İsmail Güney Yılmaz

İsa nenaz mu itkven Nazimi çkimi    /    Doğru söze ne denir Nazım’ım
İsa nenaz miz mu utkun        /    Doğru söze kim ne demiş
Çkun;                /    Biz
Xirxineri nʒxenepete var moptit    /     Kişneyen atlarla gelmedik
Mitiş dobadona var goptit        /     Kimsenin vatanında gezmedik
Mitti mitiş getasule var bzonit    /    Hiçkimsenin bostanını çiğnemedik
hak bort̆it.                /     Biz buradaydık.

                                Nurdoğan Demir Abaşişi

Lazca, 1928’den beri yazılı bir dildir, Lazcanın Latin alfabesi Türkçeninkiyle akran; fakat gelin görün ki Laz yazılı edebiyatıyla ilgili konuşurken son derece cılız bir olgudan söz ediyoruz. Yazıya önce bunu tespit ederek başlayalım.

Lazca “köylü dili” olarak kalmış ve gelişimine konuşulduğu her ülkede ket vurulmuş olan bütün diller gibi sadece sözlü edebiyatı zengin olan bir dil. Lazcanın yazılı edebiyatı, 21. yüzyılda olmamıza karşın hâlen ne yazık ki bir doğuş aşamasındadır. Hatta son yıllarda Türkiye’de yapılanlar, özellikle de Lazika Yayın Kolektifi’nin gerçekleştirdiği atak olmasa “Laz yazılı edebiyatı” adına pek fazla bir şeyden bahsedemiyor olacaktık.


Lazcanın Yazılması/Lazcanın Edebiyatı

Yabancı dilcilerin ya da meraklılarının Lazca örnekleri profesyonel yahut amatör bir biçimde kitaplarına yazmalarını bir kenara bırakırsak (1787’den bugüne ciddi bir literatür oluştu), Lazların Lazcayı ilk yazma çabası deyince karşımıza Hopalı Faik Efendi çıkar. Faik Efendi, II. Abdülhamit döneminde Lazca üzerine çalışmış fakat devlet tarafından engellenmiş, hapse atılmış ve sürülmüştür. Faik Efendi’nin çalışmaları bugün elimizde yok. Onun döneminde, sonrasında Meşrutiyet döneminde ve Cumhuriyet’e doğru yine Lazca ve Lazlık üzerine Lazlar çalışmışlar fakat bilgilerimiz son derece kısıtlı.

Lâkin, Osmanlı’nın son dönemindeki Laz hareketi üzerine İrfan Aleksiva’nın bir çalışmasının yakın zamanda yayımlanacağını ve bugün bilebildiklerimizden daha fazla bilgiye ulaşabileceğimizi de söyleyelim.

Epey sisli olan Osmanlı’nın son dönemi bir yana, yine yakın zamana dek (Lazlar açısından) pek bir şey bilmediğimiz Sovyet erken döneminin Lazcanın yazılışının asıl başlangıç dönemi olduğu kuşkusuzdur. Osmanlı son döneminin Lazlar için iki sembol ismi Faik Efendi ve Ahmet Tevfik (1876-1959) ise; Sovyet döneminin de Lazlara armağanı İskenderi Chitaşi (1904-1938) ve Helimişi Xasani’dir (1907-1976)

İskender Chitaşi

Lazca bu dönemde, Chitaşi’nin çabasıyla bir alfabe kazandı (1928) ve yazıyı geçti. 1929’da Sohum’da çıkan Lazca gazete Mç̆ita Muruʒxi ve yine Chitaşi’nin yazdığı ya da katkı sunduğu kitaplar bu dönemin ürünleridir (1).

Fakat Laz edebiyatı açısından ilgili dönemi değerlendirdiğimizde maalesef elde pek bir şey kalmıyor. Helimişi’nin ’70’lere dek yazdığı bir yığın Lazca şiir, bugün ulaşılabilir durumdadır fakat, bunlar kendi döneminde yazıya geçmemiştir ve bant kaydından ibarettir. Ancak bu çoğu sosyalist ve ulusal kurtuluşçu olan Lazca şiirler, ortaya çıkmasıyla Laz halkını çok değerli bir mirasın sahibi yapmaya da yetti.

