazında, Lermontov’un Kaya şiirini bestelemişti. Beste Rus geleneğinden alınan müzikal unsurları kullanarak ‘kaya’yı anlatıyordu. Parça, orkestranın en alçak seslerinin hem yaşlı adamı hem de rock’ı temsil eden yavaş ve ağır bir müzikal motifi çalmasıyla açılıyor. Birkaç ölçü sonra flütün çaldığı genç kadını ve altın bulutçuğu anlatan hafif ve canlı bir motif başlıyordu.
Anton Çehov’un “Yolda” adlı kısa öyküsü Lermontov’un epigrafı:
“Altın bir bulutçuk bütün gece dinlendi
Kocaman bir kayanın göğsünde”
ile başlar. Rahmaninov’un bir bestesi olan “Kaya”nın (The Rock) Dünya prömiyeri 1894 yılında Vasili Safanov yönetiminde Moskova’da gerçekleşmişti[7]. “Yolda” karlı bir Rus gecesinde, yaşlı bir adam ile diğeri bir genç kadın olan iki gezgin arasında gerçekleşmemiş olsa ve son cümlesinde yaşlı adam bir uçuruma benzetilse de aşkla ilgili bir hikâye anlatır. Altın bir bulutçuk olan genç kadın, bütün bir gece kocaman bir kayanın göğsünde yaşlı adamın hikâyesini dinlemiştir.
“Rahmaninov’un Çehov’un hikâyesinin anahtarı olarak gördüğü şey şu ki, hikâye aslında aşkla ilgili bir şiirden alınmıştır. Hikâyede elbette bir aşk vardır ya da en azından buna benzer bir şey. Ama yine de, eğer asıl mesele bu olsaydı Çehov neden endişeli olsun ki?”[8] Çehov öyküsü ile ilgili olarak önce, “Hikâye kesinlikle başarılı değildi” derken, üç hafta sonra, 14 Ocak 1887’de, arkadaşına bir mektup yazarak, “Yolda hikâyemi okudunuz mu, cesaretim konusunda ne düşünüyorsunuz?”[9] diye sorar. Öyküde ve Çehov da aşk, şiir, yanılsama, korku ve cesaret hep iç içedir.
Öyküde yaşlı adam Likharev sevgiyi söyle anlatır, “O… o yüce yürekli metanet, o ölüme kadar sadakat, o yüreğin şiiri… Hayatın anlamı işte o amansız şehitlikte, bir taşı yumuşatacak gözyaşlarında, o sınırsız, her şeyi bağışlayan sevgidedir, o hayatın kaosuna ışık ve sıcaklık getiriyor…”[10]
Hayatı isyan ve trajedi ile dolu ünlü şair, yazar ve ressam Mikhail Lermontov kısa boylu, çarpık bacaklı, vaktinden önce kelleşen, sırtı kamburlaşmış ve huysuz bir adam. Annesi genç yaşta öldükten sonra, Moskova’da, büyükannesi tarafından büyütülmüş. Bir arkadaşı, Lermontov’un hoşlandığı genç bir kadınla arkadaşlık kurdu diye Lermontov 27 yaşındayken onu tartışarak düelloya davet etti ve düelloyu kaybetti. Tartışmaların yapıldığı yerde romantik Rus yazar, şair, oyun yazarı, romancı Alexander Puşkin de bulunuyordu[11]. Lemontov’un Kaya adlı şiirinin tüm dizeleri ise şöyledir:
Altın bir bulutçuk bütün gece dinlendi
Kocaman bir kayanın göğsünde
Ve şafak vakti neşeyle fırladı
Geri dönmemek üzere maviliğe
Çatlaklarda ıslak izler
Gözyaşları gibi kadim taşlarda kaldı
Ve derin düşüncelerle tek başına ayakta duruyor
Ve uzak boşluğa ağlıyor şimdi.
Kaya şiirini besteleyen Sergei Rahmaninov müzik için diyor ki, “Müzik sakin bir mehtaplı gecedir, yazın yaprakların hışırtısıdır. Müzik, alacakaranlıkta uzaktan gelen çan sesidir! Müzik doğrudan kalpten gelir ve yalnızca kalbe konuşur: Aşktır! Müzik şiirin kardeşi, annesi ise hüzündür!”
