BELKIS BALPINAR’IN 40 YILI “ZAMANLA DOKUNANLAR’’ ANNA LAUDEL İSTANBUL’DA

Çağdaş tekstil sanatının dünyadaki öncü isimlerinden Belkıs Balpınar’ın yaklaşık 40 yılın ürünü olan dokumaları Anna Laudel İstanbul’da sergileniyor. Zamanla Dokunanlar başlıklı retrospektif sergiye, sanatçının kariyerini inceleyen bir kitap da eşlik ediyor.
Belkıs Balpınar, geleneksel kilim dokuma tekniğini güncel sanatla buluşturan tecrübeli bir sanatçı. Aynı zamanda tasarımcı, müzeci, antik kilim araştırmacısı… Renkler, sembolik motifler ve dokuma tekniği konularındaki uzmanlığı ve derin bilgisi ile tekstil sanatına hem biçimsel hem de teorik yeni yöntemler sunan öncü bir isim. Balpınar’ın, öncü, araştırmacı ve yaratıcı kimliği bu günlerde Zamanla Dokunanlar isimli retrospektif sergiyle gündemde. Sanatçının 1986 yılından 2024 yılına dek ürettiği yaklaşık 20 eserlik bir seçki izleyici ile buluşturan sergiye, editörlüğünü Dr. Necmi Sönmez’in üstelendiği Belkıs Balpınar: Through Woven Times isimli bir kitap da eşlik ediyor. İtalya merkezli sanat yayınevi SKIRA’dan çıkan kitap, ürettiği eserler, kilim üzerine yazdığı kitaplar ve makalelerle hem Türkiye’de hem de uluslararası sanat alanında öne çıkan Belkıs Balpınar’ın 40 yılına ışık tutuyor.
Balpınar ile röportaja, https://artdogistanbul.com/belkis-balpinarin-40-yili-zamanla-dokunanlar/
Linkinden ulaşılabilir.
Kaynak: https://artdogistanbul.com/


TÜRKİYE KİTAP PAZARI RAPORU AÇIKLANDI

Türkiye Yayıncılar Birliği her yıl ülkemizin yayıncılık sektörü verilerini derleyerek sektöre dair yıllık bir pazar raporu hazırlayıp kamuoyuyla paylaşıyor.

Rapora; https://www.rotka.org/turkiye-kitap-pazari-raporu-aciklandi/

Linkinden ulaşılabilir. Raporda ulaşılan sonuç özetle şu şekilde;

‘‘Ülkemizin ve dünyanın geçmekte olduğu ekonomik açıdan zorlayıcı dönem, üretim aşamasındaki neredeyse tüm girdileri ithal olan yayıncılık sektöründe hem enflasyon hem döviz oranlarının artışı nedeniyle maliyetlerin artması, yine enflasyon ve zor ekonomik koşullar sebebiyle okurların alım gücünün düşmesi; finansal kaynaklarda yaşanan gelişmelere göre yayın planlarının sürekli gözden geçirilmesi ve raflardaki kitaplara fiyat belirlemede yaşanan zorluklar; basılı ve dijital korsanın devam etmesi, izinsiz fotokopi çoğaltımlarının sürmesi gibi etkiler nedeniyle, pandemi sonrası dönem çoğunlukla normale dönmekteyse de, henüz tam olarak yoluna girmiş denilememektedir.’’

Kaynak: https://www.rotka.org/

 


‘HEPSİNİ ALAŞAĞI ET’. BARRY KEOGHAN VE CHRİSTOPHER ABBOTT’UN BAŞROLLERİNİ PAYLAŞTIĞI FİLM ŞİMDİ MUBI’DE 

Christopher Andrews’un ilk uzun metrajlı filmi HEPSİNİ ALAŞAĞI ET (BRING THEM DOWN), İrlanda’nın tekinsiz doğasında geçen gergin ve sürükleyici bir intikam hikâyesi. İrlanda kırsalında hayvancılıkla geçinen iki aile arasındaki geçmişe dayanan çekişmenin giderek sertleşmesini merkeze alan film, atmosferik anlatımı ve derinlikli karakterleriyle dikkat çekiyor. SALT BURN ve THE BANSHEES OF INISHERIN gibi filmlerle yıldızlaşan Oscar adayı oyuncu Barry Keoghan ve POSSESSOR, POOR THINGS gibi filmlerle adından söz ettiren Christopher Abbott’un başrollerini paylaştığı HEPSİNİ ALAŞAĞI ET, şimdi MUBI’de gösterimde.