Helimişi

Yine aynı dönemde Sovyetler’de, Chitaşi’nin aktardıklarından (2) Mustafa Banişi, Çapanişi Kyazim ve Vanlişi Mameti’nin (Muhammed Vanilişi) ulusal ve komünist şiirler, hikayeler ve piyesler yazdıklarını biliyoruz. Yine aynı kaynakta Chitaşi, kendisinin de Lazca şiir ve öyküler yazdığını, Jarov, Bezımenskiy ve Gorki’den çeviriler yaptığını okuyoruz. Bunlardan hiçbirine henüz ulaşılamamıştır.

Chitaşi’nin değindiği iki Vanilişi piyesi Mç̆ita Muruʒxi‘de gösterimlerinden bahsedilen Ağapek P̆at̆i İzmocepe Z̆iroman “Ağalar Kötü Rüyalar Görüyorlar” ve Memetiş Ç̆opoba “Mehmet’in Yakalınışı” olmalı. Gazetede “Mat̆iat̆re” adıyla yazan bir başka yazar da Himmeti Ağa “Himmet Ağa”, Molla Nasradini “Nasrettin Hoca” ve K̆anburfeleği “Kambur Felek” adlı oyunlardan haber veriyor.

Mç̆ita Muruʒxi‘de Mçxat̆ura müstear ismiyle yazılmış kısa, Marksist bir şiir de vardır:

“kardeşlerimiz

birleşelim aynı idealde

tüm işlerimizi

görelim kendi ellerimizle.”

buna benzer genelde kısa ve yine ekseriyetle propagandif şiirlere Chitaşi’nin ders kitaplarında da rastlanır.

Chitaşi’nin ürünlerinden ulaşabildiğimiz bu az sayıdaki şiiri bir yana bırakırsak, Laz modern şiirinin doğuşu muhakkak ki Hopalı Helimişi Xasani’yledir. Helimişi, yazdığı yüzlerce politik, duygusal ve ulusal şiiriyle Lazcaya tek başına önemli bir külliyat bıraktı ve kendisinden sonrakiler için de bir kutup yıldızı oldu. Ki Helimişi’nin kendisi de bunun böyle olacağından, Lazların hepsinin bir gün hep kendini anacağından emindi.

Lazcanın şiir alanında ilk ciddi örneklerini veren Helimişi’nin, 1964’te yazdığı Ç̆andaş Gverdi “Yarım Kalan Düğün” adlı bir tiyatro eseri de vardır. Bu oyun her ne kadar basılmamış olsa da, el yazısıyla ve Gürcü alfabesiyle yazılmış bir nüshası elimizdedir ve yayımlanmayı beklemektedir.

Helimişi’nin poetikası üç hareket noktasından ilerler;  kendi bireysel acıları, Lazistan’a özlem ve sosyalizme inanç. Bu üç nokta birbiriyle ahenkle harmanlanarak Helimişi’nin edebî dili ve çizgisini oluşturdu. Türk-Fars ve Sovyet edebiyatları ile geleneksel Laz halk edebiyatından etkiler taşıyan Lazca şiirleri, Lazca modern şiirin kendisinden sonraki hevesli kuşakları için özgün bir yol gösterici olmayı başardı.

Kazım Koyuncu, Zuğaşi Berepe, Birol Topaloğlu tarafından seslendirilen şarkılarıyla da tanınan “Helimişi’nin şiiri neydi?” sorusunun en iyi cevabı şiirlerinden pasajlar paylaşmak olacaktır.

Mesela onu en iyi anlatan ve en bilinen şiirlerinden biri olan Xop̆urepes “Hopalılara” adlı şiirine bir bakalım:

(…)

Ben Lazlar için çok çile çektim

Dün ne idiysem, bugün oyum, değişmedim

Kalmadı dünyada görmediğim derdim

Yalnız baş ucumda bitmedi mürverim.

O da bitecek, hatta çürüyecek

Toprağım bir şarap küpüne dönüşecek.

