AMY LOWELL
Çeviren: Emre Karakaya

Söyle bana,
Venüs daha mı güzeldi senden,

Yükseldiğinde,
Kıvrımlı dalgaların üstünde,
Örgülü deniz kabuğunda,
Kıyıya doğru süzülürken?

Botticelli’nin görüsü,
Daha mı eşsizdi benimkinden;
Ve kadınına fırlattığı,
Resmettiği gül goncaları,
Daha mı değerliydi,
Senin o muazzam güzelliğini örtmek için
Etrafına üflediğim sözcüklerden?
Gümüşi, puslu
Bir tülle örten.

Benim için,
Öylece duruyorsun, dengede,
Mavi, dingin gökyüzünde,
Parlak rüzgârları kuşanmış,
Çıkıyorken basamak basamak
Gün ışığını.
Ve senden önce gelen dalgalarla,
Titriyor, karışıyor kumlar,
Ayaklarımın dibinde.

Venus Transiens

Tell me,
Was Venus more beautiful
Than you are,
When she topped
The crinkled waves,
Drifting shoreward
On her plaited shell?
Was Botticelli’s vision
Fairer than mine;
And were the painted rosebuds
He tossed his lady,
Of better worth
Than the words I blow about you
To cover your too great loveliness
As with a gauze
Of misted silver?
For me
You stand poised
In the blue and buoyant air,
Cinctured by bright winds,
Treading the sunlight.
And the waves which precede you
Ripple and stir
The sands at my feet.

Kaynak: https://allpoetry.com/Venus-Transiens

AMY LOWELL VE “GEÇİP GİDEN VENÜS” ÜZERİNE
EMRE KARAKAYA


Amy Lowell, 1874-1925 yılları arasında yaşamış Amerikalı bir şair, eleştirmen ve biyografi yazarıydı. Lowell, imajist (imgeci) akımın öncülerinden biri, akımın en önemli figürü Ezra Pound ile bazı konularda ayrılıklar yaşamış, açık sözlü, yenilikçi, üretken, kendi deyimiyle “Tanrı’nın iş kadını olarak yarattığı, ama kendi kendini şair yapan” bir kadındı. Ölümünden sonra, 1926 yılında şiir dalında Pulitzer Ödülü’nü kazandı.
Şairlik kariyerine otuzlu yaşlarının ortalarında başladı. Hayatı boyunca 650’den fazla şiir yazdı. 1913 yılında bir gün, “H.D., Imagiste” imzalı bir dizi şiiri okuduktan sonra, kendi şiirlerinin de büyük ölçüde aynı edebi çizgide olduğunu fark etti. Yeni keşfettiği bu şiir tarzı, başlıca savunucusu Ezra Pound tarafından “İmajizm” olarak adlandırılmıştı. İmajizm, “şiirsel ifadeyi en saf, en doğrudan biçimine indirgeyen” yeni bir Anglo-Amerikan edebi tarz olarak belirmişti. 1914 yazında yaptığı bir seyahat sırasında Lowell, imajistler arasında oluşan gruplaşmada farkında olmadan bir aktör haline geldi. Bu süreçte Pound, hareketi birkaç yıllığına resmen terk etti ve Lowell, daha önce kendisinin de katkıda bulunduğu imajist şiir yıllık antolojisinin editörlüğünü üstlendi.
Lowell, imajist şairlerin günlük konuşma dilini kullanmasını, yeni ritimler yaratmasını, konu seçiminde özgür olmasını, imge sunmasını, keskin, net ve yoğun yazmasını istiyordu. Lowell şiirde seslere, kokulara ve renklere olağanüstü bir duyarlılık gösteriyordu. Bazı eleştirmenlere göre duyusal izlenimlerin zengin kelime dağarcığını Lowell kadar usta kullanan başka bir yazar yoktu.
Amy Lowell’ın Geçip Giden Venüs (Venus Transiens) isimli şiiri, yazarın imajist anlayışını çok iyi örnekleyen bir metin. Şair, Botticelli’nin ünlü tablosu The Birth of Venus’e gönderme yaparak, güzelliği ifade etmede ressamın fırçasıyla şairin sözcükleri arasında bir karşılaştırmaya girişiyor. Ancak nihayetinde ne fırçanın ne de sözcüklerin sevgilinin güzelliğini anlatabilmek konusunda yeterli olmadığını fısıldıyor. Lowell, Geçip Giden Venüs şiirini, diğer şiirlerinde olduğu gibi, dilin gerçeği eksiksiz temsil edemeyeceği, yalnızca ona yaklaşabileceği anlayışını benimseyen modernist bir poetika içinde kurgulamış görünüyor.

Kaynaklar
https://www.poetryfoundation.org/poets/amy-lowell