Bütün bir şehri yakmak istedim o gece,
Sadece sigaramı yakabildim.
Parmaklarımda silah tüccarları.
Mesaiye kalmış bir palyaço gibiyim bu günlerde.
Hayat makyajımı silmeme fırsat tanımıyor.
Aynalarım hep dünden kalma,
“güneşi doğuruyor sevdiğim kadınlar.”
Ben azaldıkça, çoğalıyorlar.
Birazcık midem bulanıyor,
Yine çiçekler kusmam gerekecek sanırım.
O çürümüş elmayı yemeyecektim.
Kirli bir sokakta unuttum yüzümü,
Biri bulursa, yıkasın lütfen.
Yorgunumdur…
Gözlerimin altında bir depo var artık,
Kırık oyuncaklar, unutulmuş dualar,
Ve ağlamaktan kurumuş bir çift kahkaha saklı içinde…
Ne zaman gülecek olsam,
Bir çocuk düşüyor içimden.
Geceyi delip geçen sirenler var zihnimde,
Her biri başka bir acıya devriye…
Ben sustukça, şehir daha çok konuşuyor,
Ve her duvar biraz daha üstüme eğiliyor.
Bir takvim yaprağında uyuyakaldım dün,
Rakamların arasına sıkışmış bir hayatım var;
Kimse aramıyor artık,
Ve birkaç şiir hâlâ okunmayı bekliyor.
Eğer bir gün geri dönmezsem,
Bilin ki gölgeme sarılıp gittim,
Ve belki bir tren camında
Son kez kendime el salladım.
Deniz Düşünen