Öldüğümde şarkım yadigar kalacak

Benden sonra ismim yaşayacak

Kimi Hopalı’nın bana içi yanacak

Kimi meczup, kimi deli diye anacak.

Ne kaderim var; kimseden umudum ne de

Atarken yarısı yüreğimin memleketimde.

    (çev.: İsmail Güney Yılmaz)

Helimişi’nin ideolojik dünyasına da pencereyi yine şiirleriyle açabiliriz, örneğin;

Moleni Lazi (Berideki Laz)

Ötede bir saydılar seninle kazı

Hele bir anlat onlara Laz’ı

Çalmasınlar bize o eski sazı

Kendi geleceğine bak berideki Laz.

Kuduz gibi azdılar bütün faşistler

Döndüler, dolaştılar bize düştüler

Eşlerimizi savaşa sürdüler

Yok olup gidesin diye berideki Laz.

     (çev.: İsmail Güney Yılmaz)

Laz şiirinin Helimişi’den sonrası, Türkiye, Gürcistan ve Almanya’da devam etti fakat basılı ürün nâmına uzun süre pek bir hareket görülmedi. Bilebildiğim kadarıyla 1997’de çıkan Selma Koçiva’nın Nena Muruʒxi (1997) şiir kitabına dek herhangi bir Lazca edebî ürün (kitap olarak) basılmadı -Gürcistan ve Avrupa’da çıkan halk edebiyatı derlemeleri dışında-. 1990 başlarında, öncesinde Almanya’da küçük Lazebura çevresinde başlayan kıpırdanmalar İstanbul’daki Lazları da etkiledi. Böylece Laz kültür hareketi ortaya çıktı. Bu doğuştan sonra tek tük de olsa Lazca edebî eserler görülmeye başlandı.

Selma Koçiva’nın şiirlerinin Laz hareketinin başlangıç döneminde mühim bir yer edindiği rahatlıkla söylenebilir. Koçiva’nın çoğunlukla ülkeye hasreti işleyen şiirlerinden, özellikle Birol Topaloğlu tarafından da bestelenen Arsimaşeni neredeyse bütün Lazlarca ezbere bilinen bir eserdir:

Güneş ve aysın Arsima

Konuşacaksın seneye

Görüyor musun şafak doğuyor

Ve büyüyor Laz dili.

Nena Muruʒxi‘den sonra ’90’lı yıllarda, o yılların sonuna denk gelse de bir şiir kitabı daha çıkar: Yılmaz Avcı’nın Şurimşine‘si (1999). Hacimli bir kitap olan Şurimşine‘de Avcı’nın şiirlerinin yanı sıra bazı Lazca hikâyeleri de yer alıyor. Kendi köyü Azlağa’da (Hopa) oldukça popüler olan Yılmaz Avcı şiirlerinden en bilinenlerden biri Laz halk önderi Chitaşi için yazdığı İskenderi Ǯitaşidir:

Altmış sene evvel bir çocuk doğdu,

Babası adını ‘Okuma Kitabı’ koydu.

Yazılıymış kötü bir kader bu babaya

Öldükten sonra büyüdü İskenderi Chitaşi.

Modern Laz edebiyatı bir gelişme gösteriyor olsa da; var olan kitaplı kitapsız şairlerin çoğunun geleneksel Laz edebiyatının büyük ölçüde etkisinde kaldıkları aşikârdır. Şiirlerin düzenleri hâlâ halk edebiyatından izler taşıyor ve Helimişi’den sonra -az eser ve yazarın olmasının da etkisiyle- Laz edebiyatı nâmına ileri atılmalık pek fazla tuğlanın yapıya konulmuş olduğu da söylenemez.

Bunda diğer objektif ve sübjektif koşulların yanı sıra, Lazların sayıca az ve ulusal bilince sâhip olmayan bir millet oluşlarının, Lazcanın az konuşucusu ve konuşucularının büyük oranda köylülerden mürekkep bir dil olmasının somut gerçekliği en belirleyici faktördür.

