180’lik dosta…


AÇIK VE LİMONLU

İçtiğim çay her zamanki çay değil
Gördüğüm sen her zamanki sen değil
Yokladığım ben her zamanki ben değil

Lavdan prangalar ilmek ilmek
yüreğime dolandı
İçerimdeki beni defalarca dağladı
Seni böyle bulunca be çınar!
Kafamda yeşilli, sarılı sorular

Elin kolun neden böyle bağlı bugün?
Göğe varan boyun nasıl böyle kısa bugün?
Ah! O koltuk değneklerine ne demeli?
Bugün hüzün oldun yüzümde be çınar!

Doyasıya bakarak birbirimize
bu çay bahçesinde
Bunca çayın hatırına
Ne olur dinle!

Şiirin derde deva nefesi
-içimdeki- çocuğun masumiyetiyle
sarılırım sana
Nuriye’nin Semih’in umudunu serperim
toprağına
Sakın bırakma, bırakma sakın kendini!
Yavrucuk yavrucuk yeşillendiğinde
Kabuk olacaksın yaralarıma

İçtiğim çay açık ve limonlu
Her zamanki gibi değil be çınar!

Gülayşen Erayda Temmuz’2017- Çengelköy