Edebiyat Ada’ya Yanaşıyor: 4. Marmara Adası Edebiyat Festivali Başlıyor

Marmara Adası, bu özel festivalle birlikte yeniden edebiyatın rüzgârını estirmeye hazırlanıyor.
4. Marmara Adası Edebiyat Festivali (MAEF), 31 Temmuz – 3 Ağustos tarihleri arasında, şehrin kalabalığından uzak, denizin ortasında bir edebiyat adasına dönüşüyor.

Adalar, genellikle zamanın yavaşladığı, şehirle bağların gevşediği, insanı anı yaşamaya çağıran yerlerdir. Biraz rüzgâr, biraz tuz, biraz sessizlik. Ve şimdi, bu doğal yavaşlığa edebiyat da eşlik ediyor.

Festival boyunca paneller, söyleşiler, imza günleri ve tematik edebiyat yürüyüşleri gibi zengin içerikler okurlarla buluşacak. Mermerin serinliğinde, poyrazın tatlı sesi eşliğinde; sözcükler, düşünceler, anılar yeniden dolaşıma girecek.

Dördüncü yılında da edebiyatın farklı alanlarını kucaklamayı hedefleyen Marmara Adası Edebiyat Festivali, adanın kültürel geçmişine saygı duruşu niteliğinde gerçekleştirilirken, yeni edebi üretimlere ve düşünsel karşılaşmalara da açık bir zemin sunuyor. Festival, kültür turizmine katkı sağlarken, adanın sanatsal kimliğini de pekiştirmeyi sürdürüyor.

Etkinliklere Katılmak İçin:
Festival etkinlikleri Marmara Adası merkezinde, açık hava alanlarında ve belirlenen kültürel mekânlarda gerçekleştirilecek. Katılım herkese açık.
Ada dışından gelenler için feribot ve konaklama bilgileri festival duyuru sayfasında paylaşılacak. Güncel program ve katılımcı yazar listesi ise önümüzdeki günlerde ilan edilecek.

 Tarihler: 31 Temmuz – 3 Ağustos
 Yer: Marmara Adası – Balıkesir
 Detaylı bilgi: Belediye ve festival sosyal medya hesaplarından takip edilebilir.

Şimdi rüzgârı dinleyin. Bir kitap alıp yola çıkmak için iyi bir zaman.
Belki de edebiyat en çok adaya yakışıyor.

Marmara Adası, 4. Edebiyat Festivaliyle 31 Temmuz – 3 Ağustos’ta kitapseverleri ağırlayacak


İstanbul’da Yaz, Beyoğlu’nda Sinema ile Başka Güzel ve Ücretsiz!

İBB Beyoğlu Sineması, Temmuz ayında da sinemaseverleri ücretsiz gösterimlerle buluşturmaya devam ediyor. İstiklal Caddesi’nin simge mekânlarından biri olan tarihi sinema salonu, yaz boyunca klasiklerden çağdaş sinemaya uzanan zengin bir seçki sunuyor. Tarihî Beyoğlu Sineması, İBB Miras tarafından restorasyonla aslına uygun şekilde yenilendi ve 2022’den itibaren yeniden aktif hale gelmişti.

Bu ay perdede:
– “Yüzüklerin Efendisi” üçlemesi: Yüzük Kardeşliği, İki Kule, Kralın Dönüşü
– Jean-Pierre Jeunet’ten: Amélie ve Şarküteri
– Ödüllü yapımlar: Aftersun, Drive My Car, Dünyanın En Kötü İnsanı, Frances Ha
– Bilimkurgu klasikleri: 2001: A Space Odyssey, Blade Runner
– Korku tutkunlarına özel: Elm Sokağında Kabus, Kötü Ruh

Gece Sineması Kuşağı
Yaz gecelerine özel gösterimlerle bu ay:
– 11 Temmuz Cuma: Alien serisinin üç filmi (Scott, Cameron, Fincher imzalı)
– 18 Temmuz Cuma: Denis Villeneuve’ün yönettiği Dune serisi arka arkaya!