Burada, kitabı olmayan bir Laz şâirle -kendisi bu sıfatı kabul eder mi bilemeyiz-, Mehmedali Barış Beşli’yle bir parantez açmak isterim. Zuğaşi Berepe’nin solisti olarak gençlik döneminde tanınan Beşli’nin, grubun şarkılarında gördüğümüz sözleri aslında çağdaş Lazca edebiyat için bir hayli umut vericiydi:

kʒaperi oropa (çürük aşk)

düşünüyorum ne kaldı

seninle geçirdiğimiz

günlerden geriye

hiçbir şey değişti mi?

peki ya ne!

yine bir yerlerden bir koku duyuyorum

kalbim, başım kırılıyor

çürümüş aşk!

seni gömdüm ama

biliyorum çürümedi bedenin

ben varım ama

biliyorum çürümüyor bedenim.

çürümüş zaman

çürümüş aşk.

Selma Koçiva ve Yılmaz Avcı’dan sonra, Lazların şiirde parlayan yıldızı, sembol ismi Nurdoğan Demir Abaşişi olmuştur. 2008’de kaybettiğimiz Abaşişi, bir Lazca ustasıdır ve gelenekselle moderni ustaca harmanlamıştır.

Lela Tsurtsumia’nın da seslendirdiği ünü sınırları aşan Ç̆ut̆a Ç̆ani şarkısının da yazarı olan Abaşişi’nin şiirleri Lazika Yayın Kolektifi tarafından Tu Şkurna Gale adıyla yayımlanmıştır. Yazarın aynı yayınevi tarafından basılmış çok önemli bir masal derlemesi kitabı ve deyimler kitabıyla, günlük kısa hikayelerden oluşan Kançoba P̆aramitepe kitabı ve kendi hikayelerinin toplandığı Türkçe-Lazca bir kitabı daha vardır.

Yazının girişinde de belirttiğimiz gibi çağdaş Laz edebiyatı asıl gelişim dönemine son birkaç yıl içinde girdi. İlk Lazca telif roman Daçxuri (2011) Murat Ercan Murğulişi tarafından yayımlandı. Murğulişi pek çok çeviri ve telif eserle de Lazcanın gelişimine katkı sunmayı sürdürüyor. Yine Küçük Prens’in Sinan Badişi Albayrakoğlu tarafından Ç̆it̆a Mapaskiri adıyla çevrilmesi, Lazcaya kazandırılmış ilk çeviri edebî eser olarak kayıtlara geçti (2011). Aynı eserin Megrelcesi de Laz Kültür Derneği tarafından basıldı.

Lazca eserler adına bir diğer ciddi çalışma ise Lazi Yayınları’ndan geldi, Steinbeck’in ünlü novelası Fareler ve İnsanlar Hasan Uzunhasanoğlu’nun çevirisiyle Lazcaya kazandırıldı (Mtugepe do K̆oçepe – 2014). Bibliyografyada Lazca tüm edebî ürünleri yazmaya çalışacağız ama Lazika Yayın Kolektifi’nin Suç ve Ceza‘nın geniş özetini Lazcaya çevirip, bastığını da ayırarak belirtmeliyiz.

Lazca günümüzde yayımlanan telif ve çeviri edebî eserlerle gelişimini sürdürmektedir. Bugün Lazca kitaplardan epey hacimli bir kütüphane olabiliyor. Tabiî ki üretimde bu gelişim olumlu bir ilerlemeyken, yazılan ve çevrilen eserlerin “kalite”si şimdilik pek sorgulanmıyor.

Böyle bir eleştiriye girişmek bu yazının boyutlarını da, yazarın hâkimiyetini de aşacaktır.

Yazıyı Lazcanın burada ayrıca değinmediğimiz kitaplı-kitapsız şairlerini anarak bitirelim: Fahri Kahraman Kahraman (1931-1997), Yaşa Tandilava (Gürcistan), Nazi Memişişi (Gürcistan), Nedim Tormanişi, Sinan Badişi, Özer Ertaş, Mecit Çakırusta (1926-2014), Tsate Batsaşi (Gürcistan), Oğuz Musa Cedeşi, Timur Cumhur P̆uliaşi, Yaşa Bekirişi (Gürcistan), Bahadır Keleş, Gubaz Çibarişi (Almanya), Musa Karaalişi, Dato Bakradze (Gürcistan), Rıdvan Özkurt Anç̆aşi, Sabit Akatin Amat̆inaşi, Mustafa Çupinaşi, İnci Derya Tuna, başka vesileyle adını andığımız Murat Murğulişi, Yaşa Bakradze (Gürcistan) ve bu makalenin yazarı.