Çaykovski ve Rahmaninov
Rahmaninov’a çocukluğunda ablası Çaykovski’nin bestelerini çalardı. Rahmaninov hayatı boyunca Çaykovski’den etkilenmiştir onun müziği Çaykovski’nin etkilerini taşır. Daha sonra Rahmaninov Moskova Konservatuvar’ında bir öğrenci olarak bulunurken hocası Çaykovski’ydi ve bir sınavda Çaykovski ona en yüksek puanı vererek sınav kağıdını artılarla doldurmuştu[12]. Çaykovski’nin Rahmaninov daha 16 yaşındayken, “Onun için büyük bir gelecek öngörüyorum” dediği söylenir[13]. Rahmaninov’un, Moskova Konservatuarı’ndaki son yılında çok sayıda orkestra ve oda müziği eseri yazmasına rağmen, o dönemdeki en önemli ve Çaykovski’nin dikkatini çekecek eseri tek perdelik operası olan Aleko’ydu[14]. Yine Çaykovski bir söyleşisinde diyor ki, “Bugün Rusya’da çok sayıda yetenekli genç bestecimiz var… Burada Saint Petersburg’da Glazunov var, Moskova’da ise Arensky, Davydov ve Puşkin’in operasına dayanan harika bir opera yazan Rahmaninov var.”[15] Rahmaninov’un konserlerinden birine katılan öykü ve oyun yazarı Anton Çehov da onun bir gün “büyük bir adam” olacağını söylemiş.
Uyuyan Güzel’in 1890’da Saint Petersburg’daki Mariinsky Tiyatrosu’ndaki galasından kısa bir süre sonra Çaykovski, eski öğrencilerinden biri bir piyano düzenlemesi yapmış olsa da yayıncısından balesinin dört el için bir piyano düzenlemesini istedi. Çaykovski açıkça yalnızca daha sofistike bir düzenlemenin müziğinin hakkını verebileceğini düşünüyordu. Sonunda bu iş 1891’de 18 yaşındaki Rahmaninov’a verildi. Belki de Çaykovski, 1886’da Rahmaninov’un Manfred senfonisinin piyano düet düzenlemesini yaptığının farkındaydı ve bu nedenle Uyuyan Güzel bu son derece yetenekli öğrenciye emanet edildi. Ancak Çaykovski genç adamın çalışması karşısında hayal kırıklığına uğradı ve yazdığı bir mektupta, Rachmaninoff’un bale düzenlemesinin “kesinlikle cesaret, inisiyatif ve yaratıcılıktan yoksun!!!” olduğunu yazdı. Sınav kağıdındaki artılar, gerçek hayatta hızla eksilere dönüşebiliyordu[16].
Aslında Çaykovski’nin Rahmaninov’tan çok önce 1878 yılında yazdığı “Bir Ölü Adamın Aşkı” şarkısı da Lermontov’un “Kaya” şiirine dayanmaktadır. Rahmaninov, 1893’te Moskova’da orkestral fantezisinin bazı bölümlerini piyanoda sunduğunda, yaşlı Çaykovski de dinleyiciler arasındaydı ve çalışmadan o kadar etkilendi ki “Kaya”nın dünya prömiyerini bizzat yönetmeyi kabul etti. Ne yazık ki Çaykovski’nin ani ölümü bunun gerçekleşmesini engelledi. Dünya prömiyeri nihayet 1894 yılında Moskova’da gerçekleşti[17]. Çaykovski için Rahmaninov yazdığı bir anı kitabında diyor ki, “Çaykovski o zamanlar zaten ünlüydü, tüm dünyada tanınıyordu ve herkes tarafından saygı görüyordu, şöhret onu şımartmamıştı. Tanışma fırsatı bulduğum tüm insanlar ve sanatçılar arasında Çaykovski en büyüleyici olanıydı. Ruhunun inceliği eşsizdi. Gerçekten büyük tüm insanlar gibi mütevazıydı ve çok azı gibi basitti. Tanıdıklarım arasında sadece Çehov ona benziyordu”[18].
Rahmaninov, konçertoları boyunca Napoliten tonalitesini[19] yoğun bir şekilde kullanıyor[20]. Besteci Amerika’ya gittikten sonra caz müziğinden de etkileniyor. “Rahmaninov’un hayatının ilerleyişi boyunca diyatonik olmayan malzemenin[21] daha fazla kullanıldığına dair kanıtlar var; dördüncü konçertodan başlayıp Rhapsody’ye kadar uzanan caz müziği akışına benzer melodilerde olduğu gibi”[22]. Rahmaninov’un müziğinde yaratıcılığı, ilhamı ve kendisinden önce gelen Klasik ve Romantik seslerin, formların ve fikirlerin ötesine geçme çabası vardır. Çaykovski piyano konçertolarında tipik Romantik ve Klasik unsurları kullanır, oysa Rahmaninov hayatı boyunca genişleyen çok daha büyük bir kompozisyon araçları cephaneliği kullanmıştır[23].
