- BAHAR YAKA’DAN İNSAN RUHUNUN KARANLIK ODALARINA İNEN ÇARPICI BİR NOVELLA.

Basın Bülteni’nden
Kasım 2025’te Ayrıkotu Kitap etiketiyle yayımlanan DİKİŞ TUTMAZ, sıradan hayatların görünmeyen yüzünü, insanın kendiyle mücadelesini, gizemle iç içe geçen hikâyeler üzerinden anlatıyor. İstanbul’da eski bir apartmanda geçen hikâye, kaybolan küçük bir kızı odağına alıyor. Ancak okur kısa sürede bu kayboluşun kıyamete gebe bir başlangıç olduğunu anlıyor. Dikiş Tutmaz, birbirine gevşekçe bağlı görünen ama derinlerde aynı kader ipliğine bağlanan yirmi üç karakterin iç içe geçmiş hayatlarını anlatıyor.
Hicran’ın ortadan kayboluşu, zamanın ve mekânın sınırlarını aşan bir bulmacaya dönüşür. Emlakçı Devran’ın kirli işleri, Nazan’ın kendi sesini bulma çabası, aklını yitiren Ayşe’nin bildikleri, apartmanın loş merdivenlerindeki sırları tek tek ortaya çıkarır. Her karakter kendi içindeki karanlıkla yüzleşirken, hikâye boyunca görünmeyen bir el adeta ipleri birbirine bağlar.
Bahar Yaka, çok sesli kurgusu ve derin psikolojik çözümlemeleriyle insan doğasının en kırılgan noktalarını ele alırken karakterlerin iç çatışmalarını, sıradanlığın içindeki dehşeti ve kefaret arayışını ustalıkla örüyor. Eserin sonunda yaşanan büyük felaket, yalnızca bir binanın değil o binayı ayakta tutan yalanların da çöküşünü simgeliyor. Dikiş Tutmaz, toplumsal maskelerin ardındaki salt çirkinliği anlatırken okura şu soruyu bırakıyor:
“Bazı yaralar neden asla kapanmaz?”
Bahar Yaka, edebiyatın insana ayna tutan gücüne inanan bir yazar. Günlük hayatın görünmeyen çatlaklarından sızan hikâyeleri, derin duygusal çözümlemelerle harmanlıyor.
Kaynak: Pazartesi14
- “SEVGİLERLE, BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU” SERGİSİ CASA BOTTER’DE

Ressam, yazar ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun dönemin önemli kültür-sanat isimleri ve aile dostlarıyla yazıştığı mektuplarının zarflarından oluşan “Sevgilerle, Bedri Rahmi Eyüboğlu” sergisi 29 Mart’a kadar Casa Botter’de sanatseverlerle buluşuyor.
İBB Kültür ve İBB Miras katkılarıyla düzenlenen sergide Fikret Mualla’nın Bedri Rahmi’ye yazdığı bir mektup ile Eyüboğlu’nun Nâzım Hikmet için kaleme aldığı ve Yiğidim Aslanım olarak bilinen Zindanı Taştan Oyarlar şiirinin el yazması gibi parçalar özellikle dikkat çekiyor.
Casa Botter’in yeni sergisi “Sevgilerle, Bedri Rahmi Eyüboğlu”, hem sanatçının özel dünyasına hem de Türkiye’nin kültür tarihine zarflar üzerinden bakmak isteyen izleyiciler için şiirsel bir durak sunuyor. Sergide, 1957-1974 yılları arasına tarihlenen ve Türkiye’nin yanı sıra ABD, Kanada ve Fransa adreslerini taşıyan zarflar yer alıyor. Adresli, tarihsiz ya da notlarla işaretlenmiş zarflar Bedri Rahmi Eyüboğlu ile eşi Eren Eyüboğlu, ağabeyi Sabahattin Eyüboğlu, oğlu Mehmet Hamdi Eyüboğlu’nun yanı sıra Fikret Mualla, Mustafa Pilevneli, Turan Erol, Mehmet Ali Cimcoz, Tosun Bayraktaroğlu ve Ertuğrul Özakdemir gibi dönemin önemli isimleri arasındaki yazışmalara tanıklık ediyor.
“Sevgilerle, Bedri Rahmi Eyüboğlu” sergisinde yer alan zarflar tarihi birer belge olmanın ötesinde, Bedri Rahmi’nin görsel dünyasının küçük tuvallerine dönüşüyor. Soyut ve soyutlamaya yakın kompozisyonlar, tekrar eden biçimler, otoportre siluetleri, balık imgeleri, Amerika yıllarında kullandığı kum ve farklı malzemelerle oluşturulmuş yüzeyler, geleneksel motiflerle birleşerek sanatçının özgün dilini yansıtıyor.
Kaynak: https://www.artfulliving.com.tr/
- AHMET RIFAT İLHAN’DAN İLK ÖYKÜ KİTABI: “KÖPÜK BEYAZI” RAFLARDA!

