Ben yerimi yadırgamam ki
sende ne kadar kaldıysam şiir
bende ne kadar kaldıysan aşk
kitaplarda ne kadar kaldıysak dipnot
sokaklarda ne kadar kaldıysak devrim….
Derdi başından aşkın cevaplarla
henüz çok bilmemiş sorularımızı
alıntılarla kitapları yanlış iliklemeden
havadan sudan konuşacaktık oysa…
Yeni kendime taşınmak için
evden kaçar kaçmaz neler söyledim
sanki kendime söyledim sen duy diye…
Ben ellerimi yadırgamam ki
duvarlarda ne kadar kaldıysam
imzasız, imlâsız ve imâsız yazı…
El basarak kalbime söylüyorum
dışınızda yer kalmadıysa,
içinize doğru ilerleyin
en eski arkadaşınız olan kendinize….
Ben gözlerimi yadırgamam ki
ben çok şey öğrendim uzaklara bakmaktan
iki sözüm seni, mecazlarım beni inandırsın
bakışlarımı senden kaçırsam korsan miting
kaçırmasam çatkapı suçüstü…
Ben göçmez kuşları yadırgamam ki
okuya-yaza, yata-çıka, uça-kona
kalbimin kapısını açık unuttuğum yaşa geldim
havadan-sudan, yanlış rüyalarda sabahlamaktan
tabirden yorulmuş rüyalardan konuşmanın
nesi kötü anlamış değilim…
Ben göğe taş atıp altında duran
aç-aşık asi ve aksi çocukları yadırgamam ki
sorular birikmişken inat olsun diye
sesimiz boyumuzu bir kere daha aşsın diye
iki, üç daha fazla kalben ve lisanen söylerim
aşsın ki hep haklı olduğumuz yerden yenilmenin
acısı ve hatırası unutulmasın…
Önce havaya düşer şiir, aşk su’ya
madem sokağa düşüp arkadaş olduk
yaşını büyütüp menzile attığımız taşlarla
madem heves nefes okuyarak hemhâl olduk
başımızı güzel belalara sokak kitaplarla
düşeriz toprağa da gerekirse…
Biz yerini yadırgamayanlardanız
nereye düşsek; aşk, şiir ve devrim…
Sezai Sarıoğlu
7 Şubat 2025
NARistanbul


Sezai Sarıoğlu, aşk, devrim ve şiiri bu kez “göçmez kuş”un kanadına bağlamış. Sağolasın şair.