Klasik Müzik Tarihindeki En Büyük Eller
Normal bir kişi el aralığı 8 veya 9 piyano tuşuna kadar çıkabilir. Deneyimli bir piyanist 10 ile 11 tuş aralığına ulaşabilir. Rahmaninov ise rahatlıkla 13 tuşa kadar erişebilir[24]. Rahmaninov’un el aralığı on üç piyano tuşuydu ve bu eller muhtemelen klasik müzik tarihindeki en büyük ellerden bazılarının rekorunu kırıyordu. Bu nedenle, yetenekli virtüözler olsalar bile, orta büyüklükte ellere sahip piyanistlerin belirli piyano parçalarını çalması imkansızdır[25].
Büyük eller aynı zamanda cömertliğin sembolüdür. Rahmaninof aynı adının anlamı gibi Amerika’ya göçüp iyi para kazandıktan sonra hemen herkese acıyıp, onlara çömert yardımlar yapmıştır. Kısaca büyük eller piyananun iyi çalışnmasında yararlı olduğu gibi kazanılan paranın iyi bir şekilde ihtiyaç sahiplerine dağıtılmasında da yararlı olmuştur.
Rahmaninov’un elleri dikkati çekecek ölçüde büyüktü. Onun ellerinin bu kadar esnek ve olağanüstü büyük olmasının nedeni genetik bir bozukluktan kaynaklanıyor olabilir. The British Medical Journal’da Aralık 1986’da D. A. Young, “Rachmaninof’un ellerinin olağanüstü büyüklüğü ve genişleyebilirliği Marfan sendromuna işaret ediyor olabilir” diyor. Diğer bazı bilim insanlarına göre ise, yüksek düzeyde büyüme hormonu ile ilgili Akromegali de alternatif bir tanı olarak belirtiliyor. Ayrıca Akromegali Rahmaninov’un öldüğü hastalık olan cilt kanseri ile ilgili bir hastalık[26].
Çanlar Rahmaninov İçin Çaldı
Rahmaninov, çocukluğunda Rus Ortodoks ayinlerine katıldı. Rus ruhunda yankılanan kilise çanlarını ve ayinle ilgili ilahileri ilk kez burada duydu. Ortodoks Rusya’nın çanlarının günlük hayatta sürekli çınlamasının Rahmaninov’un beyninde akorlara dönüştüğünü söylememiz yanlış olmaz. Sevinci, neşeyi, hüznü ve acıyı anlatan kilise çanları, kızak çanları, düğün çanları adeta onun müziği için çalmıştır. “Rahmaninov’un tanınmış eserlerinden biri, Edgar Allan Poe’nun aynı adı taşıyan şiirine dayanan bir koro senfonisi olan The Bells’dir[27]”[28]. Onun müziği doğrudan ilahilerden alıntı yapmasa da, müziği dini çağrışımlara açıktır.
Hayatının başından sonuna kadar dini onun için önemli olmuştur. “Bana verilen hediyeleri yalnızca Tanrı’ya borçluyum. O olmadan ben bir hiçim” derdi Rahmaninov. Onun için günah çıkarmaya gitmesi, programı izin verdiğinde ayinlere katılması, en yakın arkadaşının çocuklarına vaftiz babası olması, Yurtdışındaki Rus Ortodoks Kilisesi ve Aziz Sergius Ortodoks rahip ve piskoposlarına büyük maddi destek sağlaması, kızlarının dua etmelerini istemesi ve evde saygı duyduğu ikonları bulundurması da dini yaklaşımı konusuna ilişkin bazı örnekler olarak verilebilir[29]. Bunlara Rahmaninov ailesinin, 1943’te o kanserden ölmek üzereyken Aziz Panteleimon’un[30] bir ikonasını yanlarında bulundurmasını ve yatak odasına asmasını da ekleyebiliriz[31].
Rahmaninov’un dini çağrışımlı çalışmalarından bazı örnekler:
Tüm Gece Nöbeti (All Night Vigil): Nöbeti oluşturan üç farklı günlük ayin hizmetine karşılık gelen üç ana bölümden oluşur. Geleneksel Rus Ortodoks ilahilerine dayanan koro eserlerinden oluşan bir koleksiyondur. Söylenen dil, konuşma dili olan Rusça değil, Ortodoks geleneğindeki Yunan olmayan tüm kiliselerin ayin dili olan Kilise Slavcasıdır[32].
Piyano Konçertosu No. 2: Bu konçerto yavaş hareketi, basit, lirik melodisi ve sessiz atmosferiyle çoğu zaman duaya benzetilir.
Senfoni No. 2: Bu senfoninin açılışı, Ortodoks ayin müziğinin girişlerini hatırlatır.
