ACININ TARİHİ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA

Rob Boddice’in ağrı deneyimini tarih, felsefe, antropoloji, psikoloji, psikiyatri, nörobilim, politika, sanat ve edebiyat incelemelerinin perspektifinden ele aldığı Acının Tarihi, Akın Sarı’nın Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.
Acının Tarihi, salt bir tarih çalışmasının soru ve önermelerinden daha fazlasını imliyor. Boddice, bir yandan acıyı temsiliyete indirgeme çabalarını sorgularken, öte yandan da acının resmedildiği sanat eserlerini titizlikle inceliyor. Eski Yunancadan Latinceye, Arapçadan Çinceye dil bilimi ustalıkla sahaya süren yazar, bilim ve tıp tarihinden olguların tarihsel, toplumsal ve politik yansımalarını örnekler. Ağrı hakkındaki bilgimiz nasıl üretilir, geliştirilir ve yayılır? Tıp tarihi, bilmenin tarihi olduğu kadar bilgiyi üretme ve yeniden üretme, biyopolitik ve biyokültürel bir müdahaledir de. Ancak Boddice, modern tıbbı sorgulamakla birlikte, hurafelere pabuç bırakmadan, bilimin içinden yanıtlar üretiyor. Plasebo ve özellikle COVID-19 bağlamında nosebo etkisinin, güncel ve tarihsel arka planını, bilimsel literatürü serimleyerek tartışır.
Boddice şu sorulara cevap buluyor: “Peki ağrıyla ilgili farklı biyolojik hassasiyet söylemleri, ırkçılık, kadın düşmanlığı, sınıfsal şovenizm, yaş ayrımcılığı ve türcülükle nasıl desteklenir? Ağrı nasıl ölçülebilir? Acı öznel midir, yoksa nesnel bir olgu mudur? Kederin öznelleştirilmesi ile ağrının ölçülebilir olması gayretleri ve celbetmeleri bize neyi anlatır? Ölçmenin tarihi aynı zamanda tahakkümün de kuruluşu olabilir mi? Sömürgeciliğin tarihindeki tıbbileştirme itkileri nelerdir?”
Kaynak: https://www.artfulliving.com.tr/
İSTANBUL DEVLET OPERA VE BALESİ (İDOB), 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI’NA ÖZEL “BİR ULUS UYANIYOR” KONSERİ VERECEK

İDOB’dan yapılan açıklamaya göre, konser, 29 Ekim saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Türk Telekom Opera Salonu’nda düzenlenecek.
Besteci Oğuzhan Balcı’nın Cumhuriyet’in 100. yılına armağan olarak 2023’te bestelediği on bölümlük senfonik eser “Bir Ulus Uyanıyor”, 1. Dünya Savaşı’ndan sonra ülkesi işgal edilen Türk halkının, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde gerçekleştirdiği kurtuluş mücadelesini, mücadeleye katılanların cesaretini ve vatan sevgisini konu alıyor.
Üç solist (mezzosoprano, tenor ve bariton) ve senfonik orkestra için oluşturulan eserde yer alan aryaların sözlerini Oğuzhan Balcı kaleme alırken, metin yazarlığını ve anlatıcılığını müzikolog Ersin Antep üstlendi.
Konserde, İDOB Orkestrası’nı Oğuzhan Balcı yönetecek. Konserin solistleri ise mezzosoprano Aylin Ateş ve tenor Ufuk Toker ile İDOB Müdürü ve Sanat Yönetmeni bariton Caner Akgün olacak.
Kaynak: https://www.aa.com.tr/
OSMAN HAMDİ BEY’İN YAPTIĞI İKİNCİ EŞİNİN PORTRESİ YILLAR SONRA SATIŞA ÇIKARILDI

Ünlü ressam Osman Hamdi Bey’in ikinci eşi Naile Hanım’ın gençlik yıllarını yansıtan portresi neredeyse yapıldığı ilk günden itibaren hep aile içinde kaldı. Aile 1995’te resmi sattı ama yine bir özel koleksiyoncunun evine gitti ve 30 yıl boyunca o özel koleksiyonda kaldı. Şimdi bu resim satılık.
19. yüzyıl Osmanlı modernleşmesinin hiç kuşku yok en özgün isimlerinden biri ressam, arkeolog ve müzeci Osman Hamdi Bey. 10haber’in aktardığına göre Modern Türk resminin ilk ve en önemli ismi olan Osman Hamdi Bey’in bilinen bütün diğer eserlerinden farklı, çok kişisel bir eseri Portakal Sanat Kültür Müzayede Evi tarafından satılıyor. Ama satış bir müzayede ile değil, “özel satış” şeklinde olacak.
Resim, Osman Hamdi Beyin ikinci eşi Marie/Naile Hanım’ın gençlik yıllarını sergileyen bir portre. Osman Hamdi Bey’in sergiler veya satış için yaptığı resimlerin aksine bu resim tamamen Batılı tarzda yapılmış bir portre.
Kaynak: https://t24.com.tr/
Haberin Ayrıntısı İçin: https://t24.com.tr/haber/osman-hamdi-bey-cizmisti-o-portre-yillar-sonra-satisa-cikarildi,1268702
KISMET BÜFESİ’NDEN DOLAŞARAK’ GRUP SERGİGİ QUICK ART SPACE’DE

