İncirin elleri

Ömrün sırça şişesine dolan

Oud’un hafızası

Yıkanır ruhum

                 buğusuyla..

Özü ziynet

Neylesin

Yasağı, günahı

Derdi anca

Gizlemek kendi cevherini..

Bedenini korur da

                           sütü

koruyabilir mi asıl

          hırs’ın zulmünden

                  bereketli yükünü..

Uzanırken meyvesine

                  bir çocuğun eli

Sabahın yeşiline aç

                        gözlerini..

Kardeşliği ondan dinle

İncir’le

       minicik arıcığın

                  kardeşliğini

Milyonlarca yıl hem

Emzirirken balını

           çiçek bahçesinde

İhanet etmeden birbirine..

Aşkı ondan dinle

Kelebeğe tutkuyla bağlanmış

                  gencecik kirpinin aşkını,

Bir kadınla erkeğin

          sürgün edilişini

              aşk bahçesinden

ve

ne şanslı olduğunu

         uç uç böceğinin..

Açlığı ondan dinle

Çatlak toprakların

                vefalı yemişi

Anlatsın

Nasıl doyurduğunu

Kuşları

         hakça..

Barışı ondan dinle

Gölgesinde uyuyakalmış

                   yılanın dostluğunu

                                         sansarla

Gömerken zehirini

                          usulca..

Toprağı nasıl bölüştüğünü

                          onca nüfusla..

“Andolsun incire ve zeytine!”

Gelincikler açıyor.

Kuşların dansı başladı..

Gülsün Gökalp