Yakınlarındaki Karadeliğin giderek büyümesinin gezegenlerine yönelik tehlike oluşturmaya başladığını fark eden Aynüd’lüler onu gözlem altına almak ve gelişmeleri anında merkez üsse iletmek için Verög5 adlı aracı görevlendirmişlerdi. Tehlikenin kapısında beklerken başka bir araçtan gelen sinyaller uzay gemisindekileri hareketlendirmeye yetmişti.

Verög5

Nuig : Sinyallerinden Ya gezegenine ait olduğunu anladığım SWODNİW aracı korumamız altındaki kütleye doğru yönelmiş durumda. Odaklanmış olduğu hedeften 15, bizden de 10 ışık yılı uzakta.
Kevesh: Niyetlerini anlayabiliyoruz değil mi?
Nuig : Makinalarından uzatılmış olan tarama araçlarından da anladığım göre, pek de iyi şeyler düşünmüyorlar sanırım.
Kevesh: Belki de yollarının üzerinde oluşmuş olan kirliliği temizlemek istiyorlardır.
Nuig : Olabilir aslında. Ama gördüğüm kadarıyla rotaları üzerinde o aleti kullanmalarını gerektirecek yoğunluk yok. Daha hafif bir tarama aracı yeterli.
Kevesh: Beyin kontağı kurabilir miyiz?
Nuig : Henüz o yakınlıkta değiller. Onlara doğru harekete geçerek niyetlerini daha net bir şekilde anlamamız önemli, ancak yerimizden ayrılamayız, yaklaşmalarını beklememiz gerekiyor.
Kevesh: Evet evet. Bence de. Buz kütlesi yaşam için çok önemli, ele geçirmelerine izin veremeyiz. Bizi de diğerleri gibi kendilerine bağımlı hale getirme niyetleri var gibi. Sahip olma ve kar etme dürtüsü onları bir arada paylaşarak yaşama düşüncesinden uzaklaştırıyor. Ne de olsa SWODNİW sistemini tercih etmişler. Gerçi doğal yaşama gerekli olan o kütleyi elde edebilmeleri için bizimle uğraşabilecek yeterli güce sahip değiller şimdilik.
Nuig : Yorumlarına katılmakla beraber amaçlarının o olduğundan emin olmalıyız. Geleceği okuyanların mesajlarını okuyabildin mi?
Kevesh: Tam olarak değil, ama geleceği okuyanlar da net olarak emin olamadıklarını belirtiyorlar.
Nuig : Öngörüler bizim tehlikelere karşı uyarılmamız açısından önemli. Biz de gelmekte olan uzay gemisine doğru hızla yol alalım o halde. Daha sonra yarım kalan işimizi tamamlamak üzere buraya döneriz.
Kevesh: Tamam. Hızlanalım. Turbo hızı için sinyal gönderdim. Kesin komutumuz bekleniyor şu anda. Solucan deliğini kullanmaya gerek yok sanırım.
Nuig : Kullanmayalım. İçinin temiz olup olmadığını bilemediğimiz için riske atmayalım kendimizi. Aracımız solucan deliğinde gizlenmiş olan maddelerle baş edebilir ama enerjimizi idareli kullanmaktan yanayım.
Kevesh: Evet. Doğru söylüyorsun. Henüz arkadaşlarımız solucanın ve oluşmasına neden olan kara deliklerin içini dışarıdan görebilecek yöntemleri geliştiremediler. Işığın hızını bile kesebilecek gücü alt edemedik ama sanırım o da yakında gerçekleşir.
Nuig : Dur bir dakika. Kara delikte bir hareketlenme var sanki. En iyisi bekleyelim gelsinler.
Kevesh: Tamam. Haklısın. Yerimizden ayrılmayalım.

