• EVGENY GRİNKO’NUN HEYECANLA BEKLENEN ALBÜMÜ “WİNTER MOONLİGHT” YAYINDA

Evgeny Grinko’nun 2021 tarihli “Orange Marmalade” albümünden bu yana dinleyicileri tarafından büyük bir heyecanla beklenen yeni albümü “Winter Moonlight”, NETTWERK etiketiyle 7 Şubat Cuma günü dinleyicilerle buluştu.

Sanatçının Winter Sunshine EP’sine bir yanıt olarak tasarladığı bu albüm, sanatçının samimi müzikal atmosferini yansıtan İstanbul’daki evinde kaydedildi.

Grikno, yeni albümünün yayınlamasının hemen ardından aşk dolu bir Şubat turnesine çıkıyor. Sanatçı, 13 Şubat’ta AKM’nin büyüleyici atmosferinde Sevgililer Günü’ne özel bir konser verecek. 14 Şubat’ta Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde sahne alacak sanatçı, 16 Şubat’ta, 4 Eylül Kültür Merkezi’nde Sivas’ta ilk kez hayranlarıyla buluşacak. Tarihler 18 Şubat’ı gösterdiğinde Ankara ATO’da dinleyicilerinin karşısına çıkacak Grinko, 20 Şubat’ta İstanbul’da Bostancı Gösteri Merkezi’nde olacak. Sanatçı şubat ayındaki son konserini 21 Şubat’ta İzmir’de The Factory PSM’de verecek.

Kaynak: https://www.rotka.org/


  • 2025 ELEŞTİRMENLERİN SEÇİMİ (CRİTİCS’ CHOİCE) FİLM ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU. “WİCKED”, “EMİLİA PÉREZ” VE “SHOGUN” EN ÇOK ÖDÜL KAZANAN YAPIMLAR OLDU

2025 Eleştirmenlerin Seçimi Ödülleri, Los Angeles orman yangınları nedeniyle iki kez ertelendikten sonra, 7 Şubat’ta Santa Monica’daki Barker Hangar’da düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Sunuculuğunu Chelsea Handler’ın üstlendiği gecede, Anora En İyi Film ödülünün sahibi olurken, Emilia PérezWicked ve The Substance üçer ödülle geceye damga vurdu.

Oyunculuk dalında ödüller güçlü isimlere gitti. En İyi Erkek Oyuncu ödülünü The Brutalist filmindeki performansıyla Adrien Brody kazanırken, En İyi Kadın Oyuncu ödülü The Substance filmindeki rolüyle Demi Moore’un oldu. En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü Emilia Pérez ile Zoe Saldaña, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü ise A Real Pain filmiyle Kieran Culkin kazandı. Emilia Pérez, başrol oyuncusu Karla Sofía Gascón’un tartışmalı sosyal medya paylaşımlarına rağmen, En İyi Yabancı Film ve En İyi Şarkı dallarında ödül kazanmayı başardı. The Substance ise En İyi Orijinal Senaryo ve En İyi Saç ve Makyaj dallarında ödüllendirildi.

Televizyon kategorilerinde Shōgun dört ödülle öne çıkarken, Hacks üç ödül kazandı. En İyi Drama Dizisi ödülü Shōgun’a, En İyi Komedi Dizisi ödülü Hacks’e gitti. En İyi Mini Dizi ödülünün sahibi ise Baby Reindeer oldu.

Eleştirmenlerin Seçimi Ödülleri, ABD ve Kanada’daki en büyük eleştirmen organizasyonu olan Critics Choice Association (CCA) tarafından veriliyor. 600’den fazla eleştirmen ve eğlence gazetecisinin oy kullandığı ödüller, sinema ve televizyon dünyasının en prestijli organizasyonları arasında yer alıyor.

Kaynak: https://kayiprihtim.com/


  • MERVE DENİZCİ’NİN KİŞİSEL SERGİSİ “SÜREGELEN BÜTÜN BU ŞEYLER ARASINDA” 24 OCAK’TA MARTCH ART PROJECT’TE AÇILDI. 
Merve Denizci, “Süregelen bütün bu şeyler arasında” sergisi genel görünümü, Martch Art Project, 2025.

