KÜLTÜR SANAT HABERLERİ
BAKIRKÖY BELEDİYE TİYATROLARI KASIM’DA DÖRT OYUNLA SAHNEDE

Türkiye’nin üçüncü ödenekli tiyatrosu olan Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT), Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş liderliğinde Kasım programını açıkladı. BBT, bu ay Leyla Gencer Opera ve Kültür Merkezi’nde dört farklı yapımla izleyici karşısına çıkacak.
Ay boyunca sahnelenecek oyunlar arasında Haldun Taner’in “Eşeğin Gölgesi”, Ferdinand von Schirach’ın “Terör”, Ebru Nihan Celkan’ın “Babil Kuleleri” ve çocuklara yönelik “Tiyatronun Büyüsü” yer alıyor.
Haldun Taner’in toplumsal hiciv klasiği “Eşeğin Gölgesi”, Murat Karasu rejisiyle 1, 7, 15, 21 ve 29 Kasım’da sahnelenecek. Hayali bir ülke olan Abdalya’da geçen oyun, küçük bir “gölge parası” tartışmasının yozlaşmış sistemin etkisiyle ülke krizine dönüşmesini hiciv dolu bir dille anlatıyor.
“Terör” adlı oyun ise izleyiciyi karar verici konuma getiriyor. Nurkan Erpulat yönetimindeki yapımda, bir savaş pilotunun terör saldırısını önlemek için bir yolcu uçağını düşürmesinin ardından yaşanan etik sorgulama ele alınıyor. Seyirciler, salonda jüri gibi oy kullanarak pilotun kaderine karar veriyor. Oyun 8, 13, 22 ve 28 Kasım’da sahnelenecek.
“Babil Kuleleri” ise 20 Kasım’da izleyiciyle buluşacak. Ebru Nihan Celkan’ın yazdığı, Fidan Tek Koşar’ın yönettiği oyun, bir gökdelen inşaatında yaşanan iş cinayetleri üzerinden sınıfsal çelişkileri ve modern kent yaşamının karanlık yüzünü sahneye taşıyor.
https://www.evrensel.net/, Şeyma Akcan Haberi
PAŞABAHÇE MAĞAZALARI’NDAN FÜREYA KOLEKSİYONU

Cumhuriyet tarihinin ilk kadın seramik sanatçılarından biri olan Füreya Koral’ın “sanatı yaşamın içine katma” vizyonundan ilham alan Paşabahçe Mağazaları, yeni koleksiyonu “Füreya”yı sanatseverlerle buluşturuyor.
Cam ve seramiği ustalıkla bir araya getiren özel tekniklerle hayata geçirilen Füreya Koleksiyonu, 22 özel parçadan oluşuyor. “Ateş ve Sır” mottosuyla hazırlanan koleksiyon; kuş motifli vazolar, dekoratif tabaklar, fincanlar, kalemlikler, bardak altlıkları ve nazarlıkların yanı sıra Füreya Koral’ın ikonik eserlerinden esinlenen tasarımlar içeriyor. Bazı ürünler ise limitli sayıda üretilerek koleksiyona özel bir değer katıyor. Sanatı gündelik hayatın bir parçası hâline getirmeyi amaçlayan bu seçki, hem yaşam alanlarına estetik bir dokunuş sağlıyor hem de özel günler için anlamlı hediye alternatifleri sunuyor.
Füreya Koral’ın sanat anlayışıyla örtüşen koleksiyon, onun eserlerinde sıkça kullandığı kuş figürleriyle özgürlüğü ve çocukluk anılarının dinginliğini yeniden canlandırıyor. Paşabahçe Mağazaları, bu projede sadece tasarımlarıyla değil, aynı zamanda toplumsal katkısıyla da öne çıkıyor. Türk Eğitim Vakfı (TEV) ile yapılan iş birliği sayesinde koleksiyondan doğan telif hakları, üstün başarı sanat bursuna aktarılacak ve Cumhuriyet’in genç sanatçılarına destek olacak.
Kaynak: https://www.artfulliving.com.tr/
DİLBİLİMCİLER ÇILGINA DÖNDÜ: DİCTİONARY.COM, ANLAMSIZ BİR TİKTOK AKIMINI 2025’İN “YILIN KELİMESİ” SEÇTİ