Sarhoş Orkestra Şefi ve Birinci Senfoni
23 yaşındaki Sergey Rahmaninov, doruk noktaları Ortodoks ilahilerinden ödünç alınan melodilerden oluşan ilk senfonisi üzerinde iki yıl çalıştı. Eylül 1894’te Rahmaninov, teyzesi ve amcası ile birlikte yazlık mülkleri Ivanovka’da kalıyordu ve besteci Re minör ilk senfonisini burada çalıştı. Ocak 1895’te yazmaya başladığı Birinci Senfoni sekiz ay sürdü.
28 Mart 1897’de St. Petersburg’da 1 No’lu Re minör Senfoni’nin felaketle sonuçlanan prömiyerinin nedenleri arasında Birinci Senfoni’yi yöneten orkestra şefi Glazunov’un partisyonu değiştirmesi, parçayı düzgün bir şekilde prova etmemesi ve performans sırasında sarhoş olaması verilebilir[33]. Rachmaninov, 1 No’lu Senfonisi çalınırken döner merdivende saklandı ve ardından ıslıklardan kaçmak için sokağa kaçtı[34]. Besteci ve eleştirmen César Cui, senfoninin yalnızca “Cehennem sakinlerini memnun etmeye” uygun olduğunu öne sürdü. Rahmaninov, performansın büyük bölümünde konser salonunun merdivenlerinde iki büklüm halde oturdu. Daha sonra şunu yazdı: “Akorları bana kesinlikle işkence eden kendi müziğimi duymamak için parmaklarımı kulaklarıma tıkadım ve son akorları biter bitmez dehşet içinde sokağa kaçtım”.
Rahmaninov olanlara o kadar üzüldü ki, 1917’de bir arakadaşına şöyle yazdı: “Senfoniyi kimseye göstermeyeceğim ve vasiyetimde kimsenin ona bakmamasını sağlayacağım.”[35] Senfoninin başarısızlığı Rahmaninov’un kendine olan güvenini o kadar sarstı ki, 1917’de Rusya’yı tamamen terk ettiğinde notayı yanına almayı bile reddetti[36].
Bu felaket 23 yaşındaki bestecinin güvenini paramparça etti ve onu psikolojik bir çöküntüye sürükledi. Üç yıl boyunca Rahmaninov hiçbir müzik bestelemedi ve 1900 sonbaharında, ancak kapsamlı bir psikoterapiden sonra son derece melodik olan İkinci Piyano Konçertosu’yla ortaya çıktı.
Psikoterapinin İkinci Piyano Konçertosu’na Katkısı
Hipnoterapi olarak da adlandırılan hipnoz, derin bir rahatlama ve odaklanmış konsantrasyon halidir. Eğitimli ve sertifikalı bir hipnozcu veya hipnoterapist, sözel ipuçları, tekrarlar ve imgelerle sizi bu derin odaklanma ve rahatlama durumuna yönlendirir. Sanatçıların, müzisyenlerin, doğal bir trans halinde olmaları nedeniyle onların hipnoz için çok iyi nesneler olduğunu söyleyenler de var.
Duygusal bir adam olan Sergey Rahmaninov, biraz içe dönük biriydi ve bir zamanlar besteci arkadaşı Igor Stravinsky tarafından “bir buçuk metrelik kaşlarını çatan” biri olarak adlandırılmıştı. 1 No’lu Senfonisi’nin başarısızlığı, Rahmaninov’un besteci olarak üç yıl boyunca bir tıkanıklık yaşamasına ve beste yapamamasına neden oldu. Besteci 1900’de Dr. Nikolai Dahl ile hipnoz terapisine girdi ve bu terapi ile sorununu çözdüğüne inandı. Belki daha sonra İtalya’ya yaptığı bir gezi de muhtemelen onun iyileşmesine yardımcı oldu. İyileşmenin ilk işareti Francesca da Rimini operasının 1905 yılındaki başlangıcıydı, ancak asıl atılım 2 No’lu Piyano Konçertosu ile oldu[37].
Freudculuğun yükselişinden yaklaşık on beş yıl öncesine kadar hipnoterapi bir tedavi olarak gözden düşmüştü. Ayrıca o dönemde hipnoz Rusya’da resmi olarak yasaklanmıştı. Sigmund Freud’un terapiyle ilgili güçlü şüpheleri vardı. Ancak 19. yüzyılın sonunda terapi oldukça başarılı oldu: Dahl aslında Rahmaninov’u iyileştirdi ama Freud Mahler’i iyileştiremedi[38].
