Hemen herkes ikinci bir yaşam fırsatı istediği için olmalı, Jorge Luis Borges’in yazdığı söylenen “Anlar” şiiri çok okunanlar arasında başlarda yer alır.
“Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde, daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım” ile başlayan;
Ve, “Eğer yeniden başlayabilseydim,
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
Ama işte 85’indeyim ve biliyorum…
Ölüyorum…’’
İle biten “Anlar”, bir tür “kafana göre takıl” veya “keşke böyle yapsaydım” abidesidir. Artık kim yazdıysa bu şiir için “anlar” vardır ve herkes anı yaşamalıdır. Şiir hemen hemen herkes tarafından çok beğenilir. İnsanlar hem ikinci bir şansa sahip olmayı, hem de anı yaşamayı öneren bu şiirden çok hoşlanmışlardır. Daha çok hata yapmaya, yan gelip yatmaya, dondurma yiyip yalınayak dolaşmaya, daha çok seyahat etmeye bayılmışlardır.
Borges’in yazdığı söylenen bu şiir aslında ABD’li mizah yazarı Don Herold tarafından, “Daha Fazla Papatya Toplardım” adıyla 1953 yılı Ekim sayısında Reader’s Digest dergisinden yayımlanmış. Şiirin Borges’e (1899-1986) ait olduğu rivayetini ise, 1989 yılında Meksika’daki bir edebiyat dergisi öne sürmüş. Ama şiirde labirent, ayna, kılıçla düello, kütüphane, sonsuzluk, doğrusal olmayan zaman kavramları olmadığı için galiba birileri çok okunan ile çok ünlü bir yazanı bir araya getirerek, bu şiir Borges’in deyip çıkmış işin içinden. “Ölüm bir gelenektir ve bu birçok kişi tarafından iyi bilinir” diyen Borges, hayatının 51 yaşından sonrasını görme özürlü yaşamış biridir ve ikinci bir şansı istemeyecek kadar da karamsardır aslında. Kenneth Jernigan, “Görme kaybı bir ölümdür” diyerek onu anlatır. Jorge Borges ikinci şansa sahip olmadan görme yeteneğinin tümünü kaybederek bir tür ölmüştür aslında. O, tangonun doğduğu Buenos Aires’de kenar bir mahallede doğmuş ve Peron döneminde kütüphanedeki görevinden alınarak belediye pazarlarına Kümes Hayvanları ve Tavşan Müfettişi olarak atanma acımasızlığına uğramış biridir.
“Anlar” şiirinde “büyülü gerçeklik” yoktur ve bu şiirde Borges ile ilgili olabilecek tek şey belki de hayatın anlamını sorgulamaktır. Şiirde yaşam fırsatını kaçırmış birinin şaşkınlığına ilişkin bir mizah var dersek ve bu şiire, “Daha Fazla Papatya Toplardım” başlığının daha uygun olduğunu söylersek yanlış mı yapmış oluruz bilemiyoruz. Bize göre Borges bu şiiri yazmış olsaydı, ikinci hayatı da bir tekrar döngüsü içinde düşünür ve bu da karamsar bir şiir olurdu.
Baskın bir karakter olan ve onun için hiçbir kızı onaylamayarak oğluna sürekli kahramanlık türküleri söyleyen bir anneye sahip olan Borges, sonunda Elsa adında annesinin onayladığı bir kız ile evlenmiş ancak kızı sevmediği için de ondan ayrılmıştır. Gençliğinde babası onun kadınlar konusundaki eksikliğinin farkına varıp, kendisine bir genelev adresi verip orada onu bekleyen bir kadın olacağını söyler. Borges oraya gittiğinde, kadını aslında babası ile paylaşacağını anlar ve bu yüzden ilk denemesi başarısızlık ile sonuçlanır. Annesi öldükten sonra kendinden 45 yaş küçük olan Maria Kodama ile hayatı boyunca genetik bir görme hastalığı ile mücadele eden ve karısını görmeden evlenen Borges’in mezarında, “Hiçbir şeyden korkmasınlar” yazar. Borges tüm varlığını da Maria Kodama’ya bırakmıştır.
Şiirin yazarı konusundaki başka bir rivayet de şiirin yaşayıp yaşamadığı bile belirli olmayan Nadine Stairs tarafından yazılmış olması. Bunu da Sandar Martz adında biri, “Kadınlar ve Yaşlanma” adlı bir şiir antolojisinde uydurmuştur. Şiir yaşlananlara ikinci bir hayat fırsatı sunduğu için bu antolojiye çok da uygun.
Bu şiiri Borges yazmadığına ve Nadine Stairs diye biri de olmadığına göre bu şiirin aslı “Daha Fazla Papatya Toplardım”a dayanıyor. Ama biz insanlar sosyal medyanın da yardımı ile bu kadar ünlü bir şiire adı bile duyulmamış bir mizah yazarını yakıştıramadığımız için işin içine Borges’i katmakta hiçbir sakınca görmüyor ve kafamıza göre anı yaşıyoruz.
Necmi Gürsakal

Dünyanın en çok okunan şiiri “Daha Fazla Papatya Toplardım” ve sonrasında yazar dünyasının gizemli şiiri “”Anlar”.
Keyifle okunuyor.