Dictionary.com, 2025 yılı için “67”yi (six-seven) “Yılın Kelimesi” ilan etti. Başlangıçta TikTok’ta ortaya çıkan ve hiçbir somut anlam taşımayan ifade, kısa sürede gençler arasında bir sosyal simgeye dönüştü. Platform, seçimin “yeni kuşağın dili nasıl dönüştürdüğünü” gösterdiğini vurgularken, bazı dilbilimciler kararın “dil kavramının sınırlarını zorladığını” düşünüyor.
Son yıllarda sosyal medyanın dil üzerindeki etkisi giderek artarken, özellikle Z kuşağı ve Alfa kuşağının dijital platformlarda ürettiği içerikler, günlük konuşma dilini şekillendirmeye devam ediyor. Bu değişimin en çarpıcı örneklerinden biri olan “67” fenomeni, geleneksel dilbilim yaklaşımlarını sorgulatıyor.
İnternet kültürünün yeni nesil üzerindeki etkisini gösteren “67” terimi (ya da 6-7), platform verilerine göre sadece ekim ayında, 2024’ün tamamına kıyasla altı kat daha fazla dijital medyada yer aldı. Terim, asla “altmış yedi” olarak telaffuz edilmiyor ve genellikle eller yukarı bakacak şekilde, avuç içleri alternatif olarak yukarı aşağı hareket ettirilerek söyleniyor.
Dictionary.com’un seçimi, “agentic”, “aura farming”, “Gen Z stare”, “overtourism”, “tariff” ve “tradwife” gibi terimlerin yer aldığı kısa listeden yapıldı. Platformun açıklamasına göre “67” terimi bazıları tarafından “öyle böyle”, “belki şu, belki bu” gibi anlamlarda kullanılıyor olsa da, asıl önemli özelliği tanımlanamaz oluşu.
Kaynak: https://kayiprihtim.com/
EDEBİYATİST DERGİSİ KASIM-ARALIK SAYISI ÇIKTI

Tanıtım metninden
İrlanda Edebiyatı’nı konu edindiğimiz bu sayıya İrlanda’dan dahil olan sevgili dostum Serhat Demirel, Meltem Gürle’nin “İrlanda Defteri” isimli eserinden bir anekdot aktarır: “Bir edebiyatsever için Dublin’e gitmek bir tür hac yolculuğu sayılır.” Sayının konusuna karar verirken edebiyat haccına çıkacağımızı düşünmesek de hem Serhat Demirel hem de kıymetli Fuat Sevimay’ın katkılarıyla sayının bambaşka bir derinliğe kavuştuğu da aşikâr.
Dosyanın içine girene dek İngiliz ya da Amerikalı zannettiğimiz onca yazarın, şairin, aslında İrlandalı olduğunu, Dublin’in Dünya edebiyatı için ne kadar merkezi durduğunu inanın ben de bilmiyordum. Şimdi ise korktuğumuz Drakula’nın, çocukken okuduğumuz Gulliver’in, büyüyünce okuyup bitiremediğimiz Ulysses’in Patates Kıtlığının göbeğinde doğduğunu biliyorum.
Joyce’un dediği gibi; “düşünerek değişmez bu gerçekler. Zaman onları dağlamış bukağılamış dışladıkları sonsuz olasılıklar odasına yerleştirmiştir. Ama hiç olmadıklarına göre gerçekleşmiş olabilir miydi bütün bunlar? Yoksa gerçekleşen şeyler miydi mümkün olan sadece?”
…en azından III. Vlad Tepeş gerçekten de kan içen bir vampir olabilir miydi?
Okuyalım bakalım… Bu sayı da siz okuyucuya emanet…
Kaynak: https://www.edebiyathaber.net/
YANN TİERSEN HAZİRANDA YENİDEN İSTANBUL’DA

