KAZ DAĞLARI’NDA SANAT

Kaz Dağları’nın büyüleyici doğasında, sanat kent sınırlarını aşıyor. Simurg Inn ve x-ist işbirliğiyle gerçekleşen Walls Embraced sergisi, 11 çağdaş sanatçının eserlerini Aristoteles’in izinden giderek, doğayla iç içe bir mekâna Simurg Inn’in yaşam alanına taşıyarak izleyiciyle buluşturuyor.

Yaz boyunca Simurg Inn’in taş duvarlı odaları, ahşap terasları ve ortak alanları sanatla yeniden şekilleniyor. Sergi kentten uzak, doğa ve tarihle çevrili bir atmosferde, sanatla olağan yaşamı bir araya getiriyor. x-ist sanatçılarından Ali Bilge Akkaya, Ansen, Aylin Zaptçıoğlu, Burçin Başar, Merve Atılgan, Metin Alper Kurt, Murat Palta, Seda Hepsev, Serkan Yüksel, Tayfun Gülnar ve Tuba Şamlı’nın eserlerinin yer aldığı seçki, sanatın yalnızca galeri duvarlarıyla sınırlı olmadığını gösteren etkileyici bir kurguya sahipSergi, eserlerin sunulduğu mekânla kurduğu diyalogla, izleyiciyi sanatın mekânsal algısı, şehir-doğa ilişkisi ve estetik duyarlılık üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.

Sanatı sadece izlemek değil, mekânla ve doğayla birlikte deneyimlemek isteyenler için sergi 1 Eylül 2025 tarihine kadar Simurg Inn’in Çanakkale/Ayvacık’taki mekânında ziyaret edilebilir.

Kaynak: https://artdogistanbul.com/

İFSAK ULUSAL KISA FİLM VE BELGESEL YARIŞMASI BAŞVURULARI BAŞLADI

 İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK) tarafından bu yıl 46.’sı düzenlenen İFSAK Ulusal Kısa Film ve Belgesel Yarışması için başvurular başladı. Yarışmaya başvurular, İFSAK’ın resmi internet sitesi yarışma sayfası üzerinden gerçekleştirilecek. Ön elemeyi geçen filmler Şubat 2026 itibarıyla web sitesinin yarışma sayfasından ilan edilecek ve seçilen yapımlar, 9 Mart- 15 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan 32. İFSAK Kısa Film Festivali kapsamında izleyiciyle buluşacak.
Türkiye’de kısa film ve belgesel alanında üretimi teşvik eden ve destek olan yarışmaya, 1 Ocak 2024 tarihinden sonra çekimine başlanmış ya da tamamlanmış yapımlar başvuruda bulunabilecek. Son başvuru tarihi 15 Aralık 2025. Yarışmada derece alan kısa film ve belgeseller festivalin sonunda düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak.
Yarışmanın ön jürisinde; 45. İFSAK Ulusal Kısa Film ve Belgesel Yarışması Kurmaca Dalı Birincisi Yakup Tekintangaç, Sinema Yazarı ve Klinik Psikolog Tuğba Kurt Ulucan ile İFSAK Sinema Birimi Koordinatörü Işıl Yaman yer alıyor. Ana jüri üyeleri ise yılsonunda kamuoyuyla paylaşılacak.
Kaynak: https://www.evrensel.net/

KALBEN’DEN KİMSENİN AŞKA VE YAKINLIĞA HALİNİN KALMAMASINDAN DOĞAN YENİ ŞARKI: “KANDIRMA”

Güçlü sesi ve benzersiz hikâye anlatıcılığıyla müzikte onuncu yılına yaklaşan Kalben, yeni bir dönemin habercisi olan Kandırma ile dinleyicilerini selamlıyor. Şarkının sözü ve müziği sanatçının kendine, düzenlemesi Sakin’in kurucusu ve pop dünyasında birçok hit şarkının mimarı olan Onur Özdemir’e ait. Üretim mutfağında, mix’te Alp Turaç, mastering’de Ahmet Gökhan Coşkun imzası var.
Eserleri New York’tan Leipzig’e kadar geniş ve global bir yelpazede alan bulan Barış Çavuşoğlu’nun “evim yuva” sergisinin ana mekanlardan biri olduğu klibin yönetmeni, Ömer Faruk Doğan.
Anadolu’nun kök seslerinden beslenen Kandırma, Kalben’in alaturka türünde de kendine has tarzıyla dolaştığı ve her hayattan insanla şefkatle kucaklaştığı bir eser olarak sanatçının diskografisindeki yerini alıyor.
Hoş Bir Seda ve DMC ortak etiketi ile yayımlanan “Kandırma” tüm dijital platformlarda, klibi ise NetD kanalında yayında!
Kaynak: https://www.rotka.org/

YILMAZ ŞENER’İN ELİA ADLI ROMANI İLETİŞİM YAYINLARI TARAFINDAN YAYIMLANDI.

