Her şey susmakla başladı.

Yok olan derelerin çığlıklarıydı
duymak istemediğimiz
kesilen ağaçların
zehirlenen toprağın
yakarışları.

Alevlerin sessizliğine karışan
tükenişlerin getirdiği
yaşamın hüznüydü
yine.

Suçlarımızı örtmüyor göz yaşları
hayallerimizi süslemeye yetmiyor
kaybolan zamanın peşinde koşmak
ya da affettirmeye kendimizi

Doğanın yüreğinden koptukça
kara deliklerini büyütüyorduk
uzay boşluğunun.

Unutmanın utancıyla
boğuluyorduk sonradan
yükselen dumanlara bakarak.

Oysa sevgiydi
bizi büyütecek olan,
dokunmak
sevgilinin saçlarına
incitmeden,
anlamak bir de
bakışlarındaki sıcaklığını
ürkek karacanın.


HAMİT ERGÜVEN