Kaynak: https://www.rotka.org/


AHMET BÜKE’NİN YENİ KİTABI KIRMIZI BUĞDAY CAN YAYINLARI’NDAN ÇIKTI

Kırmızı Buğday Kitap Açıklaması
“Âlemi uzaktan seyredince kuleler, konaklar, üzerinde koşan tavla tavla atlar, mayalı develer, yalçın dağlar, acı göller, Şahin Beyler, beylerin uzun elleri, körüklü çizmeleri ve de bağlanmış taşlar ile salınmış köpekleri görünür. Bundan ibaret sanılan devranın derisinin altında asıl sahibin nehirden nabzı atar oysa. Çoğu zaman derinlere kaçar, kendi bile unutur nefsini. Sonra olmadık zamanda ve umulmadık anda öz magmasına rastlar. İçin için kaynar, elini öteki elinin örsünde döver, göbeğini keser ve onu gömdükleri kabuğu zelzelelerle yırtarak yazısını yeniden yazmaya çıkar. Bütün iş çoğunluktadır. Bütün iş buğdayı yatıracak acı rüzgârı beklemek yerine fırtına olup esmeyi hatırlamaktır. Ehil bir el gelir, kazandaki süt taşına uzanır ve atar dışarıya. Süt taşar!”
Deli İbram Divanı’nda Ege insanının doğayla, tarihle, efsanelerle beslenen hayatlarını anlatan Ahmet Büke, Kırmızı Buğday’da hikâyeye bu kez bambaşka bir açıdan yaklaşıyor. Kaderini memleketine bağlamış, ölümden yaşam doğuran insanları anlatan Kırmızı Buğday, Arap Ali, Adnan Bey, Gani Dayı, Teğmen Cemil, Dünya, Maya gibi unutulmaz karakterlerle hem tarihsel hem de toplumsal bir anlatının izini sürüyor.
Ahmet Büke’den yine çok ses getirecek, bu toprakların hikâyesini anlatan bir roman… Kırmızı Buğday…
Kaynak: https://www.canyayinlari.com/


KÜTÜPHANEDE ŞİİR SÖYLEŞİLERİ KONUĞU HAYDAR ERGÜLEN

Kadıköy Belediyesi Kemal Tahir Halk Kütüphanesi’nin düzenlediği Kütüphanede Şiir Söyleşileri konuğu Haydar Ergülen. Mustafa Köz’ün kolaylaştırıcılığında gerçekleşecek etkinlik 26 Nisan Cumartesi günü saat 13.00’te.

Kaynak: https://www.edebiyathaber.net/


POMPEİİ’NİN KÜLLERİNDEN İKİ HEYKEL YÜKSELDİ: 2.000 YILLIK ANTİK MEZAR GÜN YÜZÜNE ÇIKTI

Antik dünyanın en trajik hikâyelerinden birine ev sahipliği yapan Pompeii, yüzyıllar sonra bile sırlarını korumaya devam ediyor. Son kazılarda kentin hemen dışında yer alan görkemli bir mezarda, iki gerçek boyutlu kadın ve erkek heykeli ortaya çıkarıldı. 2.000 yıl öncesine ve Roma dönemine ait çarpıcı keşif hem estetik detayları hem de korunmuş yapısıyla arkeoloji dünyasında heyecan yarattı.

MS 79 yılında Vezüv Yanardağı’nın patlamasıyla kül ve pomza taşları altında kalan Pompeii, günümüzde hâlâ önemli arkeolojik çalışmalara ev sahipliği yapıyor. Kentin doğu tarafındaki Porta Sarno Nekropolü’nde yürütülen son kazılarda, mezar nişlerinin bulunduğu geniş bir duvarın üzerinde yer alan iki heykel keşfedildi.

Keşfedilen heykeller şu anda restorasyon çalışmaları için Palestra Grande’ye taşındı. 16 Nisan’da açılacak Antik Pompeii’de Kadın Olmak sergisinde sergilenecek olan heykellerin restorasyonu, ziyaretçiler tarafından canlı olarak görülebilecek.

Kaynak: https://kayiprihtim.com/


“SONSUZLUK VE BİR GÜN”, ANGELOPOULOS’UN DOĞUM GÜNÜNDE GÖSTERİLECEK

Othon Cinema, istos film ve EMEIS Kültür Kolektifi iş birliğiyle, usta yönetmen Theo Angelopoulos’un başyapıtı “Sonsuzluk ve Bir Gün” filminin gösterimi yapılıyor. Film, Angelopoulos’un doğum gününe özel bir gösterimle, 27 Nisan’da Atlas Sinemasında izleyiciyle buluşacak.
“Sonsuzluk ve Bir Gün” hakkında
Zamanın meşhur yazarı Alexandros, eşinin ölümünden ve kendi ölümcül hastalığı teşhisinden sonra içine düştüğü melankoliyle yüzleşir. Bitmemiş eserlerle dolu bir hayat süren yazar, geçmişin parlak anılarında kaybolurken, tesadüfen mülteci bir çocuğa rastlaması ve ona yardım etmesiyle hayata tekrar bağlanır. 
Bu beklenmedik dostluk, filmde ulusların, geçmiş ve şimdi arasındaki bağların, yaşam ve ölüm arasındaki sınırların gerçek hayatta ne kadar sahici ya da hayali olduğu üzerine derin bir düşünce sunuyor. Film, 1998 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü kazanmış ve Theo Angelopoulos’un sınırlar üzerine yaptığı üçlemenin kapanış filmi olmuştur.
Kaynak: https://www.evrensel.net/