Elveda Rusya
1917’de Rusya’da yaşanan trajik olaylar, besteciyi Aralık 1917’de memleketini terk etmeye ve İskandinav ülkelerinde ikamet etmeye zorladı. 15 Aralık 1917’de bir gazete, Rahmaninov’un “iki aydan fazla sürecek Norveç ve İsveç konser turu için yakında ayrılacağını” duyurdu. Rahmaninov kendisi ve ailesi için seyahat vizelerini aldı ve 23 Aralık’ta bir daha geri dönmemek üzere Rusya’dan ayrıldı[39]. “Beste yapma arzumu geride bıraktım: Ülkemi kaybederken kendimi de kaybettim. Kendimi yabancılaşmış bir dünyada dolaşan bir hayalet gibi hissediyorum” diyordu.
44 yaşındaki Rachmaninov, karısı ve iki kızıyla birlikte Aralık 1917’de tren ve kızakla St. Petersburg’dan ayrılmış ve Noel arifesinde Stockholm’e ulaşmıştı. Anavatanı artık “Beyaz Rus” seçkinlerinden doğanlar için güvenli bir yer değildi. Uzun yazları müzik yazarak geçirdiği, çok sevdiği Ivanovka malikanesini kaybetmişti. Profesyonel yaşamının ritmi paramparça olmuştu[40].
Aslında bestecinin bu noktaya gelmesinin bir geçmişi vardı ve o yıllarda birçok kişi Rusya’daki darbeyi geçici bir olay olarak değerlendirse de Rahmaninov, bunun eski Rusya’nın sonu olduğuna ve bir sanatçı olarak anavatanını terk etmekten başka seçeneği olmadığına inanıyordu. Ona göre tüm sistem çöktükten sonra sanatın artık var olamayacağını, Rusya’da uzun yıllar boyunca her türlü sanatsal faaliyetin duracağını söylüyordu[41].
1916 yılı yazında babası Ivanovka’da kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Études-Tableaux için çoğu minör tonlarda ve içinde Dies Irae (Ölüler için Ayinde söylenen bir Latince ilahi) bulunan parçalar yazdı.
Mart 1917’de Rusya’yı terk etmeye karar veren Rahmaninov Nisan 1917’de, bahar ekimi için Ivanovka’ya giderken karısını ve kızlarını Moskova’da bıraktı. Tarım işçileri büyük bir heyecan içerisindeydi. Lenin yakın zamanda yurt dışından gelmişti ve toprağın sahiplerinden köylülere yeniden dağıtılması yönündeki talepleri vardı.
1 Haziran 1917’de kuzeni Siloti’den tavsiye isteyen umutsuz bir mektup yazdı: “Hayatımda kazandığım her şeyi Ivanovka’daki mülkümde oldukça iyi harcadım: şu anda oraya yaklaşık 120.000 ruble yatırılıyor. Bunu yazıyorum ve benim için başka bir çöküşün yolda olduğunu düşünüyorum. Üstelik oradaki yaşam koşulları öyle ki, orada üç hafta geçirdikten sonra bir daha dönmeme kararı aldım… Ama başka bir çöküşten korkuyorum: Çevremdeki her şey beni o kadar etkiliyor ki çalışamıyorum ve tamamen kötüye gitmekten korkuyorum. Her durum bana Rusya’yı geçici olarak terk etmemi tavsiye ediyor. Ama nerede ve nasıl? Peki bu mümkün mü? Dışişleri Bakanı Tereshchenko ile boş bir zaman geçirip ona danışabilir misiniz? Sadece Norveç’e, Danimarka’ya, İsveç’e bile olsa, ailem ve benim için pasaport almayı düşünebilir miyim? Onunla konuş ve bana hemen cevap ver”. 2 Haziran 1917’de Rahmaninov acil talebini tekrarladı çünkü kuzeni Siloti yukarıdaki mektuba hemen yanıt vermemişti. Benzer bir panik havasıyla tavsiye istedi[42].
Rahmaninov’un geleceği kasvetli görünüyordu. Yaşlı çalışanlarından bazıları ona ‘zarardan uzak durmasını’ tavsiye etmişti. Köylülerle temaslarındaki izlenimleri hoş değildi ve Rusya’dan daha dostane anılarla ayrılmayı düşünmeye başladı. Temmuz 1917’de Rahmaninov, devrimin gidişatından dolayı bunalımdaydı, mülkünden ve çocuklarının kaderinden korkuyordu ve ‘yoksul kalmaktan’ korkuyordu. Daha sakin zamanları beklemek için yurt dışına gidecekti[43].
