Ay yorgun düştüğünde seslere sağır oldu kulaklar
Akşamın ağları ağaç kucağında
Ölüm geldi göz kapaklarını kapadı
Gür sesiyle oda yankılandı
Sessizce oturun toprak ta üzüntülere gömüldü
Öfkeli yüreği yatıştıran Hermes
Dikildi başında tarttı günahlarını
Gözleri takipte, kısık kısık sözlerle
Bembeyaz, sessiz ve kıpırtısız dinliyordu kulakları
Zaman kısaldı, saatler ve de gün
Yere serdi bütün ışığını
En kalabalıkta sessizdi gece
Ateşlenir mi? Vücutlar büyük sözle
Aralanan gözler soğur mu?
Bütün konuşulanları dinledi
Gri soğuk dudakları hiç açılmadan
Ucu bucağı olmayan karanlıkta
Boynuz kapısına doğru iteledi
Kalbi gizli kutuyu
Yerin üstündekiler yas tarlalarını suluyordu
Budur hüzün denen mevzu
Gök kapılarında gece yola çıkışı haber veriyor
Kuş seranatları eşliğinde
Saklı yerlere götüren
Saklı bir ölüm gelmişse kapına
Çaresizsin
burcu türker
