1918’de monarşinin yıkılmasının ardından Prusya, Weimar Cumhuriyeti’nin en büyük ve etkili eyaleti ve canlı bir kültürel merkez olan Berlin, Prusya’nın başkentiydi 1930’larda. Kentte ABD’deki Büyük Buhranın etkileri ile ekonomik zorluklar ve işsizlik yaşanıyordu. Her yanda ekonomik zorluklar vardı ve Nazi propagandası devreye giriyordu.

Alman askerlerinin, generallerin 1930’lu yılların başlarındaki fotoğraflarına bakıyorum. Bunların arasında 1878 doğumlu olan ve 1930 yılında Genelkurmay Başkanı olarak atanan aristokrat Prusyalı General Kurt von Hammerstein-Equord da var. “Korku bir ideoloji değildir” derken gülümsüyor sanki general.

İnsanlığın en büyük felaketlerinden olan ve 1939-1945 arasında süren II. Dünya Savaşı öncesi çekilmiş Alman generallerinin siyah-beyaz fotoğraflarında sessiz bir komedi filmi havası seziyorum. General Kurt von Hammerstein-Equord’un yüzünde hüzünlü bir çocuk saklı sanki. Gözleri birbirinden farklı bakıyor gibi. Saçmalıyorum herhalde bu kadar büyük bir felaketin öncesi çekilen bu fotoğraflarda komedi filmi izleri görmek de bir tür salaklık olsa gerek. Ancak fotoğraflara daha fazla baktıkça, asalet, Yahudiler, Ruslar ve Almanların birlikte yazdıkları bir trajikomik öykü biraz daha önümde beliriyor.

General Hammerstein-Equord Hitler’i devirmek için çeşitli komplolarda yer almış biri. Hammerstein’ın Nazi Partisi’ne karşı aşırı düşmanca davranışları varmış ve adam Prusyalı Mareşal Paul von Hindenburg’u en az 85 kişinin öldürüldüğü Uzun Bıçaklar Gecesi’ndeki katliamı durdurmak için müdahale edeceği umuduyla şahsen görmeye çalışmış ancak başarısız olmuş.

Uzun Bıçaklar Gecesi…

Çok sayıda insanın öldürüldüğü bir gece.

İnsan öldürmeye kısa bıçaklar yetmiyormuş gibi uzun bıçaklar mı kullanmışlar ne…

Hitler’e ihanet edenlerin sonu bu olur demek istemişler. Şiddeti meşrulaştıran Uzun Bıçaklar Gecesi’nin adı muhtemelen Alman mitolojisi ve edebiyatındaki “ihanet” veya “kanlı hesaplaşma” çağrışımlarından geliyor. Hatırlarsak Ortaçağ Alman destanı Nibelungenlied’de, Hun kralı Attila’nın konuklarına ihanet ederek onları “uzun bıçaklarla” katletmesi anlatılır. Hitler ve propaganda bakanı Goebbels, bu operasyonu Alman tarihindeki ihanet temalarıyla ilişkilendirmek için bu adı seçmişler herhalde.

Adolf Hitler’i şansölye olarak atamanın tehlikeleri konusunda ilgilileri uyarmış durmuş ama uyarısı dikkate alınmadıktan sonra Hammerstein durmamış ve Hitler’in iktidara yükselişini engellemek için orduyu kullanmaya çalışmış ancak Hindenburg tarafından engellenmişti. Ayrıca sendikalarla samimi olduğu için de ona “Kızıl General” lakabı takılmıştı.

Hammerstein, Bohemya’dan Rus ajanı olduğu ortaya çıkan güzel bir genç kıza “Alman sürüsü böyle bir lidere oy verdiyse o zaman sonuçlarına da katlanmalılar” diyor. Olanların sonuçlarına sadece Almanlar değil bütün dünya katlanıyor. Delinin biri bir suya taş atınca sudaki dalgalanmalardan tüm dünya etkileniyor. Adolf Hitler’in iktidara gelmesinin öncesinde Weimar Cumhuriyeti’nin şansölyeliğini yapmış Kurt von Schleicher ve General Kurt von Hammerstein-Equord, Weimar Cumhuriyeti döneminde hem askeri hem de siyasi alanda yakın işbirliği içinde olan iki arkadaştı. İlişkileri, ortak askeri geçmişlerine, siyasi görüşlerine ve Nazi rejimine karşı tutumlarına dayanıyordu. Kurt von Schleicher de 1934 yılında Uzun Bıçaklar Gecesi’nde tasfiye edilenler arasındaydı.

Hammerstein 1943’te kanserden ölürken şunları söylemiş, “Bu kadar çok suça tanıklık eden ve bunlara göz yuman bir orduya ait olmaktan utanıyorum”. Ailesi, Hammerstein’ın askeri bir cenaze töreniyle gömülmesine bu onun gamalı haçlı bir bayrağa sarılması anlamına geleceği için izin vermemiş. Hammerstein eski bir Protestan soylu olmasına rağmen dört kızından üçü komünist, en küçük oğlu ise Protestan ilahiyatçı olmuş.

“Yazmak patolojik bir iş değil mi sizce? Bir yazarın aslında ne yaptığına bir bakın: tüm o doğal olmayan gergin çömelme ve kamburlaşma, tüm o ritüeller: patolojik!” diyen şair Hans Magnus Enzensberger’in “Hammerstein’ın Suskunluğu” adlı kitabından öğrendiğimize göre Hammerstein, çocukları ve ailesi ile ilgilenmek yerine uzun av partilerinde zaman geçiren biri. Kızları evdeki bazı belgeleri Ruslarla paylaşmış. Örneğin kızı Helga, Kremlin’den emir alan biriyle uzun bir aşk yaşıyor.

