Kalelerim, yitik bir dağ tepesi. 
Acılarım zindanlarımda,
Görmez cılız bir ay ya da bir gün ışığı. 
Pas tutar acıya kilitli dilim,
Bilmediğim bir dil konuşur yüreğim.
Ellerim uzanır oraya acemice,
Uzak diyarlar mı özlemini çektiğim.
Kendi kendimin gurbetindeyim.
Dönülür mü çekip gitmelerden,
Nerde kaldı eski şarkıların büyüsü, 
Hiç mi hükmü yok zamanın.
Taş plaklarda tınısı billur sesin,
Dinleyenlerden geriye kalan kim?
Acıysa türkülere yakışır,
Çağlar ötesi taş sokaklara çarpa çarpa dolaşır,
Turnaların kanadında dağlar aşırır.
Selam taşır, özlem taşır, aşk taşır.
Duygu şimşeğidir gönül göğünde,
Şah damarından şavkı ulaşır!…
MeleksimaAlp