SWODNİW 1

Krets : Neler oluyor, Atram?
Atram:Yönetimin kararı nedeniyle kara deliğe girdik ya halt ettik. İlerleyemiyoruz. Açılıp büzülmeler, kırılmalar karşısında aracımız zorlanıyor.
Krets : Bakayım. Haklısın geri çıkalım hemen.
Atram : Ben de öyle düşündüm ama geriye sürükleme motorları yanıt vermiyor. Kara deliğin diğer ucunda bekleyen bir gemi var. Aynüd’lüler olmalı. Bize yardıma gelirler mi dersin?
Krets : Verög5 mi? Gelir mutlaka. Daha önce gerçekleştirdiğim beyin kontağı sayesinde Nuig ve Kevesh’in görevde olduğunu biliyorum. Kevesh ile daha önceden tanışıyorum. Beni gezegenlerine davet etmişti.
Atram : Evet söz etmiştin bundan. Sen XUNİL’izmi daha çok benimsiyorsun sanırım. Yanlış bilmiyorsam sistemimiz olan SWODNİW’izme karşı çalışmaların da var.
Krets : Doğru söylüyorsun. Baksana bu özel durumda bile bize düşüncelerimizi sorma gereği duymuyorlar. Bize yeterince güvenmeyen bir sistem. Şimdi yapmış oldukları gibi aldıkları yanlış kararlarla yaşamı da yok oluşa doğru sürüklüyorlar.
Atram: Diğer tarafta durumun farklı olduğunu iddia ediyorsun sürekli.
Krets : İzlediğim yayınlarından ve zaman zaman Kevesh ile kurduğumuz kontaktan yapılması gerekenler üzerine kararların tüm belli bir yaş sınırına gelmiş Aynüd’lülerin ekranlarda bir araya gelişi ile ve tartışılarak alındığını biliyorum. Aynüd bu sayede hem huzur dolu hem de her canlının ulaşmak istediği yaşanası bir yer. Akarsularında balıkların serbestçe yüzdüğü, ağaçların neredeyse diğer yıldızlara göz diktiği bir yer küreyi kim istemez?
Atram: Biz bunu gezegenimizde gerçekleştiremiyoruz!
Krets : Öyle ne yazık ki.
Atram: Bir partide bana onların bir enstitüsünden söz etmiştin. Toplama….neydi?
Krets : “Hayalleri Toplama ve Değerlendirme Enstitüsü” nden söze diyorsun sanırım. Evet. Başka bir araçları sürekli uzaydan topladığı geçmişe ait bilgileri yenileriyle harmanlıyor ve halkın hizmetine sunuyor. Yüzyıllar önce ana yurtlarından kalkıp Aynüd’e gelen ve yaşamı şekillendiren Xram ve arkadaşları hayallerinin büyük bir bölümünün gerçekleşmiş olmasından mutluluk duyacaklardı yaşıyor olsalardı. Henüz ölümü yenemediler ama ona da az kaldı sanırım. Ama onu da tercihli yapacaklarına eminim. İsteyen veda edebilecek.
Atram: Xram kim? Daha önce hiç söz etmemiştin bana.
Krets : O sistemin kurucularından işte. Paylaşmayı ve dayanışmayı kurumlaştıran bir anlayış. “Benim” demek “Senin” demeye geliyor dillerinde. Bu da diğer yaşamların karşılaştıkları bencillikleri ve bu nedenle yaşanan iktidar kavgalarını, savaşları onlardan uzak tutuyor. Bunun yanı sıra doğayı korumak da ilk amaçlarıydı. Ardından gelenler onların düşüncelerini geliştirdiler elbette. O dönemin görüşleri şimdi yaşananlara çözüm olabilir mi? Çünkü gelişmek ve yenilenmek hayatı her zaman canlı ve neşeli tutar.
Atram: Haklısın. Doğaya verdikleri öneme ben de tanık oldum. Doğa aynı zamanda duyguların sürekliliğini sağlamak demektir. Sadece teknolojik olmak bizi robotlaştırıyor. Sevgiyi, aşkı, korkuyu yaşamak önemli. Bu da canlının her türünün varlığıyla olanaklı.
Krets : Sevgi onlar için en önemli değer. Aynüd ’de herkes sorumluğunu yerine getirirken kendine olan saygısını da yukarıda tutmayı becerebiliyor. İlişkilerde bile gönüllülük var.
Atram: Gönüllülük mü? Anlamadım. Ne demek istiyorsun?
Krets: Anlatayım. Süremiz de azalıyor ama neyse. Bu sayede her alanda olduğu gibi insan ilişkisinde de diğer dünyalarda hala varlığını sürdüren egemen dil yerini paylaşımcı dile bırakır. Bizdeki aile kavramını düşün. Hep erkekler egemen değil mi? Orada ise doğacak çocuğun taşıyıcısı olmak bile tercihe bağlı.
Atram: Kafam karıştı iyice. Haydi sahip olmak falan yok onu anladım da bu ne şimdi?
Krets : Bilimsel gelişmede o kadar ilerlediler ki herkes istediği cinsiyeti seçebiliyor. İstediği zaman değiştirebiliyor. İlla evlilik olmak zorunda değil. Eh durum bu olunca kimse diğerinin üstünde hakimiyet kurmuyor.
Atram: Aaaa. Bir dakika ya. Böyle olunca iktidar da olmaz.
Krets : Harikasın. O nedenle orada devlet yok “İş Birliği Birimleri” var.
Atram; Çocukları nasıl büyütüyorlar o zaman?
Krets : Sonra devam edelim mi? Geriye doğru gidemiyoruz. Aynüd Verög 5 aracından sinyaller gelmeye başladı.