Çocuk Matinesi:
Minik sinemaseverler için: Arabalar, Sevimli Canavarlar, Rio

Gösterimler haftanın 6 günü, ücretsiz!.
Güncel program için: @ibb.beyoglusinemasi


Füruğ Ferruhzad’dan “Yeni Hayat” Türkçede

VakıfBank Kültür Yayınları, modern İran edebiyatının öncü isimlerinden Füruğ Ferruhzad’ın sağlığında yayımlanan son şiir kitabı “Yeni Hayat”ı Türkçeye kazandırdı. Melikhan Kirazoğlu’nun çevirisiyle okura ulaşan bu eser, sadece bir şiir kitabı değil; aşkı, bireysel özgürlüğü ve içsel çıkmazları derinlikli ve sade bir dille anlatan bir hayat tasavvuru.

Ferruhzad’ın şiirleri, klasik Fars şiirinin aşk temalarını modern bir bakışla yeniden işlerken, ümitsizlik, yalnızlık ve fanilik gibi evrensel duyguları da sorgulayıcı bir tonda dile getiriyor. Yeni Hayat”, hem bir kadının hem bir çocuğun gözünden modern İran’ı okumak isteyenler için çarpıcı bir kaynak niteliğinde.

Ben maviye inanırdım
Boynumdaki yorgun damarların mavisine
Beyaz dalgaları omuzlayan deniz mavisine
Denizin bittiği yerde başlayan
göğün mavisine inanırdım
Bi de ensemde ki dövmeye inanırdım
Kuş Ölür Sen Uçuşu Hatırla

Kuş ölür, sen uçuşu hatırla sözüyle, Dünyaya dair en narin direnişlerden birini söyleyen Füruğ Ferruhzad  hakkında: 1934’te Tahran’da doğan Füruğ Ferruhzad, kısa ömrüne rağmen Fars şiirinin modernleşmesinde kilit rol oynamış, “Ev Siyahtır” adlı kısa belgeseliyle sinemada da iz bırakmış bir edebiyatçıdır. 1967’de, 32 yaşında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybetti.  https://www.rotka.org/


Nobel’li Şairin Çizgileri: Bob Dylan’dan Tam İsabet (Point Blank) Geliyor

Bob Dylan, şarkı sözlerinden sonra şimdi çizgileriyle anlatıyor. 18 Kasım’da yayımlanacak olan yeni sanat kitabı Point Blank (Quick Studies), Türkçeye “Tam İsabet: Hızlı Etütler adıyla çevrilebilir. Kitap, Dylan’ın 2021–2022 yıllarında yaptığı 100 siyah-beyaz çizimi bir araya getiriyor.  Portreler, natürmortlar, Paris kanalları, paten kayan gençler ve bazen sadece koli bandı…Her çizim, Dylan’ın hayatı gözlemleyişine dair sessiz ama keskin bir kayıt.

Uluslararası Eleştirmenler Ne Diyor? (P14 derledi)

– The Independent: Dylan’ın çizgilerinde Edward Hopper, David Hockney ve William Blake etkisi var. “Huzursuz ama odaklı, dalgın ama dirençli.”
– The Times: “Çizimlerde insanlık durumuna dair düşünceli bir odak var. Dylan sahnede neyse, sayfada da o.”
– Pitchfork: “Masaya uygun bir koleksiyon. Dylan bu kez çizerek şarkı söylüyor.”
– Artnet: “Görsel hikâye anlatıcılığında Dylan, enigma ile içsel hafızayı buluşturuyor.”
– Reddit kullanıcıları: Kimileri amatör bulsa da büyük çoğunluk, bu çizimlerin Dylan’ın Amerikan ruhuna tuttuğu yeni bir ayna olduğunu söylüyor.

Bob Dylan 2016’da Nobel Edebiyat Ödülü aldığında, çok tartışılmıştı. Ama sözleri, çizgileri gibi: “Belirsiz ama içe işleyen.”Bu kitapta da kelimeler yok belki, ama her çizgi bir şarkının sustuğu yerden başlıyor.


