Değerli Arkadaşlarım,

Değerli Felsefeseverler,

Günümüzde gitgide yayılan ve çelişkili bir ifadeyle “medenî ilkellik” dediğim olgunun temelindeki ana düşünsel nedenlerinden biri, ‘hak’ ile ‘çıkar’ arasındaki farkın yeterince görülememesidir.

İki bin dört yüz yıl önce Sokrates’in yaptığı, ama üstünde durmadığı hak tanımına göre, ‘hak’ derken kastedilen, bu hak kimin hakkıysa, ona muhakkak verilmesi gereken bir şeydir bir “borç” olan ve geri verilmesi gereken bir şey.

‘Çıkar’ ise, kimin çıkarıysa, onun hak ettiğinden daha fazlası, başkasından/başkalarından eksilen daha fazlasıdır. Çıkar kavramı çatışmayı içerir. Çıkarlar çatışır. “Ortak çıkarlar” da, başkalarının ortak olan ya da olmayan çıkarlarıyla çatışır.

Dünyamızda barış isteyenlerimizin ‘hak’ ile ‘çıkar’ arasındaki farkı görmesi ve bunun etik gerekleri üzerinde düşünmesi dileğiyle, sizlerin ve sevdiklerinizin Dünya Felsefe Gününü kutlar, saygılar sunarım.

İoanna Kuçuradi
Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı

Dünya Felsefe Günü, 2002 yılında UNESCO tarafından ilan edilmiştir ve her yıl Kasım ayının üçüncü Perşembe günü kutlanır. UNESCO’nun bu girişimi, felsefenin insanlık için önemine dikkat çekmek, özellikle eleştirel düşünce, diyalog ve sorgulama yetisini güçlendirmek amacıyla hayata geçirilmiştir.

UNESCO, bu özel günle şu hedefleri vurgulamayı amaçlar:

• Felsefenin değerini hatırlatmak: Toplumların sürdürülebilir ve barışçıl bir şekilde gelişmesi için felsefi düşüncenin ne kadar önemli olduğunu göstermek.

• Eleştirel ve yaratıcı düşünceyi teşvik etmek: Felsefi yöntemlerin günlük yaşamımızdaki sorunları anlamada nasıl yardımcı olabileceğini tartışmak.

• Kültürlerarası diyalogu desteklemek: Felsefenin evrensel değerlerini ön plana çıkararak farklı toplumlar arasında bir bağ kurmak.