Merve Denizci’nin Süregelen bütün bu şeyler arasında adlı kişisel sergisi, izleyiciyi mekân, iktidar ve nesnelerin temsili üstüne yeniden düşünmeye itiyor. Galeri mekânının odalara bölünmüş hâlini dış dünyanın iç dünyamızı nasıl etkilediğine dair bir metafor olarak kullanan sanatçı; sergisinde farklı medyumlarda betimlediği nesneler aracılığıyla resmin illüzyonu ve kamusal-özel alan diyalektiği üstüne bir anlatı kuruyor.

Serginin ilgi çekici yanlarından bir başkası ise kavramsal metin olarak da alıntılarından yararlandığı, kendisiyle bir söyleşi biçiminde olan “monodialog” metni. Monodialog’da serginin kavramsal altyapısından sanata yaklaşımına dek birçok konuyu ele alıyor. 

Merve Denizci’nin Süregelen bütün bu şeyler arasında sergisi 7 Mart tarihine dek Martch Art Project’te devam ediyor.

KAYNAK: https://artdogistanbul.com/

Sanatçı ile Sine Ergün’ün yaptığı haber/ söyleşinin tamamı için; https://artdogistanbul.com/suregelen-butun-bu-seyler-arasinda-martch-art-projectte/


  • İSTANBUL MODERN, GÜZEL SANATLAR MEZUNLARI İÇİN EĞİTİM PROGRAMI DÜZENLİYOR

İstanbul Modern, Türkiye’nin çeşitli illerinden güzel sanatlar mezunlarına yönelik “Sanat Yolunda” adlı yeni bir eğitim programı başlatıyor. Programa başvurular başladı.

Müzeden yapılan açıklamaya göre, Nescafe desteğiyle gerçekleştirilen proje, katılımcıların profesyonel gelişimlerini desteklemeyi ve sanat eğitiminde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.

Sanat tarihçileri, akademisyenler ve sanatçıların geliştirdiği eğitim programı, ilk yılında Nevşehir, Trabzon, Mardin ve Van’da düzenlenecek atölye çalışmalarıyla çevrim içi eğitimlerden oluşuyor.

Program, katılımcıları modern ve çağdaş sanatın tarihsel gelişimi, farklı disiplinlerle ilişkisi, düşünce tarihi ve siyasal-toplumsal dönüşüm gibi konuları ele alan seminer ve paneller aracılığıyla kuramsal çalışmalar yapmaya davet ediyor.

Kaynak: https://t24.com.tr/

Ayrıntılı bilgi için; https://www.istanbulmodern.org/egitim/sanat-yolunda


  • JUDİTH HERMANN’IN BİRBİRİMİZE HER ŞEYİ SÖYLEYEBİLİRDİK ADLI ROMANI SİA KİTAP TARAFINDAN İLKNUR ÖZDEMİR ÇEVİRİSİYLE YAYIMLANDI.

Tanıtım bülteninden:

“Sonradan Jon’a kısa bir not yazdım. (…) Çok yazık, dedim, birbirimize her şeyi söyleyebilirdik. Jon sık sık hatırlatır bunu. Sözümü tekrarlar – birbirimize her şeyi söyleyebilirdik, bu ‘her şey’ neler olurdu, diye sorar bana.”

Alışılmadık şartlarda geçen zorlu bir çocukluk, ikiye bölünmüş bir Berlin, terapi, kimi zaman zehirli kimi zaman şifalı gelen aile ilişkileri, kadın arkadaşlığının, anneliğin değişken doğası, eski aşkların, seçilmemiş yolların bıraktığı izler… Judith Hermann, Birbirimize Her Şeyi Söyleyebilirdik’te hem bunları anlatıyor hem de bazı sorulara yanıt arıyor: Yazmak hayata mı öykünür? Hatıralar sadece anımsanan mı yoksa kurulan şeyler midir? Söze dökülmeyen hisler ne kadar gizli kalabilirler? Yapıtlarıyla Kleist ve Hugo Ball Edebiyat Ödülü gibi pek çok ödüle layık görülen Judith Hermann’ın anılarından yola çıktığı, romana yaklaşan bir yapıda yazdığı ve hayata, edebiyata karşı tavrını ortaya serdiği Birbirimize Her Şeyi Söyleyebilirdik’i yeni başlangıçlara, yaşamın geçiciliğine dair samimi bir itiraf.

