Batık
kulak asmayanlara…

Kimse kulak asmıyor
Dibe battık
yosunlar sardı bedenimizi.
Sesini yitirmiş çığlıklar çoğalıyor
Dinlemek
çığlıklara sağır olan kulaklara
yokların kargaşasını yankılamaktı

Sessizlik…
Kimsenin izi gibi,
silinmiş yüzlerle
karanlık ve yenilmiş
erkekler kadınlar çocuklar
denizin dibinde ağlıyoruz
Kimse kulak vermiyor !


ISABEL FLORS APARICIO (PISABÍ), SPAIN


https://www.point-editions.com/ww/807-shipwrecked/
English Translation Germain Droogenbroodt – Stanley Barkan

Türkçeleyen: Dr. Barbaros İrdelmen


Shipwrecked
To those who do not listen

Nobody listens . . .

Submerged to the bottom,
the seaweed envelops us.
Voiceless cries come together:
Listening was the echo
of a tumult of absent ones,
deaf to the howls.

Silence . . .

Like traces of no one
with erased faces,
dark and defeated.
Men, women, children—
we are weeping in the water.

Nobody listens!

ISABEL FLORS APARICIO (PISABÍ), SPAIN

Translation Germain Droogenbroodt – Stanley Barkan


NAÚFRAGOS
A los que no se escuchan
Ninguno
hundidos en el fondo,
las algas nos envuelven.
gritos sin voz se aúnan:
la escucha fue el reflejo,
de un tumulto de ausentes,
sordo ante los aullidos.

Silencio

como huellas de nadie
con semblantes borrados
oscuros y vencidos.
Niños, mujeres, hombres
somos llanto en el agua

Nadie

Isabel Flors Aparicio (Pisabí)


Sınır Tanımayan Şiirlerde point edition ITHACA Vakfı tarafından Mayıs 2025 için seçilen ikinci şiir, İspanyol şaire ISABEL FLORS APARICIO (PISABÍ), 807 No. ile seçildi.
Şaire, “Batık”, isimli şiirinde son derece güçlü bir metaforla – denizin dibine gömülmüş, sessizliğe terk edilmiş bir topluluğu – anlatıyor.
“Dibe gömülmüşüz” dizesiyle başlayan atmosfer, mecazi anlamda bir çöküşü ya da toplumsal yok sayılmayı anlatıyor. “Yosunlar sarmış bedenimizi” ifadesi, zamanla unutulmuş, terk edilmiş hayatlara işaret ediyor.
“Kimse kulak asmıyor”
“çığlıklara sağır kulaklarla”
Bu dizeler, insanların başkalarının acılarına kayıtsız kalışını çarpıcı şekilde yansıtıyor.
Çığlık atılsa da duyan yok; çünkü toplum, duymak istemiyor.
“Dinlemek, yokların kargaşasını yankılamaktı”
dizesi ise boşlukla konuşmak, yankılanmayan sesler arasında kaybolmak anlamına geliyor.
“Sessizlik… Kimsenin izi gibi” ifadesi hem görsel hem metafizik bir yoğunluk taşıyor. Burada sessizlik, yalnızlıkla bütünleşiyor.
“Silinmiş yüzlerle” ifadesi, kişiliksizleştirme, anonimleştirme ve aidiyetsizlik hissini pekiştiriyor.
“Erkekler, kadınlar, çocuklar / suyun dibinde ağlıyoruz”,
bu dizeler, bireysel değil, toplumsal bir çöküşü işaret ediyor. Yaş, cinsiyet ayırt etmeksizin herkesin içinde bulunduğu ortak bir “batıklık” durumu söz konusu.
“Kimse kulak vermiyor !”
Sondaki ünlem, bastırılmış bir isyanı açığa çıkarıyor. Aynı zamanda şiirin başıyla da bir döngü oluşturuyor: Başta “kulak asmıyor” olan duyarsızlık, sonda “kulak vermiyor” ile haykırışa dönüşüyor. “Batık”, vicdanın insanlığın çöküşünü ve duyarsızlığını anlatıyor. Her satırda bir iç ses, bir susturulmuşluk, bir görünmezlik hissi var. Bu şiir, okuyucuyu sarsan, düşündüren ve “ben ne kadar duyuyorum?” sorusunu sorduran güçlü bir metin.

Keyifli okumalar diliyorum