Bu apartmanda neler gördük, gelin bir de bana sorun. Yetmiş yaşıma girdim, doğduğumdan beri burada yaşıyorum. Kimler geldi kimler geçti. Her şeyi bildiğimi ve herkesi tanıdığımı sanırdım. Meğer bilmekle görmek aynı şey değilmiş. Polisler gelince olanlara ben de şaşırdım kaldım.
Apartmanımız üç katlı ve her katta iki daire var. Bir numarada kapıcı Eşref Bey ve karısı oturur. İçmese çok iyi bir adamdır. İki numarada, yeni gelen çift var. Karısı çalışmaz, adam da asgari ücretle aşçılık yapar. Durumları çok iyi değil, buna rağmen bir de çocuk yaptılar. Üç numarada, bir hostes oturuyor. Tek başına kadın. Ailesi Tekirdağ’da mı neymiş. Aslında tek yaşayan kadın pek kabulüm değildir ama şimdiki ev sahipleri evlerini herkese kiralıyor. Eskiden tek yaşayan kadın hiç yoktu apartmanımızda. Dört numarada ben oturuyorum, yöneticiyim. Beş numarada, Sevgi Hanım yaşıyor kocası ve kızıyla. Kocası meslekten atılmış eski bir polis memuru şimdiyse işsiz. Alışveriş torbalarında neredeyse hiçbir şey olmaz. Kocası devamlı un almaya gider bir de su taşır eve. Her gün pişi yapıp dururlar. Son olarak altı numarada, yeni gelen öğretim görevlisi Ahmet Bey var.
Ahmet Bey, geldiğinden beri tuhaf sesler duyduğunu söyledi. Geceleyin bir kadın bağırması, evin içinde boğuşma ve koşuşturma sesi. Apartmandandı sesler ama yıllardır biz burada oturuyoruz, kimse böyle bir sorundan bahsetmedi. Ben de duymadım, gerçi kulaklarım ağır işitir. Toplantı yapmaya karar verdik. Toplantı esnasında hem çarşafları konuştuk hem de gelen tuhaf sesleri. Bir dahaki sefere polisi çağırmakta karar kıldık.
Eskiler, yeniler, gelenler, gidenler hep birlikte aynı çatı altında yaşayıp gidiyoruz. Eskiden birbirimize gider gelirdik. Herkesin ne iş yaptığı da belliydi. Şimdi öyle mi! Son zamanlarda bir de çarşaf hırsızı çıktı başımıza. Hemen hemen herkesin çarşafı çalındı. Kimin yaptığını bulmaya ant içtik. Balkona çarşafları astık, kapıcının karısıyla hem çay içtik hem de nöbet tuttuk. Çarşaflar saatlerdir asılıydı. Uzun bekleyişin sonunda birinin çekiştirildiğini gördük ve koşa koşa balkondan baktık. Bir de ne görelim, Sevgi Hanım çarşafla birlikte koşuyor.
Ertesi gün, kapıcının karısıyla birlikte Sevgi Hanım’ın kapısını çaldık. “Çay içmeye geldik” komşu dedik. Bizi görünce pek memnun olmadı. Tuhaf davranıyordu. İstemeye istemeye aldı bizi içeri. Salonun her tarafı o kadar eskiydi ki. Ortada halı da yoktu. Bazı sandalyeler kırıktı. Tek düzgün görünen balkonundaki çiçeklerdi. Çiçekler saksı yerine tenekelerdeydi. Evin içinde ağır bir koku vardı. Her gün pişi yapmaktan yağ kokusu evin her köşesine sinmişti. Çarşaflarla ne yaptığını bulamadık. Çayımızı içer içmez aceleyle çıktık evden.
O gece, Ahmet Bey sesleri duyar duymaz polis çağırdı. Sesler Sevgi Hanım’ın evinden geliyormuş. Tüm apartman bir anda kapının önüne yığıldı. Herkes birbirine merak ve korkuyla bakıyordu. Polisler içeri girer girmez oradan oraya koşturan kadını buldu. Kadın sonrasında çığlıklar atarak yerlere attı kendini. Kocası onu zapt etmek için bizim çarşaflarla bağlamaya çalışıyordu. Sevgi Hanım’ı zapt etmek neredeyse imkansızdı. Durduğunda ise bakışları boştu. Hiçbirimizi tanımadı, belli ki bir kriz geçiriyordu. Komşuların şikayet etmesinden korktukları için yıllarca bu durumu saklamak adına her şeyi yapmışlar. Ahmet Bey’den önceki komşularla konuşmuşlar, ağlayarak onları ikna etmişler, bir şekilde idare etmişlerdi. Bu nedenle hiçbirimizin durumdan haberi olmamış. Ahmet Bey gürültüden şikayetçi olunca her şey ortaya çıkmıştı. Olaylardan kısa bir süre sonra, ev sahipleri onları evden çıkardı. Apartman sessizleşti.
Ertesi gün herkes işine gücüne döndü. Kapıcı çöpleri döktü, Ahmet Bey dersine gitti. Hostes Hanım uçuşuna. Ben akşam ışıkları yakarken beş numaralı dairenin camına baktım. İçim burkuldu.
Tülay Derici

Çok güzel bir öykü olmuş, içimize dokunan…Sanki bitişi daha farklı olsaydı diye geçti içimden!…
Çok teşekkür ederim
kaleminize sağlık, tebrik ederim, oldukça sürükleyici ve sıradışı bir yazı olmuş, çok beğendim..
Çok teşekkür ederim 🙏🏻
Çok güzel, tebrik ederim. Yenilerini okumak için merakla bekliyorum. Sevgiler💕
Çok teşekkür ederim Hocam ❤️
Emeğinize, kaleminize sağlık Tülay hanım, öykü yazmayı bırakmayın.
Çok teşekkür ederim 🙏
Tebrikler çok güzel olmuş kalemine sağlık.
Teşekkür ederim 🙏
Tebrikler
Teşekkür ederim 🙏🏻
Öykünüzü çok beğendim. Kaleminize sağlık okuru bol bol olsun.
Çok teşekkür ederim Nilden Hanım
Kaleminize sağlık, Tülay hanım.
Çok teşekkür ederim
Ah çok güzel…Neden bu kadar tahammülsüz oluyoruz.Napsin hasta insanlar parkta mi yatsın…
Teşekkür ederim. Maalesef.