Japonya’da prestijli edebiyat ödülleri 1998’den bu yana ilk kez sahipsiz kaldı

Anadolu Ajans’ından Ahmet Furkan Mercan’ın haberine göre, Japonya’da popüler edebiyat eserlerini belirleyen ulusal prestijli “Akutagawa ve Naoki Ödülleri” 27 yıl sonra ilk kez sahipsiz kaldı.
Japon edebiyatının tanıtılmasına öncülük eden “Bungaku Şinkoo” Cemiyeti “173. Akutagawa ve Naoki Ödüllerine” dair açıklamada bulundu.
Açıklamada “Seçim komitesi, 16 Temmuz’da başkent Tokyo’da toplandı ve ödüle uygun eser bulunmadığına karar verdi.” ifadesi kullanıldı.
Resmi Kyodo ajansına göre, ulusal prestijli edebiyat ödüllerini 1998 yılından bu yana ilk kez kazanan bir yazar ve eser olmadı.
Devlet televizyonu NHK’ya göre, “Bungaku Şinkoo” Cemiyeti 1935’ten beri “Akutagawa ve Naoki Ödülleri” ile popüler edebiyat eserlerini belirliyor.
Japon yazarlar “Akutagawa Ryunosuke” ve “Naoki Sanjugo”nun adını taşıyan ödülleri kazananlar, 1 milyon yene (6 bin 700 dolar) layık görülüyor.
“Karanlık Dünya” sergisi 23 Temmuz’da Salt’ta başlıyor

Karanlık Dünya, Metin Erksan’ın yönettiği ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun senaryosunu yazdığı aynı adlı filmin yapım aşamasından itibaren karmaşıklaşmaya başlayan hikâyesini 1950’ler Türkiye’sinin kültürel iklimi içerisinde inceler. Değiştirilmiş versiyonlar, tartışmalar, söylentiler, çelişen tanıklıklar ve arşiv malzemeleriyle birçok soruyu gündeme getiren filmin etrafında gelişen anlatılara bakar.
Toplumsal gerçekçi bir yaklaşımla Sivrialan (Sivas) ve Ürgüp’te (Nevşehir) çekilen film, Âşık Veysel’in çocukluğundan tanınmış bir halk ozanı oluşuna uzanan öyküsünü, melodramatik bir gönül hikâyesi etrafında örer. Ancak dönemin tarımsal kalkınma ve kırsal modernleşme politikalarına uygun olarak yeniden kurgulanan filmin anlatısı beklenmedik şekilde yön değiştirir. Erksan’ın ifadesine göre United States Information Service’ten [Amerikan Haberler Merkezi] alınmış, Hudson tarlalarındaki biçerdöverlere ait görüntüler ile sonradan İstanbul’un çeperlerinde çekildiği söylenen okul ve dispanser sahneleri, idealleştirilmiş bir köy imgesi sunmak için kullanılır. Bu eklemeler, Veysel’in yaşam öyküsünü geri plana iterek filmi dönemin resmî ideolojisinin taşıyıcısı bir propaganda aracına dönüştürür. Değişikliklerin ardındaki nedenler arasında, Ankara’daki Merkez Film Kontrol Komisyonu’nun Aralık 1952–Kasım 1953 tarihli üç raporunda bildirdiği sansür kararları vardır. Raporlarda hangi sahnelerin sakıncalı görüldüğü açıkça belirtilmemekle birlikte, toplumun kusursuz bir şekilde temsil edilmesi kaygısı öne çıkar. Yapımcı Atlas Film’in kurguda yaptığı değişikliklerin ardından film, Âşık Veysel’in Hayatı adıyla 31 Aralık 1953’te vizyona girer. İsmiyle birlikte tüm atmosferi değişen filmin yaratım süreci, ticari kaygılar ve ideolojik gerilimler, filmi eklektik bir ürün hâline getirir.
Bugün film ve filmin hikâyesi hâlâ eksik. Filmden geriye kalan; kopuk bir kurgu, silinmiş ya da eklenmiş sahneler, ses bandındaki bozulmalar, sessizlikler ve bunların çevresinde oluşmuş anlatılardan ibaret. Filmin sansüre uğramadan önceki kurgusu ve yapılan değişikliklerden sonra gösterime girmiş versiyonu bilinmiyor. Dolaşımda olan kopyalar arasında da ses, görüntü ve kurgu farklılıkları var. Serginin araştırma sürecinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Uygulama ve Araştırma Merkezi Arşivi’nde bulunan 35mm nitrat film ise bugüne dek gün yüzüne çıkmamış görüntüleri içeriyor.
Sanatçı Mike Bode ile senarist Caner Yalçın’ın uzun soluklu araştırmasına dayanan sergi, Karanlık Dünya‘yı yeniden inşa etmek yerine eklemeler, eksiltmeler ve kopmalarla şekillenen filmi katmanlarına ayırıyor. Bu görüntülere, filmin uğradığı müdahale ve dönüşümlerin, kopyalar arası farklılıkların izini süren bir senaryo eşlik ediyor. Filmin parçalı hâlini sahiplenen sergi, filmin dolaşımına yön veren ideolojileri, sansür mekanizmalarını ve üretim koşullarını irdelemeye yönelik hatlar oluşturuyor.
Salt’tan Gülce Özkara tarafından programlanan sergi paralelindeki kamu programları saltonline.org ve Salt’ın sosyal medya kanallarında duyurulacak.
Kaynak: https://www.edebiyathaber.net/karanlik-dunya-sergisi-23-temmuzda-saltta-basliyor/
5. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali’nin Biletleri Satışa Çıktı

