Bir ileri bir geri gidiyordu ayaklar
ama biz hareket etmiyor gibi duruyorduk.
Bir ileri bir geri gidiyorduk
ahlar ve vahlarla
ama biz hep ileri gider gibi koşuyorduk
zaman rayının üzerinde.
İçini boşaltan deri
yolcusunu indiren tren gibiydik.
Tren yeniden doluyordu farklılıkla
etimiz ise yükleniyordu aynılıkla
parmak izlerimizden bağımsız.
Akrebi kovalıyordu yelkovan
ya da yelkovandı kovalanan.
Aynadaki görüntümüz müydü
izlerimize bakan asıl
içimizden bağımsız olarak.
Dolduruyorduk beynimizi
bakmadan küçüklüğüne
yönetsin diye kozmosu
yönetilen biz oluyorduk sonradan
artısının çok olduğunu sanarak.
Çoktu belki de
kovalanmaya çalışılan eksiye inat.
Sarıldığımızı sanarak artıya
asılıyorduk zembereğine saatin
boşalmasın diye
toprağın çağrısını duymadan.
Uzatıyorduk elimizi sağımıza
solumuza ötekini
bakışlarımız ileride
tutmadan nefesimizi
kucaklıyorduk seslerini
neşeli yarınların
çoğalsın diye aşklarımız
azaltarak yanlış diye bildiklerimizi.
İçimizle yarışıyordu
çekirdeği yaşamın
koparılmasın diye dalından
sunmadan tadını.
Nisan 29 2023
ARTILAR EKSİLER
