Ceketi kalmış kapının arkasında
Ölü babaların ya ceketi kalır ya tesbihi
Tesbihi de arabanın vites kolunda
Ölüler gitmeden ceketini asar,
Ardımda kalanlar gözyaşı döksünler, diye
Gözyaşı dökenlere de tembihlerler ağlama, üzülür diye
Ölünün ardından neye ağlanır?
Ağlanır işte, insan konuşamadığı her şeye gözyaşı döker.
Konuşamadıklarımız da ölür, gidenin ardından
Dilimizin ucunda kızgınlıklar, sevgiler, kavuşmalar, vedalar
İnsan en çok vedaya alışır
Kavuşmaların sonsuz olmadığını bildiğinden
Bir tabak helva getirdi komşu kırkı dolmuş.
Ne çabuk oldu?
İyi adamdı ruhu dinlensin dedim, dedi.
Sevmezdi bu kadını babam
Uzatıverdi kafasını kapıdan içeri,
Ay ceketi de asılı kalmış, çıkar evden iyi değildir, dedi.
Ne iyiydi ne kötüydü ölenin ardından
İtekledim kapıyı.
Sevmezdi babam seni, uzatma boynunu leylek gibi.
Allah kabul etsin, dedim çarptım kapıyı.
Neyi kabul edecek?
Azrail’in babamı yanına götürmesini mi, yoksa bu leylek boyunlunun ettiği duayı mı?
Çıkarmak gerek mi gerçekten?
Geçen de baykuş komşum söyledi. Dua et cuma geceleri gelir, yoklar.
Cuma sabah geldi sordu, dua ettin mi, diye
E Cuma bugün, dedim.
Dinsiz imansız, dedi, dilini şaklata şaklata, cuma perşembeden girer, adam ağlaya ağlaya dönmüştür.


Ölüler ağlar mı?


Ceketin cebine attım elimi.
Peçeteye sarılı üç beş karanfil, birkaç tane paketli kesme şeker
Biri lokantadan, diğeri kahveden kalma
Cumadan cumaya lokantaya gider, karanfilin birini ağzına atar, diğerlerini sarardı.
Çayların şekerini evdeki kavanoza koyardı.
Şimdi evde paket paket şeker var.
Cebinden çıkan şekerlerden birini attım ağzıma, tatlı geldi.
Babamın eli değdiğinden mi yoksa karanfille dost olduğundan mı?
İyice yokladım ceplerini, keşke dedim bir delik olsa
İçinden girsem, kokusunu alsam.
Biraz ona biraz çocukluğuma kaçsam.
Annem, ölen ölüp gider kalan keyfine bakar, dedi
İnsan kime üzülecek,
Ölen mi rahatlar, kalan mı?
Günlerdir boğazımı sıkan şey babasızlık mı, yalnızlık mı?
Babasız kalanlar çocuk olmazmış artık.
Ben şimdi ne çocuğum ne de anne
Karnımın içinde bir boşluk
Dünya geçip gidiyor içinden, kaskatıyım.
Ceketi asılı kalmış kapının ardında
Hafif terli teninin kokusu, birkaç tel beyaz saç
Ceketi giydim sırtıma, tesbihi elime aldım.
Anne olamadım ama ağzıma attığım karanfille baba oldum.