Bu yıl “Nota Nota Dostluk” sloganıyla 5. yaşını kutlayan İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali’nin konser biletleri Biletix’te satışa çıktı! 5 – 18 Eylül 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek 5. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali, oda müziğinin samimiyeti, çeşitliliği ve zenginliğini merkeze alan özgün programıyla dünyanın dört bir yanından sanatçıları İstanbul’da, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda buluşturacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı (İBB Kültür) tarafından düzenlenen festival, 5. yılında da çoğu ilk kez ülkemize gelen iki Grammy ve Emmy ödüllü The King’s Singers, Saxback Ensemble, Stockholm Syndrome Ensemble gibi efsanevi oda müziği gruplarını ve yıldız isimleri ağırlayacak. Viyolonsel sanatçısı Nil Kocamangil’in kurucusu ve genel sanat yönetmeni olduğu festival, konserlerin yanı sıra ücretsiz olarak düzenlenen masterclass programları ve söyleşilerle her yaştan katılımcıya hitap eden ilham verici bir deneyim sunacak.
Kaynak: https://www.rotka.org/5-istanbul-uluslararasi-oda-muzigi-festivalinin-biletleri-satisa-cikti/
5. SİNEMADA FİLM FESTİVALİ

İstanbulluların yaz aylarında heyecanla beklediği Sinemada Film Festivali bu yıl 5. yaşını kutluyor!
23-27 Temmuz’da gerçekleşecek festivalde En Sevdiğim Pastam, Büyük Kuşatma, Gecenin Kıyısı gibi filmler; Serra Yılmaz, Özcan Alper, Ece Yaşar gibi isimlerle söyleşiler; Tülin Özen moderatörlüğünde Pelin Esmer ile Ustalık Sınıfı ve Çocuk Matinesi programları sinemaseverleri bekliyor. Festival 5. yılında hayata geçirdiği “İstanbul Sinema Ofisi Seyirci Özel Ödülü” ile izleyicileri festivalin aktörlerinden biri haline getirmeyi de hedefliyor.
Büyükada ve Heybeliada’da düzenlenen 5. Sinemada Film Festivali’nin bu yılki sürpriz mekânı ise tarihi Paşabahçe Vapuru. Dünyanın yaşayan ve üreten en eski tersanesi olan Haliç Tersanesi’nde İBB Şehir Hatları tarafından restore edilerek tekrar sefere çıkan vapur, Yeşilçam klasikleriyle yolculuk yapma keyfi yaşatacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı (İBB Kültür) tarafından FilmKoop işbirliğiyle düzenlenen 5. Sinemada Film Festivali tüm sinemaseverlerin katılımına açık ve ücretsiz!
Yaz aylarında sinemanın büyüsünü Adalar’a taşıyan Sinemada Film Festivali, beşinci yılında da özenle hazırlanan programıyla dikkat çekiyor. İBB Kültür bünyesindeki İstanbul Sinema Ofisi yürütücülüğünde, Filmkoop işbirliğiyle, İBB Turizm ve İBB Orkestra’nın destekleriyle hazırlanan program kapsamında son yılların ses getiren filmleri her yaştan sinemaseverle buluşurken sinemamızın önemli isimleriyle söyleşi ve atölyeler de gerçekleşecek.
Kaynak: https://kultursanat.istanbul/haberler/sinemada-film-festivali-5-yasinda
“Üç Ayaklı Kedi” 18. İstanbul Bienali’nin Mekânları Duyuruldu!

