Kapansın artık telgrafhaneler,
Usandım adressiz mektuplardan.
Bilinmeyen numaralardan..
Son iki hanesi sana çıkanlardan..

Diz çöktüm kaldım öylece artık,
Harfler önümde,
Bir pusula kalbim, dönük hep kuzeyine,
Ama senin yönün başka bir gökyüzü şimdi.
Kapansın artık bu alacakaranlık,
Unutsun şehir seni anons etmeyi..
İki kez yanlış numara çevirdim;
Birisi evlenmiş,
Birisi yağmurlardan usanmış..
Yoruldum…
Ne yola çıkan var şimdi,
Ne de bekleyen bir istasyon kaldı..

Adını mors alfabesinde de yazmayı öğrendim..
Bak üç kez basacaksın önce,
Sonrası üç kez duraklama..
Tam da bu aralıkta titriyor parmaklarım,
Sanki sesin gelecekmiş gibi dalgalanıyor boşluk.
Sözcükler nokta ve çizgiye dönüşüyor artık,
Ama hiçbir kombinasyon,
“Gitme” demeye yetmiyor.
Kaldım elimde bir kabloyla,
İki ucu da sessizliğe bağlı..
Kalakaldım..