Verög5
Kevesh: Eyvah araç solucanın içine daldı. Daha kestirmeden gitmek istiyorlar sanırım.
Nuig : Onları uyarmamız gerekiyor. Sinyali kendi dilleri ile gönderelim mi?
Kevesh: Orada kaybolur sinyaller. Işık bile bükülüyor unuttun mu?
Nuig : Doğru. Biraz bekleyelim bakalım. Normalde bir ışık yılı içinde oradan çıkmaları gerekiyor. Aksi durumda yardımlarına gitmeliyiz.
Kevesh: Evet evet. Bu arada herkes işinin başına döner, hep beraber ne yapacağımız konusunda karar alırız. Yardıma giderken çok dikkatli olmalıyız. Biz de yutulabiliriz.
Nuig : Kara delik bizi de içine alacak şekilde hareketlendi. Bulunduğumuz konumdan daha geriye gitmemiz iyi olacak.
Kevesh: Geriye doğru salınmamız iyi oldu bak, solucanın içinden çıkamadıklarına yönelik sinyalleri daha net almaya başladım. Tehlikedeler. Geriye gitmelerine yarayan motorları tam kapasiteyle çalışmıyormuş. Bu nedenle solucan sayesinde kara deliğin derinliklerine çekilme riskiyle karşı karşıya olduklarını söyledim onlara.

Nuig : Arkadaşlarımız da geldiler hemen. Kara deliğin bizi yutması tehlikesi karşısında düşük düzeyde çalan alarm iyi oldu.

Verög5 ekibi hızlı bir toplantı sonunda yardım için müdahaleye kararı aldı. Kara deliğin
etrafını dolanıp diğer aracın arkasına geçecek ve bir çekim dalgaları göndereceklerdi. Dört
ışık yılı sürecekti yolculukları ama deliğin içinde kıstırılmış olanlar o kadar dayanabilecekleri mesajını iletmişlerdi.

SWODNİW 1
Düştükleri tehlikeli durum nedeniyle gemiyi yönetenler çalışanlar tarafından suçlanıyordu şimdi. Her şey iyi gittiğinde SWODNİW sistemini savunanların aklına ortak karar alma fikri gelmezdi. Daha üstün olma, daha çok kar etme, sahip olma güdüsü ile yetiştiklerinden birbirlerine olan güvenleri çok alt düzeydeydi. Bu nedenle de otoriter yönetimlere ihtiyaç duyuyorlardı. Gemide de aynı yönetim tarzı vardı.

Atram: Kara delikten geçme kararının yönetim kademesinde alınmasının sonucu bu değil mi? Oysa gemimizde kara delikler konusunda uzman kişiler var ama benmerkezci tutum, fikir alışverişinden önce gelmekte bizde. Of!
Krets : Sesimizi çıkartamıyoruz ya. İşsiz kalıp açlığa mahkum edilmekten, hapiste çürümekten imha edilmeye kadar giden yöntemlerden çekiniyoruz. Her karara boyun eğip mutlu olduğumuz görüntüsünden çıktığımızda daha gerçekçi bir yaşamı kucaklarız.
Atram: Onu bırak üstelik yönetim kademesinde yardım istenen gemiye yönelik itiraz da var. Onların, yani XUNİL’ cilerin sistemi kendileri için kabul edilemezmiş.
Krets : Servet düşkünü olan SWODNİW’ ciler için paylaşımcılık, eşit ve adil olmak asla onaylanabilir bir şey olmadı hiçbir zaman. Şimdi onlar da korkuyor. Ya bizimle iş birliği yapacaklar ya da hep birlikte yok olacağız.