Kaynak: https://www.edebiyathaber.net/


  • 1992’DE YAŞAMINI YİTİREN RESSAM BURHAN UYGUR’UN RETROSPEKTİFİ CASA BOTTER’DE SERGİLENMEYE BAŞLADI. 
Fotoğraf: BirGün

İstanbul Beyoğlu’nun vitrin mekânlarından olan Casa Botter, ‘Solo Botter’ sergi dizisini ressam Burhan Uygur’un yapıtlarıyla sürdürüyor. Kendisini ‘gezginci’ olarak tanımlayan Uygur’un 1970-1990 yılları arasında ürettiği yapıtlarının sanatseverlerle buluştuğu sergi, hayatın içinde anlarla karşılaştırıyor izleyenleri. Küratör Levent Çalıkoğlu, Uygur’un Türk resim sanatının çok özel ve ayrıcalıklı isimlerinden biri olduğunu vurguluyor.

Türkiye’de modern sanatın bugün aramızda olmayan isimlerine odaklanan Solo Botter, bu kez Uygur’un retrospektifiyle, onun sanata bakışını, dönemin ruhunu anlamamızı, anılarını yaşatmayı amaçlıyor.

İBB Kültür ve İBB Miras ev sahipliğinde düzenlenen ‘Solo Botter: Burhan Uygur’ sergisi, 20 Mayıs’a kadar pazartesi hariç her gün 10.00 – 19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

Kaynak: https://www.birgun.net/


  • SALON İKSV 15 YAŞINDA! SALON’UN İLKBAHAR PROGRAMI AÇIKLANDI

16 Ocak akşamı 15. yaşını kutlayan Salon İKSV, 2025 yılında da müzikseverleri Beyoğlu’ndaki evinde iyi ve yeni müzikle buluşturmaya devam ediyor. İlkbahar sezonunun açıklanan ilk isimleri arasında Arc de Soleil, Timber Timbre, Alabaster dePlume, Sirens of Lesbos, Istanbul Ghetto Club, Błoto, 3pillie&Friends ve Selût yer alıyor. Biletler 17 Ocak Cuma gününden itibaren alınabilir.

İstanbul’un ev rahatlığındaki canlı performans mekânı Salon İKSV, ilkbahar sezonunda alternatif müziğin sevilen ve yeni isimlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Program, Berlin teknosundan Wrocław’ın köylerine, Ontario’daki bir kasabadan Londra’nın avant caz sahnesine ve İsviçre’den indie keşiflere uzanırken, İstanbul’dan ilham alan müzikleri ve bağımsız sahnenin yükselen isimlerini de ihmal etmiyor.

Salon İKSV’nin ilkbahar programıyla ilgili ayrıntılı bilgi için: www.saloniksv.com

Kaynak: https://www.rotka.org/


  • DOĞAN KİTAP İŞ BİRLİĞİYLE: TARIK TUFAN VE BEYHAN BUDAK SALON’DA

Salon İKSV’nin farklı iş birlikleriyle devam edecek edebiyat söyleşileri Doğan Kitap ile başlıyor. Tarık Tufan ve Beyhan Budak; aşk, aile, sırlar ve benlik üzerine geniş kapsamlı bir sohbet için 18 Şubat saat 20.30 da Salon’da bir araya geliyor.

Radyo ve televizyonda yaptığı kültür-sanat programlarıyla tanıdığımız Tarık Tufan, lisans eğitimini felsefe, yüksek lisansını sosyoloji alanında tamamladı. İlk kitabını 2000 yılında okurla buluşturdu ve bugüne kadar toplam 12 esere imza attı. Son kitabı Gece Açan Çiçekler 2025’te yayımlandı. Romanlarının yanı sıra belgesel ve kurmaca film senaryoları yazmaya devam eden Tufan, Uzak İhtimal filmiyle 2009’da İstanbul Film Festivali’nde, Yozgat Blues filmiyle 2013’te Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Senaryo ödüllerini kazandı. Psikoloji alanındaki çalışmalarıyla geniş kitlelere ulaşan Beyhan Budak ise, psikoloji lisansının ardından klinik psikoloji ve psikolojik danışmanlık alanlarında yüksek lisans yaptı. Kendi kurduğu klinikte sürdürdüğü eğitim ve psikoterapi çalışmalarının yanı sıra, kendine yardım konularında video ve podcastler üretiyor. İkili, psikolojinin ve edebiyatın iç içe geçtiği bir sohbet için Salon’un yolunu tutuyor.

Kaynak: https://saloniksv.com/tr/