Aralık 1917’de ailesi ile birlikte gittiği Stockholm’deki başarılı performansların ardından Rachmaninov ve ailesi, iki ay sonra eve dönmek yerine Kopenhag’a gitti ve orada neredeyse bir yıl kaldı. Ve Kasım 1918’de kendisi ve ailesi, kalıcı bir ikamet yeri buldukları ABD’ye taşındılar. Sonuç olarak Bolşevikler iktidara geldikten sonra Rahmaninov’un mülkü arandı ve ardından yakıldı.
Sonrasında 40 yıl boyunca adı Sovyet yetkilileri tarafından sürekli “burjuva toprak sahibi” olarak etiketlendi. Orada, başlangıçta karısının ailesine ait olan büyük bir mülk, 1920’lerin başında Bolşevik ideolojinin emirleri doğrultusunda yerel köylüler tarafından tamamen yerle bir edildikten sonra titizlikle restore edildi. Binalardan birinde, bestecinin kullandığı bir piyano da dahil olmak üzere, yıkımdan önce güvenli bir yere kaldırılan birçok aile eşyası bulunuyor. Yatak odaları, çalışma odası ve küçük bir kütüphane, sanki aile orada yaşadığından beri rahatsız edilmemiş gibi görünüyor[44].
Rahmaninov Hollywood’da
Popüler kültür bir yandan Rahmaninov’u Amerika’da caz müziği ile etkilerken diğer yandan da onun eserlerini klasik müzik ile ilgisi olmayan insanlara aktarmaya başladı merika’da. Frank Sinatra’nın 1945 yılında çıkardığı “Full Moon and Empty Arms” (Dolunay ve Boş Kollar) şarkısı Rahmaninov’un 2 nolu piyano konçertosundan alınmaydı. 1957’de Sinatra, bir kez daha Rahmaninov’un ikinci piyano konçertosuna dayanarak “I Think of You” (Seni Düşünüyorum) adlı devam parçasını kaydetti. İkinci piyano konçertosu, sinema filmlerine dahil edilmek üzere tüm zamanların favorisi haline geldi. 1945 yapımı “Brief Encounter”(Kısa Karşılaşma) filminin müzikleri, orta sınıftan bir kadın ile tren istasyonunun çayhanesinde tanıştığı bir doktor arasındaki ilişkinin müzikal arka planı olarak 2. Piyano Konçertosu’nu belirgin bir şekilde öne çıkarıyordu.
1961 Fransa – ABD ortak yapımı olan ve başrollerinde Ingrid Bergmann, Yves Montand ve Antony Perkins’in oynadığı, “Brahms’ı Sever misiniz?” romantik filmi, filmde kullanılan Brahms’ın Fa Majör 3. Senfonisinin bir bölümü ile Hollywood’un klasik müziğe olan ilgisinin boşuna olmadığını göstermiştir. 1996 yılında bu kez de Piyanist David Helfgott’un hayatı ve akıl sağlığıyla ilgili deneyimlerini anlatan “Shine” (Parıldamak) adlı filmde Rahmaninov’un 3. Piyano Konçertosu kullanıldı.
Özellikleri
Sergey Rahmaninov ABD’de çalışmaya başladıktan sonra zaman içinde ün kazanarak ücreti performans başına 500 dolardan 3.000 – 4.000 dolara yükseldi ve başkalarına yardım etme fırsatını yakaladı. Cömert biriydi performansı geliştikçe ve şöhreti arttıkça yardımının boyutu da büyüdü[45]. Rahmaninov, çok yoğun programına rağmen performanslar için her zaman zaman bulur ve elde edilen gelirleri çeşitli sosyal ihtiyaçlar için harcardı: genç öğrencileri, acemi bestecileri, kadınlar için kursları, Müzik Vakfı’nı, okulları, hastaneleri vb. desteklemek gibi. Besteci, Birinci Dünya Savaşı sırasında, çoğunlukla yaralıların tedavisi ve mültecilerin ihtiyaçları için orduya destek amacıyla düzenli konserler vermişti[46].
Rusya’daki isyanın sonuçlarını öğrenince, Kızıl Haç ve Amerikan Yardım İdaresi gibi hayır kurumlarıyla işbirliği yapmaya başladı, çeşitli Avrupa ülkelerinde açılan Rus eğitim kurumları da yardım çağrısında bulundu, anavatana erzak içeren paketler gönderdi ve şairlere, yazarlara, felsefecilere, müzisyenlere parasal yardım etti. Özellikle Rus öğrencilere destek olmak amacıyla çok sayıda yardım konseri verdi ve hemşehrilerinden iş adamlarına yardımda bulundu[47].
Örneğin, piyano çalarak muhtemelen komşularını rahatsız ettiği düşüncesi, Sergei Vasilevich’e tüm hayatı boyunca eziyet etti. Bununla bağlantılı olarak diğer misafirleri rahatsız etmemek için otellerdeki köşe odaları her zaman önceden rezerve ederdi[48].
