(ŞURA)
Söyle Şura
Kaç kulaç atarsa gözlerim
Ulaşır buğulu denizine
Kaçıncı güzü siler takvimler
Geçmişten ve gelecekten
Bir izmaritin külüne dönecekse
An
Ne anlamı kalır
İçimizde sıkışan susmaların
Ağırlığınca söner mi aşk
Kazınmışsa suyun kalbine
Kal biraz daha Şura
Ya durursa zaman
Bizim için
Aklımın yamalı yerlerinde
Bu şehir ve sen
İyi bilir
Bayat bir ekmeği
Taşa değen derinliği
Yokluğa çarpan her gülüş
Yanağı yakan bir yenilgi
Azalmış acının
Mizah çiçekleri açar
Teneke saksılarında
Ve sen Şura
Yarama değip gitmelerin
Kutsallığını öldürür
Gölgesine sığındığım
Gövdenin
Kal biraz daha Şura
Ketum bir dağın
Yıkılırsa yargıları
Koca bir ateş yanar
Isınır elleri dünya çocuklarının
İçinde hazineler biriktirir
Bize benzer bu şehir
İyi bilir
Yüze değen buğuyu
Damlayan uğultusunu
Sevgi Horozoğlu

güzel bir manzara