Yazar Ahmet Rıfat İlhan’ın ilk öykü kitabı “Köpük Beyazı”, Devrim Horlu editörlüğünde Muhtelif Kitap etiketiyle yayımlandı. İlhan, iki şiir kitabı ve onlarca öyküye imza attıktan sonra, ilk öykü kitabı için dokuz yıl süren titiz bir hazırlık süreci geçirdi. Bu süreçte öyküleri; Varlık, Lacivert, Öykü Gazetesi gibi önemli dergi ve internet sitelerinde yayımlandı. Edebiyat yarışmalarında ödül alan öyküleri oldu.
On öyküden oluşan kitabın tanıtım bülteninde, “Köpük Beyazı”nın insanın hem kendine hem de dünyaya yabancılaşma biçimlerine ustalıkla temas ettiği vurgulanıyor. Hayatın içinden sızarak çoğalan o tuhaf titreşimi duyanlara, gerçeğin gölgesinde kendi rengini arayanlara ve bir öykünün insanı nasıl iyileştirebileceğini merak edenlere hitap ettiği belirtiliyor.
Kaynak: Pazartesi14
- OZZY OSBOURNE’UN 1980 TARİHLİ PROVA KAYDI BİR ÇATI KATINDA ORTAYA ÇIKTI

Metal müziğin efsane ismi Ozzy Osbourne’un solo kariyerinin ilk dönemlerine ışık tutan, 1980 tarihli kayıp bir prova kaydı gün yüzüne çıktı. Üzerinde “Ozzie Last Day” etiketi bulunan kaset, Osbourne’un solo grubuyla yaptığı en erken çalışmalardan birine ait.
Yaklaşık 12 dakikalık blues ağırlıklı bir jam session içeren kayıt, Ozzy Osbourne’u; efsanevi gitarist Randy Rhoads ve basçı Bob Daisley ile kariyerinin dönüm noktası sayılan ‘Blizzard of Ozz’ albümünün kayıtları öncesinde yakalıyor.
Sky News’in aktardığına göre kaset, Ozzy’nin Black Sabbath’tan ayrılmasının ardından zorlu bir süreçten geçtiği dönemde onunla dostluk kuran ve solo grubunu oluşturmaya başlayan David Jolly’nin çatı katında keşfedildi.
Geçtiğimiz temmuz ayında Buckinghamshire’daki aile evinde geçirdiği kalp krizi sonucu 76 yaşında hayatını kaybeden Osbourne, vefatından yalnızca iki hafta önce Birmingham’daki memleketinde verdiği son konserle çocuklara yönelik hayır kurumları için milyonlarca sterlin toplanmasına katkı sağlamıştı.
Kaynak: https://rotka.org/
- 4. İSTANBUL ULUSLARARASI KADIN OYUN YAZARLARI TİYATRO FESTİVALİ’ BAŞLADI