Son dönem Laz şairleri içinde, geleneksel Laz şiirinin sürdürücüsü olan Rıdvan Özkurt Anç̆aşi’nin en “popüler” Laz şair olduğunu söyleyebiliriz. O zaman ondan bir örnekle yazıyı sonlandıralım:

Sonra pişman olursun, bir dil, bir insandır

Çık şu yaylalara da tulum ile göç vardır

Ninen nerelerde gezmiş, davran bi’ gez dağları

Sen hastasın ışığım, iyileş öğren Lazcayı

Dipnotlar:

  1. Çquni Çhara-Albonişi Supara, 1932. (Alfabe ve okuma kitabı), Oxesapuşi Supara,1933. (Matematik kitabı. Chitaşi bazı bölümleri çevirdi), Alboni,1935. (Alfabe kitabı), Okitxuşeni Supara, 1937. (2. sınıf ders kitabı). Kitapların hepsi Sovyet Abhazya’daki okullar için basılmıştır. Tüm kitaplar ’90’lı yıllarda (Alboni) ve 2010’larda Türkiye’de de basıldı
  2. Yayıma hazırlayan Ç. Aleksiva, İrfan,Çquni Çhara-Albonişi Supara (Chitaşi, İskender) ve Chitaşi’nin diğer yazıları, sayfa 127, Laz Kültür Derneği Yayınları, İstanbul, 2012.

Modern Laz Edebiyatı Bibliyografyası

Koçiva, Selma, Nena Muruʒxi, Kurye Yayınları, İstanbul, 1997. (şiir)

Koçiva, Selma, Ah Gidi Karadeniz, Kaldıraç, İstanbul, 2001. (Türkçe-Lazca şiir)

Koçiva, Selma, Bir Avuç Kadın, Kaldıraç, İstanbul, 2004. (Türkçe-Lazca öykü/deneme)

Koçiva, Selma,Yürekli Bir Laz Kadını, Bedia Xala. Kaldıraç, İstanbul, 2013. (Lazca-Türkçe anı kitabı)

Koçiva, Selma,Guri Parpali/Kelebek Yürek, Lazi Kültür Yayınları, İstanbul, 2014. (Lazca şiirler. Türkçe çevirileriyle birlikte)

Özgün, M. Recai,Başladığımız Yer, Nart-Mjora, İstanbul, 1998. ( Türk edebiyatından şiirlerin Lazca çevirileri)

Özgün, M. Recai,Laz Muhammet, Çiviyazıları, İstanbul, 2004. (Lazca pasajlar da olan Türkçe roman)

Avcı, Yılmaz,Şurimşine, Kurye, İstanbul, 1999. (şiir)

Avcı, M. Yılmaz,Aleynas Mu Ağodu? Sorun, İstanbul, 2013. (Roman. Türkçe Aleyna’ya Ne Oldu? bölümüyle çift kapaklı)

(Proje) Baidoşvili, Eter-Tuğuşi, Viola-Tsiklauri, Marta, Lazuri P̆oezia -100 Leksi; İntelekti, Tiflis, 2007. (Lazca şiir antolojisi. Bazı şiirler Gürcüceye çevrilmiş)

Antoine de Saint-Exupery  çev. Badişi, Sinan, Ç̆it̆a Mapaskiri, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2011. (Küçük Prens Lazca çeviri)

Antoine de Saint-Exupery, çev. Durmaz, Melek Özlem,  Ǯulu Prensina, Lazi Kültür Yayınları,İstanbul, 2015. (Küçük Prens Lazca çeviri-Ardeşen diyalekti)

Özkurt Anç̆aşi, Rıdvan,Çona, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2011. (şiir)

Ercan Murğulişi, Murat, Daçxuri, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2011. (roman)

