20.04.2024
AKLIMI KAYBETTİM BULANLARIN BANA MÜRACAAT ETMESİ RİCA OLUNUR.
Zor şartlar altında büyütüp yetiştirdiğim, günden güne geliştirdiğim felsefe, psikoloji, varoluşçuluk derken ilmek ilmek bilgi işlediğim, genç, kıvrım kıvrım beynimin içindeki aklımı kaybettim. Bulanların biriktirdiklerimi sömürmeden, oradan buradan bulamadığı bilgileri benimkinden şırıngayla çekmeden iade etmesini rica ederim.
Sizlerin sahip olup olmadığını bilmediğim Freud, Lacan, Jung biraz da Şabanla dolu aklımı yitirmeden içindeki sıvısını bitirmeden bana teslim etmeniz en büyük temennimdir.
Arkadaş ortamlarında, oval masanın başına geçip olanı biteni anlatıp fikirlerimi sunarken sergilediğim yüksek performansı düşürmeden ekonomi, siyaset azıcık da devlet işlerine el atmış canım beynimi yormadan bana teslim edin.
Bulunduğu takdirde, teslim edilmeden önce hiç anlamadığım aşk meşk işlerini anlatan “Aşna fişne nasıl olur?” kitabının okunup mümkünse resimlendirilmiş haliyle içine yerleştirilmesini beklemekteyim.
“Çocuk nasıl yapılır, yapılırken nelere dikkat edilir, zekâ geni hangi aşamada eklenir,” gibi konularla ilgili yaptığım derin çalışmaların çalınmaması, çalınıp tez yazılıp üstüne alim olunmaması konusunda özel ricamı iletip, uyulmadığı takdirde aklımın bir köşesinde saklı duran kutu açıldığı anda ağzımın içinden doluca çıkan küfür rüzgarlarının üstünüze savrulacağını bildiririm.
Yaptığım, uydursam bile güzelini tutturduğum, hayatta en başarılı olduğumu saydığım mutfak işlerinde birinci sırayı alan yemek, pasta vs. reçetelerini itinayla sakladığım beynimin alt kısmından oynatılmaması konusundaki isteğimi birinci sıraya koyarım. Oynatıldığı takdirde alan kişinin tarifleri uygulayıp onları yiyerek şişmesi ve obeziteden ölmesi konusunda yazdığım beddua konulu kağıtların açığa çıkması en büyük dileklerim arasındadır.
Okuduğum birkaç okuldan en berbatını, yaşadığım sekizinci sınıf dönemimi baz alarak söylüyorum. O dönemde okulun en serseri öğrencisi, isminin önüne çük lakabı gelerek kendi değerini yükseltmiş mi alçaltmış mı bilemediğim Denyo Hasan’la alakalı anılarımı, sakladığım alt beynimden dışarı çıkaranın babasını, abisini eşekler tepsin diyerek Çük Hasan’ın pek de işe yaramayan çükünden çok çekmenizi bir beddua olarak üzerinize salarım.
O puştun bilumum uzuvlarının bana değdiği günden beri gün gün şişen bedenimde baloncuk baloncuk biriken yağların aklımın içinde sakladığım, sakladıkça çoğalan, çoğaldıkça görünmez olan bedenime sirayet ettiği anları orada bırakmanızı arzu ederim. Gün gün biriken dokunulmuşluğumun toplandığı, yağlarımla doldurduğum beynimin ağlama odasının kapısını açtığınız takdirde yığınla üzerinize geleceğini, geldiği anda altında kalıp sizin de size ait olanları yitirebilme riskiniz olduğunu dikkat dikkat dikkat diyerek ünlemli uyarmak isterim. Bir nevi “Yaklaşma yanarsın!” tabelasıyla hayatınızı koruma altına almayı görev bilirim.
Üstüne üstlük benim denyo dediğim, tekmil okulun Çük Hasan dediği puştun yaptıklarını anlattığım rehberlik öğretmenimin olayı babama anlatması suretiyle evde yediğim dayağın acılarını buldukları takdirde buldukları yerden, almaları, alıp o öğretmenin neresine isterlerse orasına yerleştirmeleri özel talebimdir. İnsanlık namına hayatlarına bir başarı eklemek suretiyle takdir toplayacaklarını anlamaları en büyük hediyemdir.
Bununla da yetinmeyip abimin Hasan’ı dövüp hastanelik ettiği o zamanı ömrü billah olmamış gibi silmelerini, hayatının bir kısmını haksız yere çürüttüğü mahpus damında geçen günlerin yok sayılmasını, hayal ettiğim kısımları gerçeğe çevirecek bir Tanrı Eli’ni var edecek iyi insanların olmasını isterim.
İsterim isterim de kaybettiğim aklıma sığdıramadığım annemin zulmünün aynen ona iade edilmesini düşündüğüm anların orada kalması da özel talebimdir.
Bir de kanlı gördüğünüz sahnelerin, elimde bilinmeyen bir cisimle belirdiğim fotoğrafların olduğu anların olmadığını varsayarak hatta belki de onları silerek bana iade etmenizi canı gönülden ister, duacınız olmayı bir borç bilerek size hizmet ederim.
Bulursanız, ola ki bulursanız beni kınamadan elinize alıp ona iyi bakın, ibret alın, ders niyetine anlatın.
Sonunda teslim etmek üzere;
Daha sayamadığım bin bir türlü hayat gailemin yerinden oynatılmamasını temenni eder, KAYBETTİĞİM AKLIMI BULANLARIN BANA MÜRACAAT ETMESİNİ RİCA EDERİM.
Saygılarımla
Zehra Güven
Zeynep Pınarbaşı
