Ülkemizin genç nüfusunun göç oranı her geçen yıl hızlı bir artış gösteriyor. Eğitim fırsatları, ekonomik faktörler, daha iyi yaşam beklentisi, politik iklim ve özgürlük arayışı, gelecek kaygısı ve güvensizlik duygusu gibi etmenlerin bir araya gelmesi gençlerin yurtdışına göç eğilimini arttırıyor ve kendilerine daha istikrarlı yaşam sunabilecek ülkelerde kalmayı tercih ediyorlar. Başka bir ülkede yeniden yaşam kurmak, cesaret gerektiren zorlu bir süreç olmasının yanında, kimlikleri ve kültürel değerleri koruma, yeni kültüre uyum sağlama çabalarını ve geride bıraktıkları sevdikleriyle bağlarını sınayan bir deneye dönüşebiliyor.
Pazartesi14 göç söyleşileri, gençlerin göç etme nedenlerine ilişkin derin bir bakış kazandırmak yanında göç eden gençlerin deneyimleri ışığında göçün, kimlik, aidiyet, bireysel özgürlük gibi kavramları yeniden düşündüren kültürel, sosyal, psikolojik ve edebiyata ilişkin etkiler yaratan göç fenomenini görmemizi sağlıyor.
Duru Vardar 20 yaşında. Bilkent Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 2. Sınıf öğrencisi.
Merhaba Duru, bildiğim kadarıyla daha önceki yıllarda Amerika’da geçirdiğin bir zaman dilimi oldu. O dönem kaç yaşında ve eğitiminin hangi dönemindeydin?
Merhaba. Evet, 8. sınıfı Amerika’da okudum. Yaklaşık 13-14 yaşlarındaydım.
Hangi eyalette, ne kadar yaşadın?
North Carolina eyaletinde, yaklaşık bir yıl boyunca yaşadım.
Çeşitli konularda olduğu gibi eğitim-öğretimde de Amerika ile ülkemiz arasında farklılıklar olduğunu hepimiz biliyoruz. Orada okula gittiğiniz dönemi düşününce; eğitim ve sosyal ortamda hangi farklılıklar gördün?
Amerika’daki eğitim sistemi; öğrencilerin fikirlerini özgür ve daha rahat bir şekilde ifade etmesine, daha yaratıcı olmalarına önem veriyor. Sınıflarda öğrenci-öğretmen ilişkisi çok daha rahat ve öğrencilerin görüşleri önemseniyor. Sosyal olarak da; çok çeşitlilik olduğundan farklı milletlere ve kültürlere hoşgörü gösteriliyor. Farklılıklara saygı ön planda tutuluyor. Türkiye’deyse eğitim sistemi biraz daha katı, ezber ve sınav odaklı ama sosyal açıdan öğrencilerin birbirine bağlılığı ve aralarındaki dayanışması da oldukça güçlü.
Türkiye’ye döndüğünüzde ne gibi zorluklarla karşılaştınız?
Döndüğümde, Türkiye’nin sınav odaklı ve daha yoğun müfredatına adapte olmakta oldukça zorlandım. Yaşıtlarımın ilerlediği konuları yakalamak için ekstra çaba sarf ettim.
Bugün Türkiye’nin önemli üniversitelerinden birinde eğitimine devam ediyorsun. Geleceğine dair umutlu musun?
Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntılar, kısıtlı iş imkanları ve toplumsal sorunlar geleceğe dair umutlu olmayı zaman zaman zorlaştırıyor. Türk gençlerinin çoğu gibi geleceğe yönelik kaygılarım var ama yine de umudumu tamamen kaybetmek istemiyorum. Alanımda başarılı olmak ve bir şeyleri değiştirebilmek için çalışmak istiyorum. Burada geçirdiğimiz yılların ve emeklerimizin boşa gitmemesi için hep beraber çabalamaya devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Yurt dışında yeniden eğitim, kariyer ve yaşam hedefin var mı? Bu konuları ailenle paylaşıyor musun? Onların düşünceleri neler?
Evet, özellikle yüksek lisans düzeyinde yurt dışında eğitim almayı düşünüyorum. Bu konuları ailemle paylaşıyorum ve onlar da eğitimim için bu fikre sıcak bakıyor. Ancak, gelecekte Türkiye’ye dönerek burada kariyer yapmak istiyorum.
Yurt dışında olmanın, burada olmayan hangi fırsatları sana sunacağını düşünüyorsun? Bireysel, toplumsal ve siyasi olarak cevaplarsan sevinirim.
Yurt dışında eğitim küresel bir bakış açısı ve alanımda gelişmiş kaynaklara ulaşma imkanı sağlar. Toplumsal açıdan, farklı kültürlerdeki deneyimler sayesinde insanların düşünce biçimlerini, yaşam tarzlarını daha iyi anlayabilirim. Siyasi açıdan ise, farklı sistemleri yakından incelemek ve küresel sorunlara karşı farklı bakış açılarıyla ortaya çıkarılan çözüm yollarını öğrenmek beni daha donanımlı bir siyaset bilimci yapar.
Neredeyse toplu göç olarak değerlendirebileceğimiz, gençlerin eğitim ve kariyerleri için kendilerine farklı ülkelerde rotalar çizmesi Türkiye’nin geleceğine nasıl yansıyacak sence?
Bu durum, Türkiye için riskler barındırdığı gibi fırsatları da barındırdığını düşünüyorum. Beyin göçü ülkenin yetişmiş insan kaynağını azaltabilir. Aynı zamanda yurt dışında deneyim kazanan gençlerin geri dönmesi, ülkeye yeni bir bakış açısı kazandırabilir. Bu fırsatları yakalamak için ülkeye geri dönüşler teşvik edilmeli; buna değecek siyasi ve toplumsal iklim yaratılmalı.
Son olarak, siyaset bilimi okuyan bir genç olarak, bu göçün önlenmesi için alınması gereken siyasi tedbirler neler olabilir?
Göçün önlenmesi için gençlere daha fazla fırsat sunulması; ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasi koşullarının iyileştirilmesi gerektiğine inanıyorum. İş imkanlarının artırılması ve iyileştirilmesi; girişimcilik desteklerinin sağlanması ve akademik şartların güçlendirilmesi; işe alım süreçlerinde şeffaf olunması; gençlerin ülkede kalmasını sağlayabilir. Ülkede ifade özgürlüğü, akademik özgürlük ve hukuka olan güvenin arttırılması da gençleri burada kalmaya ikna eder. Bu özgürlükler olmadığı sürece, gençlerin kendilerini geliştirmek için yurt dışına gitmeyi tercih etmeleri oldukça olağan. Tüm bu politikaların, gençlerin geleceğini burada inşa etmek istemeleri açısından oldukça hayati olduğunu düşünüyorum.
Söyleşimize katıldığın için teşekkür ederim.