Tanıtım bülteninden:
Yılmaz Şener, ütopya ile distopya arasında gidip gelen bir dünya yaratıyor. Sıradan insanların hayatlarının bir anda nasıl allak bullak olabileceğini; gücün, baskının parmağını değdiği yerde yarattığı mutsuzluğu anlatıyor.
“Hepimiz bir şekilde başladığımız yere dönüyoruz. Bir anlamda hayatımız da bir ada gibi; dört tarafımız hiçlikle çevrili.”
Elia, sakinlerinin kendi halinde yaşadığı uzak ve unutulmuş bir ada. Bir gün iki gizemli adam çıkıp geliyor. Sonra sorular başlıyor, can sıkıntıları, korkular…
Elia, olmaz diye bir şeyin “olmadığını” gösteren bir roman…
Kaynak: https://www.edebiyathaber.net/

BALKANLARIN DİRENİŞ MÜZİĞİ, DUBİOZA KOLLEKTİV, 24 AĞUSTOS’TA İSTANBUL’DA.

(Fotoğraf: BirGün)

 

Balkan müziğinin keyifli gruplarından Dubioza Kolektiv, enerjik sahne performansları ve sivri politik sözleriyle tanınıyor. Bosna, Hırvatistan, Slovenya ve Sırbistan’dan müzisyenlerin bir araya gelmesiyle kurulan grup, sansürden göçe, neoliberalizmden kültürel tek tipleşmeye uzanan geniş bir politik yelpazede şarkılar üretiyor. Dubioza Kolektiv’in çok dilli ve çok kültürlü kimliği, müziğinin merkezinde yer alıyor. Ekip şarkılarını hem ana dillerinde hem de İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve İtalyanca yazıyor. Daha önce Türkiye’de birçok konser veren grup 24 Ağustos’ta İstanbul’daki Küçükçiftlik Park’ta tekrar müzikseverlerin karşısında olacak.
Kaynak: https://www.birgun.net/

ANARŞİST BİR KÖPEĞİN ROMANI: “CSUTORA”

Sándor Márai’nin dokunaklı olduğu kadar komik, anarşist bir köpeğin hikâyesi anlattığı romanı Csutora – Şahsiyetli Bir Köpeğin Hikâyesi, Tarık Demirkan’ın çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

Her şey burjuva bir kocanın, eşine son anda bir Noel hediyesi olarak yavru köpek getirmesiyle başlar. Başlangıçta evdeki herkes köpeğin büyüsüne kapılır, ona bir biblo gibi davranırlar, istediklerinde kucaklarına alırlar, canları sıkıldığında da bırakırlar. Hayvan büyüdükçe, özellikle onun safkan bir Puli değil de melez bir köpek olduğunu öğrendikten sonra ev halkının tavrı gitgide değişir. Her türlü disipline kayıtsız, özgürlüğüne düşkün Csutora’ysa evcilleştirilme çabalarına isyan eder, eğilip bükülmeden kendi bildiğini okur. Ancak kulağa ilk başta biraz komik ve eğlenceli gelen bu durum bir felaketle sonuçlanır.

Kaynak: https://www.artfulliving.com.tr/

DENİZ DOĞRUYOL’UN YENİ KİŞİSEL SERGİSİ “BİR KERE OLDUM, BİN KERE DOĞDUM” BARUTHANE’DE

Deniz Doğruyol’un izleyiciyi kişisel ve toplumsal dönüşümün izlerini sürmeye davet eden “Bir Kere Oldum, Bin Kere Doğdum” başlıklı yeni kişisel sergisi 25 Ocak 2026 tarihine kadar Baruthane’de sanatseverlerle buluşuyor.
İBB Kültür ve İBB Miras’ın katkılarıyla gerçekleşen, küratörlüğünü Ceylan Önalp’ın üstlendiği “Bir Kere Oldum, Bin Kere Doğdum” sergisi, Deniz Doğruyol’un papier-mâché (kâğıt hamuru) tekniğiyle ürettiği heykellerden oluşuyor. Geri dönüştürülmüş kâğıtlar, kırık objeler ve kişisel izlerden oluşturduğu figürlerle geçmişten gelen parçaları yeniden bir araya getiren sanatçı, onlara yeni bir benlik kazandırıyor. Doğruyol’un yeni bedenlere dönüştürdüğü etkileyici figürler ziyaretçileri hissetmeye, yazmaya ve hatırlamaya çağırıyor. Sergide Baruthane’nin taş duvarları arasında yer alan figürler, kayıp, dönüşüm ve yeniden doğuş temalarıyla kişisel bir ritüel alanı yaratıyor. Doğruyol’un Jung’un arketip kuramından ilham alan sergisi, geçmişten gelen kırık parçaları dönüştürerek yeni bir benliğe alan açıyor. Sergide, sanatçının el yazısıyla duvarlara yazılmış kısa cümleler ve izleyiciyi sürece dâhil eden kâğıttan tuzluklar, dilek ağacı gibi yerleştirmeler de bulunuyor. Bu ifade ve yerleştirmeler, ziyaretçileri kendi iç sesini dinlemeye ve serginin bir parçası olmaya davet ediyor.
Deniz Doğruyol’un “Bir Kere Oldum, Bin Kere Doğdum” sergisini 25 Ocak 2026 tarihine kadar pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Ataköy’de bulunan Baruthane’de ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.
Kaynak: https://www.artfulliving.com.tr/