Birisi şakağına paslı bir silahı dayıyor sürekli,
birisinin uykuları çok ağır…
Sokak köpekleri bir ağıtın derdinde şimdi.
Sokak lambaları kör —
ışık değil, karanlık biriktiriyorlar geceye…
İçimde kırmızıya çalan bir sessizlik var,
yalnızca kendini duyan cinayetler gibi…
Pencereyi açsam,
belki ölmek düşer içeri —
bir serçe kanadı gibi, usulca.
Belki de Tanrı,
şimdi sadece sol elle yazılmış bir mektuptur cebimde:
okunsun diye değil, unutulsun diye yazılmış…
Birisinin yumrukları havada hâlâ,
birinin gündüzleri bile karanlık..
Kâğıtları küflenmiş özlemler kokuyor.
“Ne yaşandıysa eskidi,
ne beklendiyse koktu artık.”
Birisi çok sarhoş, yıldızlarla konuşuyor,
Birinin gömleğinde kan lekeleri var..
Annesi çamaşır sularına basıyor,
Çıkmıyor..
Birisi hâlâ hayranlıkla bakıyor sana..

Özgün imge ve tanımlarla başarılı bir şiir!…