Kurtarıcı gemiyle irtibatın kesilmesi için sesler yükseldiyse de çalışanların da baskısı ile bu kez geri adım atmak zorunda kalmışlardı. Çalışanlar onlara itaat etmekten vazgeçebilir ve yönetimi ele alabilirlerdi. Kara delik uzmanlarını göreve çağırmaktan başka çareleri kalmamıştı. Uzmanlar görev adlarının tersine aydınlık yüzlüydüler. Aldıkları kararla geminin en azından daha derine gitmemesini sağlayacaklardı. Aynüd’e ait gemi gelene kadar yoğun çaba harcamaları gerekiyordu.

Atram: Aynüd aracının görev süresi bitmiş görünüyor aslında. Yardıma gelebileceklerini pek sanmıyorum. Yaşam Enerjileri tükeniyor olabilir mi?
Krets : Sanmam. Her şeye çok değer veriyorlar. Sürekli su ve yiyecek üretebilen vücut yapıları onlara hem çok zaman kazandırıyor hem de gereksiz harcamaların ve tüketimin önünü alıyor. Bu nedenle yaşam enerjileri adına bir sıkıntıları olmaz. Her toprağa basışlarında Yaşam Çemberi dedikleri yenilenen enerjileri var. Göz göre göre yok olmamıza izin vermezler. Dayanışmacı ruhlarını yitirmemişler henüz. Zıt sistemlere sahip olsak bile daha önce kurduğum bağlantılardan hiç de bize anlatıldığı gibi olmadıklarını biliyorum. Neredeyse ışınlanmayı çözmek üzere olsalar bile duyguları asla geri planda bırakmıyorlar.
Atram: Neden biz onlarla bilgi ve teknoloji paylaşımında bulun muyoruz?
Krets : Neyse ki ses kayıt sistemini kapattım o nedenle rahat konuşabiliyoruz seninle. Bizimkilerin asıl hedeflerinden biri de Aynüd’ deki düzeni yıkıp kendilerine bağlamak. Oradaki yer altı kaynaklarını ele geçirip ulaşabildikleri evrenin tek hakimi olmak gibi niyetleri var. Bunun yolculuğumuzun bize açıklanmayan asıl amacı olduğunu düşünüyorum. Biliyorsun ulaşılabilir evrendeki birçok gezegen bizimle iş birliği içinde ve rahatlıkla onları alt edebilecek güce erişebiliriz.
Atram: Anlattıklarından çok özenilecek bir yaşama sahip olduklarını hissediyorum. Biz de burada benzeri bir sitemi kuramaz mıyız? Ya da oraya mı kaçsak?
Krets : Bu konuda çalışmalar yok değil ama yönetimin her yerde gözü kulağı var. Değişim isteyenler bir türlü istenilen başarıyı elde edemiyorlar. Şu anda hayatımızı tehlikeye sokacak konuşmalar yapıyoruz.
Atram: Tamam sustum. Evde beni bekleyen eşim ve çocuklarım var.

İki uzmanın konuşması arkadan gelen bir çekim gücünün etkisiyle araçları geriye doğru
sürüklenince son buldu. Düşman gezegene ait olduğu belletilmiş olan gemi kara deliği dolaşarak arkalarına geçmiş turbo çekim gücüyle kara deliğin çekim gücünü yenmeye çalışıyordu.

Her iki gemide bulunan uzmanlar da son hamleleriyle SWODNİW 1 aracını solucandan dışarı doğru sürüklemenin sevincini yaşamaya başlamışlardı. Bu Krets ve Atram’ın son görevi olacaktı ne yazık ki.

Nuig : İletişim kurduklarımızın düşüncelerini okuyabiliyor musun?
Kevesh: Onlardan herhangi bir sinyal alamıyorum artık. Başkaları devrede.
Nuig : Yoksa…
Kevesh: Sanırım öyle. Umarım Hayalleri Toplama aracımız onlarınkini yakalayıp değerlendirmek için enstitüye gönderir.
Bakıştılar. Başarılı kurtarma operasyonunun ardından gerçekleşen alkış tufanı onları kendilerine getirmeye yetmişti.

HAMİT ERGÜVEN
22/01/2021