Quick Art Space, “Kısmet Büfesinden Dolaşarak”, grup sergisi 26 Eylül-31 Aralık 2025
Sanatçılar: Çınar Eslek, Şafak Şule Kemancı, Kerem Giriş, Yekateryna Grygorenko, Seda Oturmak, Cansu Sönmez. Küratör: Nergis Abıyeva
“Kısmet Büfesinden Dolaşarak” sergisi, ismini Bilge Karasu’nun Kısmet Büfesi kitabından ödünç alıyor. Yola çıkış noktası Karasu’nun sözleriyle “gerçek ya da kurmaca resimler” olan Kısmet Büfesi kitabı, yazarın görsel niteliğe yaslanan metinlerini bir araya getirirken, görsel olanla düşünsel olan arasında gidip gelen bir kurgu öneriyor. “Kısmet Büfesinden Dolaşarak” bu öneriden ilhamla, her biri kendi görsel diliyle anlatı kurma, bozma ya da askıya alma yöntemleri geliştiren sanatçıların yapıtlarını içeriyor. Sergi, davet edilen sanatçıların üretim sürecinde nerede kontrolü elinde tuttuğu, nerede işi belirsizliğe, tesadüfe ya da “kısmet”e bıraktıkları sorusunun izini sürüyor. Malzemeyle ilişki kurma biçimlerinden, düşünsel yönlendirmelere ve sezgisel kararlara kadar üretim sürecinin çeşitli anları, eserin nihai formunu belirleyen dinamikleri görünür kılıyor. Böylece sergi, bilinçli tercih ile beklenmedik olan arasındaki sınırda gezinen bir yaratım sürecine dikkat çekiyor. Sergide yer alan işler, doğrudan anlatılmayanın, görselle dile gelenin, çağrışım gücüyle genişleyen anlamların peşine düşüyor ve “Kısmet Büfesinden Dolaşarak”, birbirinden farklı duraklara sahip bir rota öneriyor.
Ziyaret Bilgileri: Sergi, 31 Aralık 2025’e kadar haftanın her günü 09.00 – 20.00 saatleri arasında gezilebilir.
Adres: İçerenköy, Umut Sk. No:10-12, 34752 Ataşehir/İstanbul.
Ulaşım: Quick Tower, D-100 karayolunun hemen bitişiğinde ve M4 Kadıköy-Kartal metro hattı üzerinde bulunuyor. M4 Kozyatağı metro durağına (3 numaralı çıkış)
Kaynak: https://quickartspace.com.tr/
PERA MÜZESİ’NİN 20. YILINA ÖZEL 20 FİLM

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Film ve Video Programları, müzenin 20. yılına özel hazırlanan ve 20 filmden oluşan “Bütün O Sanat” programıyla sinema perdesini sanatın farklı disiplinlerini izleyiciye sunuyor. 15 Ekim – 18 Ocak arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşecek gösterimler, yaşam ile sanat, bireysel ifade ile kolektif deneyim arasındaki bağları keşfe davet ediyor. Programda, sanat tarihine damga vurmuş figürlerin biyografileri, yaratım süreçlerini anlatan belgeseller, dans ve sinemayı buluşturan eserler ile sanatçıların iç dünyalarını keşfeden filmler yer alıyor.
“Bütün O Sanat” programı kapsamında, zengin film seçkisinin yanı sıra iki kadın yönetmen, film gösterimlerinin ardından düzenlenecek özel söyleşilerde sineması üzerine konuşacak.
Yönetmen Berna Gençalp’in ressam Mihri Hanım’ın izini sürdüğü ödüllü belgeseli “Kim Mihri” bu özel seçki arasında yerini alıyor. Türkiye sanat tarihinin öncü kadın figürlerinden Mihri Hanım’ın yaşamını merkeze alan film, sanatçının yurtdışındaki sanat çevreleriyle kurduğu bağları, tarihsel figürlerle temaslarını ve kadın olarak verdiği mücadeleyi beyazperdeye taşıyor. Film gösteriminin hemen ardından, 22 Ekim Çarşamba saat 20.35’te düzenlenecek “Yönetmen Berna Gençalp ile Söyleşi” etkinliğinde, izleyicilere yönetmenle buluşma fırsatı sunuluyor.
Márta Mészáros’un otobiyografik “Günceler” üçlemesinin (“Çocuklarıma Günce”, “Sevgililerime Günce”, “Anne ve Babama Günce”) gösterileceği seçkide, Mészáros’un siyasal rejim ve tarihle iç içe geçen yaşamını perdeye taşıdığı otobiyografik üçlemenin son filmi “Anne ve Babama Günce”nin ardından Mészáros sineması üzerine bir söyleşi düzenleniyor. “Sevgi Can Yağcı Aksel ile Márta Mészáros Sineması Üzerine” başlıklı söyleşi 9 Kasım Pazar saat 17.10’da gerçekleştirilecek.
Kaynak: https://artdogistanbul.com/
Gösterim Programı İçin; https://artdogistanbul.com/pera-muzesinin-20-yilina-ozel-20-film/
MAHMUT YESARİ’NİN KÜLT ESERİ ÇAM TIRTILLARI RAFLARDA

