Ülkemizin genç nüfusunun göç oranı her geçen yıl hızlı bir artış gösteriyor. Eğitim fırsatları, ekonomik faktörler, daha iyi yaşam beklentisi, politik iklim ve özgürlük arayışı, gelecek kaygısı ve güvensizlik duygusu gibi etmenlerin bir araya gelmesi gençlerin yurtdışına göç eğilimini arttırıyor ve kendilerine daha istikrarlı yaşam sunabilecek ülkelerde kalmayı tercih ediyorlar. Başka bir ülkede yeniden yaşam kurmak, cesaret gerektiren zorlu bir süreç olmasının yanında, kimlikleri ve kültürel değerleri koruma, yeni kültüre uyum sağlama çabalarını ve geride bıraktıkları sevdikleriyle bağlarını sınayan bir deneye dönüşebiliyor.

Pazartesi14 göç söyleşileri, gençlerin göç etme nedenlerine ilişkin derin bir bakış kazandırmak yanında göç eden gençlerin deneyimleri ışığında göçün, kimlik, aidiyet, bireysel özgürlük gibi kavramları yeniden düşündüren kültürel, sosyal, psikolojik ve edebiyata ilişkin etkiler yaratan göç fenomenini görmemizi sağlıyor.

Duru Bayır 20 yaşında, 2022 yılında eğitimi için İngiltere’ye gitti. Brighton Üniversitesi, İç Mimarlık Öğrencisi.

Merhaba Duru: Çok kolay bir soruyla başlamak istiyorum. Ülkeden ayrılmaya karar verdiğinde kaç yaşındaydın? İlk kiminle paylaştın?

Ailemle birlikte karar vermiştik, on yedi yaşımdaydım. Onlar dışında, sanırım ilk söylediğim kişi en yakın arkadaşımdı.

Seni göç fikrine iten şey bireysel mi toplumsal sebepler miydi? Asıl tetikleyici unsurun gitmek mi, kaçış mıydı?

Beni bu fikre iten şey hem toplumsal hem de kişisel sebeplerdi. Gelecek kaygısı gibi korkular nedeniyle başka bir ülkede okumayı tercih ettim. Fakat kaçış gibi değil, kendimi orada daha çok geliştirebileceğimi düşündüm.

Farklı bir yerden bakarsak, gitmekle kalmak arasında büyük mücadele veren gençlerin göçmesine, bir şekilde toplu protestoları da diyebilir miyiz?

Yani, belki de öyledir. Çünkü bu kadar insanın ülkesi yerine başka bir yerde eğitimini tamamlamak istemesi, farkında olunması gereken bir problem bence.

Pek çok gencin yurt dışına gitmeden önce hissettiği ve “sıkışmışlık” olarak ifade ettiği içsel rahatsızlığı yaşadın mı? Hangi bireysel ya da kitlesel olaylar senin bu duyguyu yaşamana neden oluyordu?

Daha çok kişisel problemlerdi.

Gitmeye karar verdiğinde, yaptığın ön çalışmalar nelerdi? Özellikle kültürel uyumsuzluk, tek başınalık ve bunların getirebileceği sorunlar gibi faktörleri nasıl değerlendirdin?

Yaptığım ön çalışmalar, genel olarak İngilizce sınavlarına girmekti. (IELTS, SAT). Gitmeden önce yaşayacağım problemlerin farkındaydım, yalnızlık ya da kültürel farklılık gibi, ama bunu başıma gelen güzel bir şans ve deneyim olarak değerlendirip üstünde çok durmamaya çalıştım. 

İlk gidiş, uçağa ya da trene biniş ve belki de büyük bir belirsizliğe yol alırken geride bıraktıklarının neler olduğunu düşündün? Ayrılığın en zorunu hangi konuda yaşadın?

Türkiye’deki arkadaşlıklarımı hiçbir şeye değişmem. Benim için en zor kısımlardan biri arkadaşlarımı geride bırakmaktı ve tabii ki ailemi.

Hedeflediğin ülkeye vardığında hissettiğin ilk duygu neydi?

Hissettiğim ilk duygu korkuydu. Kimseyi tanımadığım, asla bilmediğim bir yere gitmiştim.

Gittiğin ülkeye göçen diğer Türk gençleriyle bir iletişim ağı kuruyor musun? Yoksa, daha çok gittiğin ülkenin vatandaşlarıyla olmayı mı tercihe diyorsun?

Her ikisi de diyebilirim, tabii ki gittiğim ülkedeki insanların kültürünü öğrenmek ve deneyimlemek güzel ama kendi ülkemin insanının verdiği güven ve rahatlık farklı.

Shakespeare’in meşhur sözü “Olmak ya da olmamak”tan yola çıkarsak, bir yerden sonra dönmek mi kalmak mı noktasında kararınızı etkileyen ne oldu?

Henüz karar vermedim ama en iyi fırsatlar ne taraftaysa orayı seçerim, herhalde.

Giden gençlerin çoğunun eğitimli ve nitelikli olması “beyin göçü” kavramını da getirdi. Bu durumu, istatistikler ve araştırmalar Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için büyük kayıp olarak değerlendirilirken, bir şekilde geri dönüp ülkeye fayda sağlayacak modelleri kurabileceğinizi düşündün mü?

Elbette, yurtdışının bana kattığı deneyimi ülkeme döndüğümde paylaşmak isterim.

Oradan Türkiye nasıl görünüyor?

Benim için çok özlediğim bir yer olarak görünüyor ama aynı zamanda Türkiye’ye taşınıp oradaki hayata tekrar başlamak da beni korkutmuyor değil.

Son olarak şunu da sormak istiyorum. Orada kalmaya karar verdin ya da olmadı, her şey aksi gitti ve Türkiye’ye dönmeye karar verdin. Sence her şeye rağmen deneyimlemek mi yoksa denemeden Türkiye’de kalmak mı daha riskli? Bu soruyuşu anda yurt dışına gitmeyi düşünen ama henüz karar verememiş gençler adına soruyorum.

Ben ilk yurtdışına taşındığımda çok fazla yolunda gitmeyen şey oldu ve en kötüsü bana yardım edecek kimse yoktu. Fakat daha önce dediğim gibi bunun bana verilen bir şans olduğunu düşünüyorum ve sonuna kadar deneyimlemek istiyorum. O yüzden verebileceğim tavsiye elinizden geldiği kadar çabalamanız olur.