Hayat bazen alıştığımız sokakları terk etmeyi gerektirir. Bildiğimiz köşeleri, tanıdık kaldırımları, ezberlediğimiz sessizlikleri… Ne garip değil mi? Bildiğimiz yerlerde bile kendimize yabancı kalabiliriz.
Yeni bir sokağa adım atmak, sadece bir yön değiştirmek değil; aynı zamanda bir “ben”e daha yaklaşmaktır. Çünkü insan kendini, en çok bilinmeyende tanır. Bilmediğin bir yolda yürürken duyduğun her ayak sesi senindir artık. Her gölgeye sen anlam verirsin, her kapının ardını sen düşlersin.
Ve belki en güzeli şudur: Yeni sokaklar seni yargılamaz. Nereden geldiğini sormaz, geçmişini bilmez. Sadece yürümene izin verir.
Zorlanırsın… Çünkü güvenli olanı bırakmak her zaman korkutur. Ama bir gün dönüp baktığında “iyi ki” dediğin şeyler hep o bilinmeyen yollardan geçmiştir.
Yeni sokaklar sadece yol göstermez, seni büyütür, kabuğunu çatlatır, içindeki sesi ortaya çıkarır.
Ve sen yürürken fark edersin… Belki de bu yol hep seni bekliyordu.
Arzu Özdemir