Teknoloji meraklısıydı
Rahmaninov tekneleri, otomobilleri, uçakları severdi. Kısa ömürlü bir proje olsa da otellerden kaçınmak için piyanosuyla birlikte kendi demiryolu vagonu vardı. Devrimden sonra İsviçre’ye yerleşen Rahmaninov, İsviçre’nin Lucerne Gölü kıyısında çarpıcı, modernist bir villa inşa etti. Bir motorlu tekne satın aldı, onu kullanmayı öğrendi ve şakayla karışık kendisine “cesur denizci Vasco da Gama” adını verdi.
Rahmaninov, uçak tasarımcısı Igor Sikorsky’yi destekledi. Sikorsky Aircraft Corporation’ı, mali zorluklar yaşıyordu ve çalışanları neredeyse hiç ücret alamıyordu. Hemşehrisinin zor durumunu duyan Rahmaninov, ona “Uçağınıza inanıyorum” yazan 5.000 dolarlık bir çek verdi. Bu arada Rahmaninov, hava yolculuğunun avantajlarını hızla fark etti. Besteci bir Fransız gazetesi’ne verdiği röportajda şunları söyledi: “Düşünsenize, dün Londra’da çaldım. Bugün öğle saatlerinde uçakla oradan uçtum ve iki saat sonra Paris’teydim[49].
Son Romantik’in Sonu
Yirmi yıldan fazla bir süre derin bir vatan hasreti yaşadıktan sonra, ölümünden kısa bir süre önce Sovyet Konsolosluğuna bir mektup göndererek eve dönmesine izin verilmesini talep etti. Hiçbir yanıt alamayınca Rahmaninov, akrabalarına daha kolay bir gelecek sağlamak için nihayet Amerikan vatandaşlığını aldı. Sergei Vasilevich, Los Angeles’taki evinde ileri kanserden öldü. Hayatının son yirmi beş yılını, son nefesine kadar bütün kalbiyle sevdiği memleketi Rusya’dan uzakta geçirdi. Acısına rağmen her gün sevdikleriyle Rusya’nın cephedeki askeri ilerleyişi hakkında sorular sordu. Hemşire ona Sovyet ordusunun Nazilere karşı saldırıya geçtiğini, şehirleri işgalden kurtardığını söylediğinde rahat bir nefes alır ve acısını bastırarak şöyle derdi: “Pekâlâ, Tanrıya şükür! Rabbim onlara güç versin!”[50]. Son anlarında bilinci kapalıyken bile sanki bir orkestra yönetiyormuş ya da piyano çalıyormuş gibi ellerini ve parmaklarını otomatik olarak hareket ettiriyordu[51].
Sonra piyano sustu.
Necmi Gürsakal
[1] Kaza Roger, Rahmaninov Unblocked.
[2] Maiya Meghan, Rahmaninov and The Tsar Beyond the Story
[3] Kurt Schindler, An Authentic Biography of Rachmaninoff
[4] https://www.ricordi.com/en-US/News/2015/01/Rachmaninow-Der-Fels.aspx
[5] Xuan Zhang, On the Romanticism Style in the Musical Creation of Rachmaninoff, Cross-Cultural Communication Vol. 11, No. 6, 2015, s.109.
[6] Xuan Zhang, On the Romanticism Style in the Musical Creation of Rachmaninoff, Cross-Cultural Communication Vol. 11, No. 6, 2015, s.108.
[7] https://www.ricordi.com/en-US/News/2015/01/Rachmaninow-Der-Fels.aspx
[8] Senderovich Savely, Poetics and Meaning in Chekhov’s “On The Road”, Russian Language jounal East Lansing, Michigan, USA, 1987, s.136.
[9] Senderovich Savely, Poetics and Meaning in Chekhov’s “On The Road”, Russian Language jounal East Lansing, Michigan, USA, 1987, s.135.
[10] ANTON CHEKHOV REDISCOVERED: A Collection of New Studies With a Comprehensive Bibliography Edited by Savely Senderovich, Cornell University Munir Sendich, Michigan State University Published by the Russian Language jounal East Lansing, Michigan, USA, 1987. S. 137.
[11] The Mystery of the Death of Mikhail Lermontov: The Presidental Library Presents the Memories of Eyewitnesses, The Presidential Library27 July 2021.
[12] Miller Zoe, Music In The Making: A Tale Of Two Composers, Houston Public Media, April 13, 2016
[13] Harrison M., Rachmaninoff: Life, Works, Recordings, Continuum, 2005, s. 21.
