Cümle Kur Hayalini Yaz olarak yola çıktık, ilanlarımızı astık, duyurularımızı yaptık. Atölyemize 1 Kasım 2025 tarihinde başladık.

Çok katılımlı ilk haftamız bir süre böyle devam etti. Sonuna doğru 20, 25 kişilik bir grup kaldı. Yazmaya ve öğrenmeye hevesli katılıcılarımızla anlatma iştahı dolu dolu olan biz her günü yazarak geçirdik.

Sevgili Neyya Edebiyat kurucusu hocamız Nükhet Eren’in önderliğinde ilk hafta biz kimiz neler yaptık ve neler yapıyoruz üzerine uzun ve keyifli bir sohbetle günümüzü sonlandırdık. Nasıl olacak, derken heyecanımız yatışmış, umutlu ve mutlu ayrıldık sınıfımızdan. Her hafta bir sonraki haftayı bekleyerek geçti.

12 haftalık süreçte neler yaptık?

Teknik anlatımları Sevgili Ayşenur Baran Turan yaptı. Pratikler yazı örneklemleri, öykü çalışmalarını yapmak ise bana aitti. Elbette birbirimizi tamamlayarak, destekleyerek ilerledik.

Öykü nedir? Neden öykü yazarız? Olay kurgusu, öyküde karakter, mekân kullanımı, diyaloglar, öyküye giriş ve sonlandırma nedir? Konuları üzerinden pratiklerle ilerledik.

Sevgili Ayşenur üç öykü çözümledi. Kurgunun tüm aşamalarını öyküler üzerinde anlatarak ilerledi.

Selçuk Baran – Kavak Dölü

Flannery O’Connor – İyi İnsan Bulmak zor

Yusuf Atılgan – Saatlerin Tıkırtısı

Bu üç öyküyü didik didik taradık. Bunların dışında birçok öykü ve yazarlarından örneklendirmeler, onlara atıflarda bulunarak konularımızı pekiştirdik. 12 haftalık süreçte 9 adet öykü yazdı katılımcılarımız. Çok yakında bu öyküleri Pazartesi14’te okuyacaksınız.

Peki sadece anlatmak ve haftalık ödev vermekle mi, ilerledi günler derseniz, hayır. Ben bir söz vermiştim yazacağız, çok yazacağız, diye. Her ders mutlaka 7 ile 10 dakika arasında kısa alıştırmalar yaptık.

Her gün kendilerine gönderdiğim günlük çalışma kelimelerini yazmaları konusunda serbestlerdi, bir kitap oluşturacak kadar kelimeleri biri araya getirip sayfalarca yazdılar.

Ve yazdıklarımızın bir kısmı gülümsetti, bir kısmı işte bu dedirtti, bazıları hüzünlendirdi, bazıları ise olmadı baştan dedirtti.

Kelimeler yetmedi yasaklarla yazdık. A harfi olmadan, K ve S harfi olmadan yazılanlardan, yasaklı kelimelerden küçürek öyküler çıktı.

S harfi yasağında ismimi nasıl yazacağım diye yazan Sevgi Hanım bizi gülümsetirken K ve S harfi yasağında en sevdiği yemek kapuskayı yazamayacağını isyan eden sevgili Esen bizi kahkahalara boğdu.

Biz kelimelerle, cümlelerle ağlar kurduk ve kendimizi oraya bağladık. Şimdi o öykülerin gücünde yeni programlarımıza hazırlanıyoruz.

3 aylık sürecimizi bir cümlelik küçürek öykülerle sonlandırdık. Artık onlar bol bol öykü yazacaklar ve bizler okuyacağız.

Şimdi o güçlü kalemlerin küçürek öykülerine yer vermek istiyorum.

Eray Topaloğlu

12 haftada evlere kalemlerimizle konuk olduk biralar şaraplar çaylar içtik; sokaklara daldık sislerle yağmurlarla fırtınalarla dost olduk; kadınların, erkeklerin, çocukların hayatlarına güldük ağladık; kalemlerimizi yazın sıcaktan terlettik kışın soğuktan çatlattık.

Tülay Derici

Cebimden, yerinde duramayan densiz sözcükler bir bir çıkıyor gün yüzüne.

Nezir Suyugül

Gözlerinde daha önce görmediğim soğuk bakışlar ne anlama geliyor lütfen?

Özgül Ovacık

Bu yıl annemle kızım aynı yaşta.

Nilden İçağasıoğlu

Kalp ve zihin birbirine girerken, kalem konuşmak için aynayı seçti.

Yasin Dağdelen

Karanlık çökmüştü. Önünü görmek için yazdığı tüm şiirleri yaktı.

Esen Özburçak

Annemi özlediğimde onu aramak yerine patatesli yumurta yaparım.

Mustafa Kamış

Mektubu göndermedi, cevap yine de öldürdü onu.

Filiz Mut

Verdiğim emeğe değdi ama iyi başladık aşka, iyi gitmedi başka… 

Sevgi Alatlı

Ayaklarını kanatan deniz kabuklarına aldırmadan turkuaz renkli okyanusa yürüdü; kanı ufuk çizgisine, ruhu sonsuzluğa karıştı.

Pınar Cebeci

Aşk şiirleri mutluluktan mı yazılır sanıyorsunuz?

Filiz Hızarcı

Büyük günahın yok sanıyorsun ya, belki küçükler toplanınca büyük günah ediyordur.

Makbule Karaman

Ben, sen ve üç damla gözyaşından, üç kibrit çöpüyle, sönen gecenin karanlığına bir yıldız yaptım.

Berin Alpar

Zorluklarla gittiği şehir, şaibeli bir kura sonucu çıkmıştı.

Gülsüm Derin

Gecenin sessiz çığlığı içinde cama vuran yağmur taneleri, hüznünü gizlemeyen ela gözlerinden sessizce akıyordu…

Mehmet Ali Eroğlu

Hüzün de sevinç de hepsi biz insanlar için.

Mehmet Lir

Elindeki tren biletini görevliye gösterip, onun buğulu gözlerine son kez belli belirsiz baktı.

Jale Bolat

Çok gazabın acısı yoktur olamaz.

Funda Korkman

41 yaşındayım. Annemin beni dünyaya getirdiği yaştayım.

Neyya Edebiyat olarak her cumartesi Barış Manço Kültür Merkezi 3. kattayız. Mitoloji, Sinema, Editörlük, Öykü günleri, Nobelli Kadınlarla devam edeceğiz.

Herkese açık olan programlarımızı takip ederek aramıza katılabilirsiniz.