Duyulmaz haykırışlarındır
yerleşen sessiz dağın derinliklerine
zamanını bekleyen bir volkan gibidir
içindeki öfke.

Kimse aldırmaz ardından gelen
harflerin büyüklüğüne,
kuruyan dalların çatırdayan ko(r)kusu
düşen yaprağın sarsıntısıdır
rüyalarında dolaşan

Hayallerini süsler
acıyı dindirecek olan
gelmez
boğazında düğüm olmuştur
çekip fırlatılması gereken

Bilemez neden sustuğunu.
Kelebeğin sessiz çığlığı mı
öykündüğü,
bir yok oluşun habercisi,
kabullenişin bitmeyen sancısı mı
yoksa

Hamit Ergüven
Aralık 2024

“Birini anlamak için söylediklerinden çok sustuklarını dinleyin. Çünkü insan, söylediklerinden çok sustuklarında gizlidir.”