Erkenden evden attım kendimi pazar pazar.
Ev beni anlamıyor.
Dün geceden beri huzursuz.
Haksızca yargılıyor.
Şikayet ediyor.
Sıkıyor, üzüyor… Bir esinti bile yok .
Kalktım, bu yazki keşfim, daima püfür püfür esen sır sahilime geldim. Kimse bilmesin de bana kalsın! Ilgının altına oturdum.
Karşımda Kos Adası
Arada ışıl ışıl, masmavi deniz…
Niye böyle niye şöyle diye düşünürken daha önce buralarda hiç görmediğim ıslak bir köpek geldi, sandalyemin dibine oturdu. Selamlaştık. Güzel duygularımızı ilettik birbirimize. Bir yandan da kim bu, kim göndermiş olabilir, babam mı evren mi kim, ne demek istiyor bana?
Üzülme keyfine bak, dünya güzel, deniz güzel, sağlığın iyi şükür… Kötüler var evet, durduğum yerde gelip beni bulan, suçlamalar, ben kimseyi rahatsız etmemek için nerdeyse ayaklarımın ucunda yaşarken üstelik… Geç onları, bak yanında olanlar da var mı diyor?
Köpek arkadaşımla birbirimize bakıp, çağıl çağıl ağlıyorum. Durduramıyorum. Durdurmuyorum. Boğazımda söyleyemediklerimden oluşmuş koca bir yumru. Nasıl yumuşayacak?
Arkadaşım köpek denizden çıkmış, kendini yaladı bir süre, tıpkı benim yazarak yaralarımı yalamam gibi. Sırtını kayaya, gövdesini toprağa, patilerini ve başını bana doğru, güven bana der gibi uzatarak gözlerini kapattı. Ama uyumuyor biliyorum. Biri bana bir şey dese eminim koruyacak. Kollayacak. Ne tatlı suskun bir dost işte!
Benim için gerektiğinde endişe eden, güven duyduğum bir nefes…
Ne yapsam da bu sabahki küskünlüğümü ağıtımı bitirsem artık. Sıkıldım ağlamaktan. Yar bana bir bahane!
Yazdıkça, ağladıkça boğazımdaki yumru da yumuşar gibi oldu.
Deniz beni çağırıyor.
Gel ben seni sarar kucaklarım. Korkma, üzülme… Diplerim ne güzel bak. Balıklar rengarenk, bir sürü yavru… Yosunlar arasında salınıyorlar ahenkle.
Sol yanım turkuaz, sağ yanım koyu mavi.
Git gidebildiğin kadar!
Giderim tabi!
Eve dönünce de bi kadeh aperolspritz hazırla kendine ve kutla!
Bu sağanağı da atlattın bak!
O köpeği o günden sonra bir daha da orada hiç görmedim…
Seda Ötker


Can köpeklerin Nefesleri hep yanımızda olsun