[14] https://en.tchaikovsky-research.net/pages/Sergei_Rachmaninoff
[15] https://en.tchaikovsky-research.net/pages/With_the_Author_of_%22Iolanta%22
[16] https://en.tchaikovsky-research.net/pages/Sergei_Rachmaninoff
[17] https://www.ricordi.com/en-US/News/2015/01/Rachmaninow-Der-Fels.aspx
[18] https://en.tchaikovsky-research.net/pages/Sergei_Rachmaninoff
[19] Napoliten akoru, süslenmiş bir subdominant ( do ile başlayan gamda dördüncü nota) üçlüden türetilen, sese yön veren bir ses tonu olarak düşünülebilir.
[20] Joshua McKinnis, Analysis of sonata-form concerto movements by Tchaikovsky and Rachmaninoff: Transitions, cadenzas, and recapitulations, Liberty University, 2023, s.80-81.
[21] O akor aralığında olmayan en azından bir notanın bulunması.
[22] Joshua McKinnis, Analysis of sonata-form concerto movements by Tchaikovsky and Rachmaninoff: Transitions, cadenzas, and recapitulations, Liberty University, 2023, s.79.
[23] Joshua McKinnis, Analysis of sonata-form concerto movements by Tchaikovsky and Rachmaninoff: Transitions, cadenzas, and recapitulations, Liberty University, 2023, s.83.
[24] https://steemit.com/music/@cherish/rachmaninoff-big-hands-me-small-hands
[25] Sergei Rachmaninoff: the last Romantic hero, Vialma Classical.
[26] Fokke Eric, On The Phenomenal Hands Of Sergei Rachmaninoff, 1 December, 2023.
[27] https://poets.org/poem/bells
[28] Sergei Rachmaninoff: the last Romantic hero, Vialma Classical
[29] Sergei Rachmaninoff A New Biography, Russian History Museum, YouTube, 10 Nisan, 2023.
[30] Aziz Pantelemion, İsa adına hastaları ücretsiz olarak iyileştiren, üçüncü/dördüncü yüzyılın başlarında yaşamış bir doktordu. MS 305 yılında Roma’da Hıristiyanlara yapılan zulüm sırasında şehit oldu ve resmi olarak Büyük Şehit St. Panteleimon olarak biliniyor. Ortodoks inançlılar hastalık zamanlarında azizin şefaatini isterler.
[31] Sergei Rachmaninoff A New Biography, Russian History Museum, YouTube, 10 Nisan, 2023.
[32] https://www.buckschoral.org/intro-to-rachmaninoffs-allnight-vigil
[33] Timothy Judd, Rachmaninov’s First Symphony: From Despair to Posthumous Triumph, October 15, 2018.
[34] Thompson Damian, The drunk conductor who ruined Rachmaninov’s career, Spectator, 18 October, 2014.
[35] Maiya Meghan, Rahmaninov and The Tsar Beyond the Story.
[36] Rachmaninoff, Notes on the composer and the pieces.
[37] Rachmaninoff, Notes on the composer and the pieces.
[38] Niels Elger, Nikolai Dahl’s Cure- Good Luck Or Good Practising?, 24 October, 2024.
[39] Maiya Meghan, Rahmaninov and The Tsar Beyond the Story.
[40] Maddocks Fiona, I was writing a book about Rachmaninov in exile when my own world changed for ever, The Guardian, 28 may, 2023.
[41] Denis Kahlfin, Sergei Rachmaninov-Gold in the heart, Ortodox Christian.
[42] Maiya Meghan, Rachmaninoff and The Tsar Beyond the Story
[43] Maiya Meghan, Rahmaninov and The Tsar Beyond the Story
[44] Bill Gasperini, A Hometown Reclaims Its Rahmaninov Ties, The Christian Science Monitor, Nov. 26, 1997.
[45] Denis Kahlfin, Sergei Rachmaninov-Gold in the heart, Ortodox Christian.
[46] Denis Kahlfin, Sergei Rachmaninov-Gold in the heart, Ortodox Christian.
[47] Denis Kahlfin, Sergei Rachmaninov-Gold in the heart, Ortodox Christian.
[48] Denis Kahlfin, Sergei Rachmaninov-Gold in the heart, Ortodox Christian.
[49] Tartakovskaya Natalia, Teknoloji Meraklısı, UNESCO, 18.08.2023.
[50] Maddocks Fiona, I was writing a book about Rachmaninov in exile when my own world changed for ever, The Guardian, 28 may, 2023.
[51] Maddocks Fiona, I was writing a book about Rachmaninov in exile when my own world changed for ever, The Guardian, 28 may, 2023.
