Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı novellasının ikinci ve üçüncü bölümünde Gregor Samsa’nın dönüşüm sonrasında yaşadığı zorluklar ve ailesinin dönüşüme ve Gregor’a tepkisi zaman ve mekân unsurları, anlatım teknikleri, anlatıcı ve bakış açısı, semboller ve imgeler gibi çeşitli teknik ve öğeler üzerinden anlatılmaktadır.
Gregor Samsa bir sabah kalktığında dev bir böceğe dönüşmüştür. Artık insan formunda olmaması bir çok soruna neden olmaktadır. İşini de kaybeden Gregor, aynı zamanda ailesinin desteğini ve ailesini kaybetme, yabancılaşma gibi sorunlarla da karşılaşmaktadır. Babası eskiden parası olmasına rağmen iflas ettiği için erken emekli olmuş ve çalışma yükünün tamamını Gregor’a yüklemiş, Gregor işinde iyi olsa ve yeterli parayı kazansa da bu işi yıllarca nefret ederek yapmıştır. Başta kendisi olmak üzere herkes Gregor’ un eski haline döneceğini düşünürken, O gittikçe insanlıktan ve kendi halinden daha da uzaklaşmaktadır. Bu bölümlerde Gregor’un ailesinin duygu ve davranışları incelenirken aynı zamanda karakterlerin iç dünyası ve duygusal değişimleri de gözlemleniyor. Anlatıcı esas olarak üçüncü tekil kişidir. Olaylar Gregor’un bakış açısıyla anlatılsa da anlatıcı olayları gözlem yoluyla aktarmaktadır. Gregor’un iç dünyasını anlatırken aynı zamanda ailesinin duygusal durumunu ve tepkilerini de yansıtmaktadır. Bu üslup, okuyucunun tüm karakterleri anlamasına da katkı sağlar.
Mekan ve zaman ustaca kurulmuştur ve anlatıma katkı sağlar. Romanın geçtiği ev, Gregor’un dönüşümünü daha da sarsıcı hale getirmektedir. Sıkışık ve karmaşık koşullar altında yaşayışı da ele alınır. Romandaki en belirgin sembol dönüşümün kendisidir. Gregor’un da fiziksel dönüşümü sonucunda bu durumla yüzleşmeye çalışması eserin bel kemiğidir. Bedenini kontrol edemeyen Gregor, işte ve evde sorumluluklarını da yerine getiremezdi. Ailesi dönüşümü ile dehşete düşmüştür.
İkinci ve üçüncü bölümlerde kız kardeşi Grete’nin fiziksel ve zihinsel olarak değişmesi de Gregor’u çok etkiler. Grete’nin kardeşine olan tutkusu giderek nefrete dönüşümüştür. Bir noktada Grete, Gregor’un ölmesini istediğini ifade eder ve onu bir yük olarak görür. Grete’nin değişimi hayal kırıklığından, öfkeden ve kendi özgürlük arzularından kaynaklanmaktadır. Bu nedenlerden ötürü Gregor’un çöküşü, kendisinin ailesinden ayrı olması ile daha da belirginleşir. Ailesinin ona karşı tutum ve tepkilerindeki farklılık ve değişimler, toplumun farklılıkları reddetmesinin ve hoşgörüsüzlüğünün bir simgesidir.
İkinci ve üçüncü bölümlerdeki karakter değişiklikleri dikkat çekicidir. Gregor’un vücudu dönüştüğünde, zamanla karakter özellikleri de değişmektedir. Başlangıçta ailenin geçimini sağlayan ve reisi olan Gregor, artık tam bir yük haline gelmiştir. Ailesi önceleri ona sempati duysa da zamanla onu evde istememeye başlamışlardı.
Son olarak, eserin birinci bölümü ile son bölümü arasında bir karşılaştırma yaptığımızda, ilk bölümde Gregor’un ailesiyle olan ilişkisi oldukça gerçekçi ve güçlü gibi görünmektedir, Gregor onlara karşı sorumluluk hissi taşımaktadır. Ancak, son bölümde ailesi onu reddeder, ötekileştirir, yalnız bırakır. Bu değişimin altında yatan nedenler arasında, Gregor’un fiziksel dönüşümü ve ailesinin ona olan duygusal ve fiziksel davranışları yer alır. Bu değişimler, romanın ana temasını ve Gregor’un dönüşüm sürecini daha da derinleştirmektedir.
Gregor’un daha doğrusu böceğin ölümü, aile üyelerinin aylar sonra gezmeye giderek yaptığı bir kutlama ile son bulur. Öykünün sonunda alt metinde okura “Siz Gregor adlı bir insanın mı yoksa bir böceğin mi öldüğünü düşünüyorsunuz” sorusu yöneltilmektedir. Eğer ailesi Gregor’dan korkmak yerine onu sahiplenseydi, acaba Gregor böcek olarak kalır mıydı ya da ölür müydü?” bu soruya yanıt vermek çok güç. Bizi insan yapan değerler neler, hangi değerleri yitirince böcek oluruz?
Nuri Can Pir

Nuri Can’im güzel oğlum çok beğendim. Net bir anlatım. Teşekkürler ederim
sevgili nuri can kalemine sağlık, oldukça güzel bir tanıtım yazısı