Mahmut Yesari’nin Çam Tırtılları adlı kitabı İş Kültür Yayınları tarafından yayımlandı.
Tanıtım bülteninden:
Çocuk yaşta köyünden ayrılıp İstanbul’a gelen ve yıllar sonra yorgun, bıkkın bir kaldırım çiçeği olarak karşımıza çıkan Hacer, hayatında temiz bir sayfa açma hayalleri kurduğu esnada babasından kalan mirası almak için köyüne dönmeye karar verir. Çok büyük beklentileri olmaksızın, kimseye karışmadan, ilişmeden sakin ve huzurlu bir hayat kurma umudundaki Hacer’in ardında bırakmak istediği kötü şöhreti, ne var ki kendisinden önce köyüne ulaşır. Gözü kulağı Hacer’de ve mirasında olan memurlar, ağalar ve esnaf ondan Kıvrak Hacer veya İstanbullu Kahpe diye bahsetmektedirler. Mülk hırsı ve şehvet ateşi, dedikodu kazanını kaynatmaya başlayınca silahlar çekilir, fırtınalar kopar. Meydana gelen bir doğal afet de ahali tarafından ilahi bir uyarı olarak görülünce gerilim daha da artar, arzular nefrete dönüşür ve olaylar başka boyuta evrilir. İlk kez okurla buluşan Mahmut Yesari’nin Çam Tırtılları romanı, 1935 yılında Son Posta gazetesinde tefrika edilmiştir. Yesari, erken Cumhuriyet dönemi köy romanlarındaki gibi taşraya odaklandığı bu eserinde, İstanbul’da farklı yaşam tecrübelerinden sonra köyüne dönen genç bir kadın ile halk arasında yaşanan aşk, arzu, merak ve nefret gelgitlerini kendi atmosferi içinde yalın bir dil ve gerçekçi bir üslupla işlemiştir.
Kaynak: https://www.edebiyathaber.net/
MİCROSOFT WİNDOWS XP VARSAYILAN DUVAR KAĞIDININ HİKAYESİ

“Mutluluk” adlı el değmemiş fotoğraf bir milyardan fazla bilgisayarın ekranını süsledi.
Ocak 1998’de, National Geographic fotoğrafçısı Charles O’Rear, San Francisco’daki kız arkadaşını görmek için yola çıktı. O’Rear, Sonoma’dan geçen 121. Karayolu’nda araba kullanırken defalarca geçtiği yoldaki manzara bu kez dikkatini çekti. Beyaz bulutlarla bezeli mavi bir gökyüzünü ortaya çıkaran kış sağanağından ardından çimenler yeşilin göz alıcı bir tonuna bürünmüştü. Arabasını durdurdu ve orta format fotoğraf makinesiyle manzarayı çekti.
O’Rear doğa fotoğrafçıları tarafından sıklıkla kullanılan ve fotoğrafın doygun tonlarını oluşturan Fujifilm’in Velvia filmini (Kodachrome ile rekabet ettiği söylenir) kullandı. Bill Gates tarafından kurulan bir stok fotoğraf sitesi olan Corbis’e yüklerken fotoğrafta en ufak bir oynama yapmadı.
2000 yılında Microsoft fotoğrafını yeni işletim sisteminde kullanıp kullanamayacaklarını öğrenmek için O’Rear’ı aradı. O’Rear fotoğrafın tüm haklarını açıklanmayan bir bedel karşılığında sattı; ancak bu bedel o kadar büyüktü ki kimse fotoğrafların kargosunu sigortalamak istemedi. O’Rear, Seattle’a uçtu ve fotoğrafları bizzat teslim etti. 2001’de Windows XP’nin piyasaya sürülmesinden bu yana fotoğraf dünya çapında bir milyardan fazla bilgisayarın ekranını süsledi.
Kaynak: https://www.rotka.org/