Hammerstein 1930’da “Artık rahatça uyuyabilirim, çünkü gerekirse birliklere Nazilere ateş açmalarını emredebileceğimi biliyorum” der ama Führer tam kontrolü ele geçirdiğinde birliklerin harekete geçmesini emretmez ve rahatça uyumaya devam eder. O öldüğünde oğlu Franz günlüğüne “Almanya’nın yok edilmesini seyrederken hiçbir şey yapamaması onun için korkunç olmalı. Neredeyse hiç kimse gelişmeleri onun kadar doğru tahmin edemezdi” diye yazıyor. Bir tür “akıllı tembel” aslında Hammerstein.

Ülkü Tamer’in dizeleri geçiyor aklımdan:

“ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
 hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten”.

Sözcükleri değiştirip, “hem dersini biliyor, hem de aptal herkesten” diyerek “aptal ve çalışkan” olanların başımıza neler açabileceklerini kurcalamaya başlıyorum.  Aslında elimde 1930’lu yıllarda Prusyalı General Kurt von Hammerstein-Equord tarafından yapılmış bir sınıflama var. Modern bilim insanları bu sınıflamayı “aşırı basitleştirme” olarak eleştirseler de benim bu sınıflandırmaya, bu basitleştirmeye olan yakınlığım sarsılmıyor.

Hammerstein askerlerinin davranışlarını düşünerek onları dört türe ayırmış: akıllı, çalışkan, tembel ve aptal. General Hammerstein ayrıca bu sınıflamaya göre, her askerin her zaman bu özelliklerden ikisine sahip olduğunu varsaymış. O dönemde liderlik potansiyeli taşıyan askerlerin kişilik yapılarını bu şekilde belirledikten sonra ise bunlardan nasıl yararlanılacağını incelemiş. Örneğin akıllı ve çalışkan olanları Genelkurmay’a atamayı, ordunun yüzde 90’ını oluşturan tembel ve aptalları, güvenilir çalışanları rutin görevlere atamayı düşünmüş. Yine ona göre, akıllı ve tembel askerler, en karmaşık meselelerle bile başa çıkabilecek entelektüel berraklığa ve sakinliğe sahip oldukları inancıyla en yüksek liderlik pozisyonlarını üstlenmeye uygundu. Kendisi de muhtemelen bu ‘akıllı ve tembel’ kategorisinde sınıflandırılabilirdi. Bu sınıflandırmayı yapması onun akıllı olduğunu; av tutkusu ve ailesi ile pek ilgilenmemesi de tembelliğinin göstergeleri olabilir.

Ancak generalin en çok çekindiği askerler aptal ve çalışkanlardı. Bunlar tehlikeli bozgunculardı ve o bu grubun son derece tehlikeli olduğuna, hiçbir sorumluluk üstlenmemesi gerektiğine, her zaman sorun yaratacağına ve bu nedenle onlardan kurtulmaları gerektiğine inanıyordu.

Hitler’in bir tehlikeli bozguncu olduğu oldukça açık. Yapay zekâ DeepSeek ise Hitler’in bu sınıflandırmada nerede olduğu konusunda şöyle düşünüyor:

“Hitler’in sınıflandırması, hangi özelliklerine odaklanıldığına göre değişir. Stratejik hırsları ‘akıllı ve tembel’, mikro yönetim ve dogmatizmi ise ‘aptal ve çalışkan’ ile açıklanabilir. Ancak Hammerstein’ın kriterlerine göre en tehlikeli kombinasyonun ‘aptal ve çalışkan’ olduğu düşünülürse, Hitler’in bu gruba daha yakın olduğu söylenebilir”.

Konuya tersten bakalım. Galiba değerlendirmek istediğimiz bir kişi Hammerstein-Equord’un kriterlerine göre ‘akıllı ve tembel’ sınıfı ile ‘aptal ve çalışkan’ sınıfları arasında bir noktada iki sınıf için de aday gibi görünüyorsa, işte bu kişi Hitler gibi iyice tehlikeli biri olabilir. Özelliklerini değerlendirirsek stratejik hırsları olan Donald Trump da sanki bu iki sınıfa da dahilmiş gibi görünüyor. Bu sınıflandırma büyük ölçüde bir basitleştirme de olsa bize lider kişilikleri konusunda bir şeyler anlatıyor.

Fotoğraflara dönüyorum yine. Ortada puro içen biri dört iyi giyimli sivilin sağında onlardan biraz uzakta oturmuş akıllı ama tembel Hammerstein. Başka bir fotoğrafta kafalarda miğferler generaller, askerler. Sanki olacakların endişesi içinde bakıyorlar dünyaya omuzlarına yüklenen sorumluluğun altında ezilmiş gibi.

Suçu bir kişiye yüklemek gibi bir niyetimiz yok ama Hammerstein’ın suskunluğu yıllar geçse de kulaklarımızda uğulduyor. Dönüp dolaşıp aynı noktalara gelmenin huzursuzluğu içinde Uzun Bıçaklar Gecesini düşünüp yaşadığımız günlerin dünyaya neler getirebileceğini sorguluyoruz.  

Necmi Gürsakal