Yeni yılda tek dileğim, ‘Mucize’ sözcüğünün tedavülden kalkması. Hatta öyle bir kalksın ki, bundan sonra hiç mucize beklemeyelim, diyorum. Mucizelerin olmadığı bir dünyada, insanın eyleme geçip bir şeyler yapması, yapamıyorsa bile ses çıkarması gerekir diye düşünüyorum. Mucize beklediğimiz şeyler, aslında yaşamımızı sürdürebilmemiz için gerekli olan temel ihtiyaçlara dönüşmüşken… Olağan isteklerimiz, olağanüstü dileklere yani mucizelere dönüşürken, “Bize ne oluyor? Neden böyle oluyor?” diye sormamız gerekmez mi? Ben inanıyorum ki insan, ancak mucizeler ortadan kalktığında bunu sorabilir. Bunu sormanın zamanı çoktan gelmiş olmalı, diye düşünüyorum.

“Bir mucize olsa da…” diyerek başladığımız cümlelerin ardından gelen dileklerimiz, son on senede hayatta kalmak için gerekli ihtiyaçlarımıza dönüştü. Mucize, gerçek anlamını yitirdi ve belki de eskiden ne anlama geldiğini bile hatırlamıyoruz artık. Eskiden bir mucize yaşadığımızda kendimizi seçilmiş hissederdik. Çekilişten çıkan bir araba, tam da ihtiyacımız varken yolda karşımıza çıkan para, çocukken âşık olduğumuz çocuğun yıllar sonra karşımıza çıkması… Bunlar işte bir mucizeydi. Şimdilerde “Bir mucize olsa da bu kış doğalgaz faturamı geciktirmeden ödeyebilsem, ulaşım abonmanım bitmemiş olsa da bu ayı geçirebilsem, çocuğun geçen seneki okul forması bu sene de üstüne olsa…” gibi boğazımızda bir yumru, yüreğimizde yankılanan cümleler kuruyoruz. Öyle vahim bir haldeyiz ki, bu cümleler bizim mucizemiz olmaya başlamış.

İşte bu yüzden istiyorum, mucizeler olmadan yaşayacağımız bir dünyayı. Birilerinin hayatta kalması için mucizeler gerekliyse, hiçbirimizin mucizeleri olmasın istiyorum. Birileri bugün aç kalmamak için mucize dileniyorsa; bizi eylemsiz kılan, isyanımızı yatıştıran şu mucizeyi yaşamımızdan söküp atalım istiyorum.

İnsanlık, kendi onuruna yaraşan şekilde soluk alıp versin diye istiyorum bunu ama yeni ve adil bir dünya dilemiyorum bu sene. İnsanlığın uğrunda mücadele etmeden kazandığı adaletin bir gün tekrar sarsılacağını bilecek kadar büyüdüm. Ben mucizelerin kökünü öyle bir kazıyalım ki, hak ettiğimiz şekilde yaşamak için geceleri uykumuz kaçsın istiyorum. Geceleri uykumuzu bölen haksızlıkların öcünü gündüzleri alalım istiyorum. Bunun hiç olmayacağını bile bile istiyorum belki de.

Bir gün bu olsa dahi, mucize tedavülden kalkarsa, insanlık yine yeniden mucizeyi çaresizlik içinde yaratacaktır. Bu sebeple bir dileğim daha var: Mucizeler yaratıldıkça, mucizeleri yok etmek isteyenler hep var olsun. Ne kadar karanlık olursa olsun, kör kalmak istemeyenler, ışığın dışarıdan değil, içimizden geleceğini bilenler hep var olsun isterim.

Işıl Gülseren