İstanbul Uluslararası Kadın Oyun Yazarları Tiyatro Festivali 8 Şubat’ta İstanbul’da başladı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilen ve 14 Şubat tarihinde sona erecek festivalde dokuz ülkeden kadın yazarların eserleri sergilenecek.
Devlet Tiyatroları tarafından bu yıl dördüncü kez düzenlenen “İstanbul Uluslararası Kadın Oyun Yazarları Tiyatro Festivali”nin açılışı, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirildi.
Dokuz ülkeden kadın yazarların eserlerinin sergileneceği festival, Bursa Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen ve Ayşe Kulin’in aynı adlı romanından uyarlanan “Sevdalinka” oyunu ile başladı.
Oyun öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İstanbul Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mehmet Fatih Dokgöz, kadın oyun yazarların, eserlerini üretirken bir duyarlılık sergilediklerine işaret ederek, “Kadın yazarlar felaketleri, kırılmaları ve kayıpları çoğu zaman gündelik hayatın içinden, görünmeyen yerlerden ve sessizliklerden yola çıkarak dile getirir. Kadınların sözü, yalnızca yaşananı anlatmaz, görünmeyeni açığa çıkarır ve hafızayı diri tutar.” diye konuştu.
Kaynak: https://www.evrensel.net/
Festival Programı İçin; https://www.devtiyatro.gov.tr/DevletTiyatro/tr/festivaldetay/2711#
- 2025’E DAMGA VURAN BİLİMKURGU DİZİSİNİN DEVAMI HAKKINDA HAYAL KIRIKLIĞI YARATAN AÇIKLAMA

Apple TV’de yayınlanan Pluribus dizisinin geleceğine dair yeni açıklamalar gündeme geldi. Dizinin yaratıcısı Vince Gilligan’ın 2. sezon hakkında paylaştığı son bilgiler, yeni bölümlerin izleyiciyle buluşmasının beklenenden daha uzun sürebileceğine işaret ediyor.
2025’in sonunda izleyiciyle buluşan distopik bilimkurgu dizisi Pluribus, daha ön geliştirme aşamasındayken Apple’dan iki sezonluk onayı birlikte almıştı. Bu durum, dizinin devam bölümlerinin görece kısa bir arayla ekrana geleceği yönünde bir beklenti oluşturmuştu.
Gilligan, Apple TV’nin düzenlediği basın gününde The Hollywood Reporter’a verdiği röportajda, Pluribus’ın 2. sezonunun ne zaman yayınlanacağı sorusunu yanıtladı. Yapımcı, aynı platformdaki The Pitt dizisinin kesintisiz yayın takvimine atıfta bulunarak Pluribus için durumun farklı olacağını vurguladı ve dizinin “The Pitt gibi her yıl ekranlara geri dönen bir yapım olmayacağını” özellikle ifade etti.
Kaynak: https://kayiprihtim.com/
- SERDAR AKAR’IN “7 BÜYÜK GÜNAH” FİLMİ 27 ŞUBAT’TA SİNEMALARDA

Gemide, Maruf, Barda, Behzat Ç: Seni Kalbime Gömdüm, Çiçero gibi filmlerin yönetmeni Serdar Akar’ın 27 Şubat 2026’da vizyona gireceği duyurulan gerilim türündeki 7 Büyük Günah filminin afişi yayınlandı!
7 Büyük Günah filmi konusu ve oyuncuları şöyle;
Gizli bir aşk yaşayan Nergis ve Ali, Nergis’in kocası Hasan’ı öldürmek için ormanda ücra bir kulübede buluşur. Ancak bu basit cinayet planı, 5 milyon dolarlık bir paranın ortaya çıkmasıyla beklenmedik misafirler ve mafyanın da olaya dahil olmasıyla büyük ve kanlı bir hesaplaşmaya dönüşür.
Filmin oyuncu kadrosunda ise Deniz Tansel Öncel, Engin Hepileri, Ege Kökenli, Algı Ege, Ruhi Sarı ve Sadi Celil Cengiz gibi isimler yer alıyor. Filmin senaryosu ise Atilla Engin imzasını taşıyor.
Kaynak: https://sucustu.net/