Çakırusta, Mecit, Dutxuri P̆alik̆ari, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2012. (şiir, masal, anı kitabı)

E. Murğulişi, Murat, Didamangisa, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2013. (korku romanı. Orijinali Ardeşen diyalektiyle olan romanın Arhavi diyalektine Osman Şafak Buyuklişi’nin çevirisi de var)

Ertaş, Özer, Oxoşkva, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2013. (şiir)

Demir Abaşişi, Nurdoğan, Tu Şkurna Gale, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2012. (şiir)

Murğulişi, Murat: Ç̆ink̆a do Moni Bozo. Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2013. (yazarın kendi masalları)

çev. Murğulişi, Murat, Mturiş P̆at̆uli. Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul 2014. (Pamuk Prenses çevirisi)

Porter H., Eleanor, çev. Balcı, Selen, Pollyanna, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2014.

Andersen, Hans Christian, çev. Murğulişi, Murat, Kiti Bozo, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2014. (Parmak Kız çevirisi)

Murğulişi, Murat, Parpali, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2014. (öykü)

çev. Murğulişi, Murat, Çizmoni K̆at̆u, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2014. (Çizmeli Kedi çevirisi)

Çupinaşi, Mustafa, Mtuti Quthavi, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2014. (öykü)

Collodi, Carlo, çev. Buyuklişi Ş. Osman, Pinokyo, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2014

çev.Murğulişi, Murat, Sindirella, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2014.

Behrengi, Samed, çev. Murğulişi, Murat. Uça Çxomina, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2014. (Küçük Kara Balık çevirisi)

Shakespeare, William, çev. Murğulişi, Murat, Romeo do Juliethi, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2014.

Murğulişi, Murat, Utole, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2014. (roman)

Turna, İnci Derya, Tzutha Oxori, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2014. (şiir)

Murğulişi, Murat, Sum Şuroni, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2014. (şiir)

Dostoyevski, Fyodor, çev. Şeremet Uzunalişi, Musa, K̆abaet̆i do Ceza, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2015. (Suç ve Ceza geniş özet çevirisi)

Akatin Amat̆inaşi, Sabit, Gurişi Çilamri, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2015. (şiir)

Abaşişi, Nurdoğan: Purkinora, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2015. (Türkçe-Lazca öykü)

Murğulişi, Murat, Tzitzepe, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2013. (roman)

Helimişi Xasani haz. Bucaklişi, İsmail, Mu P̆at e Skiri, Chiviyazıları, İstanbul, 2006. (Helimişi şiirleri, Bucaklişi’nin çevirileriyle)

Steinbeck, John çev. Uzunhasanoğlu, Hasan, Mtugepe do K̆oçepe, Lazi Kültür Yayınları, İstanbul, 2014. (Fareler ve İnsanlar çevirisi)

Behrengi, Samed çev.Ç. Aleksişi, İrfan, Uça Çxomina, Lazi Kültür Yayınları, İstanbul, 2014. (Küçük Kara Balık çevirisi)

Yüksel-Sökmen, Peri Ö. Porçoni K̆at̆u, Lazi Kültür Yayınları, İstanbul, 2014. (kısa çocuk öyküsü)

Yüksel-Sökmen, Peri Ö. Çai Pşvat, Lazi Kültür Yayınları, İstanbul 2014 (kısa çocuk öyküsü)

Yılmaz, İsmail Güney, Zemsk̆u, Lazi Kültür Yayınları, İstanbul, 2014. (şiir)

Özkurt Anç̆aşi, Rıdvan Mendra, Lazi Kültür Yayınları, İstanbul, 2014. (şiir)

Albayrakoğlu, Sinan, İzmoce, Lazi Kültür Yayınları, İstanbul, 2014. (şiir)

Buyuklişi, Osman Şafak, Si Giçkin, Lazika Yayın Kolektifi, İstanbul, 2011. (şiir, öykü, deneme)

Lazika Yayın Kolektifi’nin yayına hazır iki roman kitabı (Murğulişi-Xami do Xortzi, Uzunalişi-Gza) daha var. Aynı şekilde Lazi Kültür Yayınları’nın da yayımlanmayı bekleyen eserleri mevcut.