İKSV tarafından, 2007–2036 Bienal Sponsoru Koç Holding’in desteğiyle düzenlenen 18. İstanbul Bienali, Üç Ayaklı Kedi başlığıyla 20 Eylül–23 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bienal kapsamında 40’ın üzerinde sanatçının eserleri Beyoğlu-Karaköy hattında, 8 farklı mekânda görülebilecek.
Sabit bir sergi mekânı olmayan İstanbul Bienali, her edisyonunda farklı mekân kullanımıyla İstanbul’la ilişkisini yeniden tanımlıyor. İlk ayağı 20 Eylül’de başlayacak üç yıllık 18. İstanbul Bienali’nin mekânları da yine küratör Christine Tohmé’nin oluşturduğu kavramsal çerçeveyle ilişkili bir yaklaşımla belirlendi. Bienalin ilk ayağında çok sayıda mekânın kullanılması sergi ziyaretine çeşitlilik katarken, mekânların birbirlerine yakınlıkları bütünlüklü bir bienal deneyimi sunacak.
Tamamı yürünerek ziyaret edilebilecek bienal mekânları, ulaşım nedeniyle karmaşık planlar yapmayı gerektirmeden, yol boyunca molalar verip soluklanarak gezilebilecek. Böylece bienal, şehri ve sokakları sergi dokusunun bir parçası olarak yaşamayı, eserlerle zamanın doğal akışında karşılaşma ve ilişki kurmayı mümkün kılacak.
Kaynak: https://www.artkolik.net/haber/uc-ayakli-kedi-18-istanbul-bienalinin-mekanlari-duyuruldu-18808
22. Gümüşlük Müzik Festivali ‘son çivi, ilk nota’ ile başlıyor!

Bodrum’un en gözde koylarından Gümüşlük’te 21 yıl önce başlayan heyecan, tüm hızıyla devam ediyor. Bu yıl 22. kez düzenlenecek Gümüşlük Müzik Festivali yine dünya genelinden ve ülkemizden gelecek birbirinden ünlü müzisyen ve sanatçıyı ağırlamaya hazırlanıyor…
İki piyanist; Gülsin Onay ve Eren Levendoğlu’nun 21 yıl önce küçük bir piyano festivali olarak başlattıkları Gümüşlük Müzik Festivali, bugün Türkiye’nin önemli müzik festivalleri arasında yoluna devam ederken, her yıl enstrümanında virtüözlüğü yakalamış müzisyenleri sahnesine konuk ediyor. Klasik, caz, etnik, deneysel ve DJ performanslarına kadar geniş bir alanda konserlere ev sahipliği yapan Gümüşlük Müzik Festivali, 20 yıldır da Gümüşlük Festival Akademisi çatısı altında, ülkemizden ve dünyadan genç yeteneklere eğitim verme geleneğini sürdürüyor. Bu yıl düzenlenecek iki piyano ve bir keman sınıfına katılacak genç yetenekler “Kumda” başlığı altında birer de konser verecek…
Kaynak: https://www.artkolik.net/konser/22-gumusluk-muzik-festivali-son-civi-ilk-nota-ile-basliyor-18779
