Kadın yazarsa… Ilık ilkbahar yağmurları konar kaleminin ucuna. Sayfalar, incecik filizlerle dolup taşar. Bu coşkuyla, yeşil sarmaşıklar evreni sarar. Taptaze çiçekler açmaya başlar sonra. Tozpembenin masumiyetiyle…

Kadın yazarsa, durgun göller ırmaklarla beslenmeye başlar. Kar sularının p’aklığı, temizliği dökülür yapraklara. Toprak kokulu damlalar iner her sabah yeryüzüne. Ve her akşam, berrak bir gökyüzü kaplar geceyi. Titrer yıldızlar…

Kadın yazarsa… İpek kanatlı bir kelebeğin zarafeti çizilir zihinlere. Beliren su altında, enfes, şeffaf bir derinlik okunur… Turkuaz balıklar, nemli taşlar…

Kadın yazarsa, yumuşacık kumlar serilir kıyılara. Güneş’i yelkenine dolduran teknelerin direkleri seçilir uzaklardan. Ufka yaslanan gözler mutluluk saçarken, özgürlüğü tanımlar bütün hücreler. Parmaklar uçsuzluğa uzanır ardından. Ufku çekip alır kalbine. Kâğıda dokuduğu eseri besler gönlünde. Görülmeyeni görme, gidilmeyene gitme, bilinmeyeni sezme, düğümleri çözme zamanı gelmiştir çoktan.

Kadın yazarsa, anlatamamak yoktur artık. Anlayamamak ve anlamsızlık da. Dilediği serilir usul usul kalemine. Giz’ler loş bir odadan sızmaya başlarken, kirpiklerinin gölgesinde kalanları sorgular dimağı. Dilediği ölçüde, dilediğince yazmak vardır göz önünde.

Kadın yazarsa, kapalı pencereler aralanmaya başlar. Şenlenir pencere önlerinde unutulan saksılar. Ziyaret edilmeyen kitaplar özlemle okunurken, kapaklarının sakladığı o eşsiz koku duyumsanır bu içsel yolculukta. Bilinmeyen iklimlerin uyandırdığı merakla, canlanan hatıralar maziyi yoklar. Yıllarca geçmişi beklerken, vazgeçilmez olmanın iç huzuru budur belki de. Çöl rüzgârlarını suya bulamak, imkânsızlıkları ortadan kaldırmak gibi.

Kadın yazarsa kalemini, işlemeli bir gün karşılar. Nazikçe iner kapının kolu. Huzur veren bir tebessüm yüzünü gösterir sonra. Güvenli bir liman, sükûnet sunan bir ova. Bacasında yaşanmışlık tüten bir konak. Neşeyle sunulan tepside saatler, günler, seneler…

Kadın yazarsa, çözümsüzlük son bulur, aranan cevaplar bulunur. Her mevsim yaz sıcağında, kış ayazında. Melodileri okuyan enstrümanlar gibi dokunur sesler, sözcükler satırlara. Kır çiçeklerinin güzelliği sarar cümleleri, sıkıca. Sahip olmanın paha biçilemez değeri. Güven duygusuyla gelen huzur, vazgeçilmez ferahlık. Gücün yaşanası kararlılığı, direncin ve zekanın dostane yanı, baştan ayağa güzelliğin kendisi. Kadın yazarsa…

İlknur Kaya