BEDRETTİN CÖMERT (27 Eylül 1940, Sivas-11 Temmuz 1978, Ankara)

“Yeter ki ölümüm gürültülü olsun.” Bedrettin Cömert’in “Sonuçsuz” şiirindeki bu sözcükleri ne yazık ki gerçeğe dönüşür. Toplumsal vicdan sokaklara şairin de dediği gibi gürültü ile dökülür. Faşizme karşı onbinler yumruğunu kaldırarak yürür ve yer yerinden oynar.

Bedrettin Cömert 11 Temmuz 1978’de, hanımı yanındayken, arabasının içinde haince öldürülür. Tam bir yıl önce (1977 Temmuz’unda), Hasan Hüseyin’e yazdığı mektubunda sanki bu günleri yazar:

“Güzel günleri özlemekten bile korkar olduk. Umduğumuz her şeyin daha gerçekleşmeden olmadık pisliklerde yitip gitmesini sık sık gördükten bu yana, özlem ve umuda görkemli bir kelebek gibi bakar olduk.(…) İlkesizlik, kaypaklık, iğrençlik, kötülük, çirkeflik panayırında yaşıyoruz sanki. Gazeteler her sabah kucak kucak çöp yığıyor önümüze. Güvenerek insan diyebileceğimiz o kadar az kişi kaldı ki. Herkes her şeyini çekinmeden satıyor. Herkes herkesi piyasa ölçütlerine göre görüyor.(…) Ellerime tükürüyor bir suratsız, bir satılmış, bir ahlaksız, bir halk düşmanı.”

Toprak Mahsülleri Ofisi memuru Fazıl Cömert’in oğlu Bedrettin, 27 Eylül 1940 tarihinde Vezirköprü’de doğar. Gürün’de okurken, ortaokul üçüncü sınıftan parasız yatılı sınavını geçerek Sivas Lisesi’ne, oradan da 1960’da burs kazanarak sanat tarihi için, İtalya’ya gider. İki yıl Perugia Yabancı Üniversite’sinde İtalyanca ve Latince okur. Roma Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyat bölümünü bitirir.

1960-70 Yılları arası (on yıl) İtalya da yaşar, Bedrettin Cömert. Ekonomik ve siyasi bunalımın yaşandığı ülkede yaşam zordur. Gerek üniversite, gerek aşk yaşamı daha da zorlaştırır. Maria Agostina ile evlenir ve ilk çocukları Ergun Roma’da doğar.

Bedrettin cömert, Sanat-yazın alanında, “Kurumsal yönden silahlanmam gerek” der. Daha sonra,“Şiirdeki duyarlığımı eleştiriye uygulayınca daha verimli daha yararlı oluyorum” diyecektir. İlk eleştirisi: Varlık’ta 1967 yılında basılır. Forum, Halkın dostları, Ant, Gelecek, Yansıma, Soyut, Milliyet Sanat, Yeni Ufuklar, Yeni Ulus, İtalyan Filolojisi ve Türk Dili dergilerinde de yazar.

Bedrettin Cömert:

1970’de Türkiye’ye döner ve Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Kürsüsü’nde asistanlık görevine başlar.

1971’de “Giotto’nun Hayatı” teziyle “Sanat Tarihi Doktoru” ünvanını alır.

Roma Üniversitesi Felsefe Enstitüsü’nden “Son Elli Yılda Türkiye’de Sanat Eleştirisi” konusundaki tezi ile estetik doktoru derecesini alır.

1972 yılında Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde öğretim görevlisi olur.

İkinci doktorasını Hacettepe Üniversitesi’nde verir. “Giotto ve San Francesco Geleneği” konusunda yaptığı tez ile sanat tarihi doktoru da olur.

Türk televizyonu için “Leonardo da Vinci” yapıtı çevirir.

1977 Yılında Gombrich’in ünlü “Sanatın Öyküsü” adlı yapıtını çevirir. Bu çeviri ile Türk Dil Kurumu Ödülü’nü alır ve kurumun üyesi olur.

1977’de sınavları başarı ile tamamlayarak üniversite doçenti olur. Tezi, “Benedetto Croce’nin Estetiğinde İfade Kavramı ve İfadenin Biçimi Sorunu” adını taşır. Sonra Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’ne “Eylemli Doçent” olarak atanır. Doçentlik tezi ölümünden sonra Kültür Bakanlığı’nca yayımlanır.

Hasan Hüseyin Korkmazgil, şiir ve mektuplarını derleyerek, “Kalmasın Ellerim Sizlerden Uzak” adıyla yayınlamıştır.

Şiir dışındaki eserleri: Estetik 1 (1975), Giotto’nun Sanatı (1977), Benedetto Croce’nin Estetiğinde İfade Kavramı ve İfadenin Biçimi Sorunu (1979), Mitoloji ve İkonografi (1980), Eleştiriye Beş Kala (1981), Kadın ve Kertenkele (W.Jensen’den çeviri, 1971), Sanatın Öyküsü (E.H. Gombrich’den çeviri, 1976)

Bedrettin Cömert, erken ölümüne karşın yaşamı ve mücadelesiyle yaşayan eserler bırakmıştır. Bilimle bütünleşen onurlu, tertemiz isimleriyle her biri belleklerimizde yerini alacaktır.

Muhsin Başaldı

Kaynakça

Dinmez Tarla Kuşunun Şarkısı (Genç Ölümlü Şairler Kitabı)

Eleştiriye Beş Kala (Bedrettin Cömert)