Fotoğraf: Aurélie Scouarnec
Fransız besteci, piyanist ve multi-enstrümantalist Yann Tiersen, uzun bir aranın ardından yeniden İstanbul’da sahne alacak. Konser, 20 Haziran 2026 Cumartesi akşamı Maximum Uniq Açıkhava’da gerçekleştirilecek. Biletler 7 Kasım Cuma günü satışa çıkacak.
Kariyerinde 30 yılı geride bırakan Tiersen, punk sahnesinden elektronik müziğe uzanan üretimleriyle tanınıyor. Amélie filminin müzikleriyle uluslararası alanda büyük yankı uyandıran sanatçı, bu çalışmasıyla César Ödülü ve BAFTA adaylığı da elde etmişti.
Tiersen, bu yıl yayımladığı “Rathlin from a Distance | The Liquid Hour” adlı albümünde, doğayla kurduğu bağı ve müzikal dönüşümünü yansıtıyor. Albümün ilk bölümü olan Rathlin from a Distance akustik piyano eserlerinden oluşurken, The Liquid Hour elektronik unsurlar ve deneysel ritimlerle ilerliyor.
İstanbul konserinde sanatçı, geçmiş yıllardaki çalışmalarının yanı sıra yeni albümünden seçkiler de seslendirecek.
Kaynak: https://www.evrensel.net/ (Merve Tur haberi)
GÖSTERİM: KARANLIK DÜNYA / ÂŞIK VEYSEL’İN HAYATI SALT BEYOĞLU’NDA

Karanlık Dünya / Âşık Veysel’in Hayatı (1953) filminden bir kare©Atadeniz Film
Sanatçı Mike Bode ile senarist Caner Yalçın’ın uzun soluklu araştırmasına dayanan Karanlık Dünya Salt Galata’da devam ediyor. Sergi, aynı adlı filmin hikâyesini 1950’ler Türkiye’sinin kültürel iklimi içerisinde inceliyor. Metin Erksan’ın yönettiği ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun senaryosunu yazdığı film, sergi süresince belirli aralıklarla Salt Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da gösterilecek.
Program kapsamında filmin MSGSÜ’deki restore edilmemiş kopyasının Atadeniz Film’de bulunan versiyona göre düzenlenmiş hâlinin yanı sıra MSGSÜ’nün arşivinde ortaya çıkan yeni görüntüler gösterilecek.
Gösterim Tarihleri:
6 Kasım Perşembe, 19.00
6 Aralık Cumartesi, 17.00
Haberin Ayrıntısı İçin; https://saltonline.org/tr/2923/gosterim-karanlik-dunya-asik-veyselin-hayati?home
Kaynak: https://saltonline.org/tr
ZEKİ DEMİRKUBUZ’UN OBJEKTİFİNDEN BİR YALNIZLIK BAKIŞI

Zeki Demirkubuz’un kamerası, bu kez bir film sahnesinin değil, hayatın kendisinin sessiz çerçevelerini yakalıyor. CerModern ve Art On iş birliğiyle düzenlenen Hayatta ve Fotoğrafta En İyi Pozu Yalnızlar Verir başlıklı sergi, 1–30 Kasım 2025 tarihleri arasında Ankara CerModern’de izleyiciyle buluşuyor. Küratörlüğünü Ebru Yılmaz’ın üstlendiği sergi, Demirkubuz’un sinemasında derinlemesine işlediği “yalnızlık” temasını bu kez fotoğraf aracılığıyla yeniden düşünmeye davet ediyor.
Serginin merkezinde, Demirkubuz’un insan varoluşuna dair sorularla örülü estetik yaklaşımı bulunuyor. Küratör Ebru Yılmaz’ın ifadesiyle, “yalınlık burada estetik bir tercih değil, bakışın etik bir disiplini.” Fotoğraflarda yer alan kişiler, manzaralar ya da nesneler, bir pozun parçası olmaktan çok bir duruşun ifadesi hâline geliyor. Yönetmenin sinemadaki içe dönük anlatımı, fotoğraflarda zamanın askıya alındığı sahicilik üzerinden yeniden tanımlanıyor. Böylece sergi, yalnızlığı bir tema olmaktan çıkarıp, insanın kendine ve dünyaya bakış biçimine dönüştürüyor.
Ziyaret Bilgileri
- Tarih: 1 Kasım – 30 Kasım 2025
- Yer: CerModern, Ankara
- Ziyaret Saatleri: Salı – Pazar, 10.00 – 19.00
Kaynak: https://artdogistanbul.com/