Ursula K. Le Guin’den Üç Fantastik Öykü İlk Kez Türkçede

Bilimkurgu ve fantezi edebiyatının öncüsü Ursula K. Le Guin, bu kez her yaştan okura seslenen üç kısa öyküsüyle Türkçede. Daha önce Yerdeniz, Mülksüzler ve Karanlığın Sol Eli gibi eserleriyle okurların belleğine kazınan Le Guin’in bu üçlü seçkisi ilk kez Türkçeye çevrildi.

Sanatçı Ali Çetinkaya’nın  özgün çizimleriyle yeniden hayat bulan bu masalsı anlatılar, yalnızca bir çocuk kitabı olmanın ötesine geçiyor; Le Guin’in felsefi derinliğini, mitolojik bakışını ve özgün karakter yaratımını okura sunuyor. https://www.rotka.org

Kitaptaki Öyküler

Kızıl Kısrak’ın Sırtında Bir Gezinti:
Karla kaplı bir kuzey ormanında geçen bu öyküde, kardeşini trollerin elinden kurtarmaya çalışan cesur bir kızın yolculuğu anlatılıyor. Cesaret, sevgi ve dayanışma temaları, masalsı bir atmosferle örülüyor.

Balina Süleyman’ın Dokuz Yüz Otuz Birinci Dünya Turu:
Bir boa yılanı ve bir zürafa, terk edilmiş bir kayığın üstünde yaşlı ve bilge bir balinayla karşılaşır. Bu felsefi yolculuk, dostluğun ve bilgeliğin değerini sorgulayan derin bir alegoriye dönüşür.

Leese Webster:
Kendi tarzında ağ örmek isteyen bir örümceğin, geleneksel beklentilere karşı verdiği sessiz mücadele. Yaratıcılık, bireysellik ve sanatın gücü üzerine düşündüren bir hikâye.


Tabuları Zorlayan Kurmaca Ustası Geri Döndü: Chuck Palahniuk’tan Sonsuza Dek Değilse De Şimdilik

Dövüş Kulübü’nün yazarı Chuck Palahniuk, yepyeni bir romanla okurlarını rahatsız etmeye, sarsmaya ve düşündürmeye hazır. Türkçeye “Sonsuza Dek Değilse De Şimdilik adıyla kazandırılan bu son kitabı, Palahniuk’un karanlık hayal gücünü ve absürt mizahını yeni bir aile anlatısıyla buluşturuyor.

Galler kırsalında, Viktoryen bir evde yaşayan iki aristokrat kardeş — Otto ve Cecil — ailelerinin nesiller boyu süregelen karanlık mirasını devralmaya hazırlanıyor: öldürmeyi öğrenmek. Ailede birey olmak, biraz da ölümle sınanmak demek.
Fakat bu görev, aynı zamanda bir kimlik krizi, toplumsal roller, sınıf ve bireysel sorumluluk üzerine karanlık ama eğlenceli bir yolculuğa dönüşüyor.

Chuck Palahniuk’un daha önceki romanlarını sevenler için kaçırılmayacak bir deneyim. Kara mizah seven, edebiyatın sınırlarını sevenler için birebir. Şiddet, absürtlük ve metaforlarla örülü çağdaş anlatıları seven okurlar için oldukça özgün.


Meşher’de temmuz ayı film gösterimleri

Meşher, Hikâye İstanbul’da Geçiyor sergisi kapsamında Batı edebiyatındaki kurmaca eserlerden uyarlanmış filmlerin ve tiyatro oyunlarının bazılarının gösterimine temmuz ayında da devam ediyor. Programda Alain Robbe-Grillet’den L’Immortelle uyarlaması ve Pierre Loti’nin Les Désenchantées romanından esinlenen kurgu belgesel Le mystère des Désenchantées yer alıyor.

Kaynak: https://www.rotka.org/mesherde-temmuz-ayi-film-gosterimleri/


Mısır’da Yılan Başlı Tanrıça Wadjet’in Tapınağına Ev Sahipliği Yapan Kadim Bir Şehir Keşfedildi

Mısır’ın doğu Nil Deltası’nda, yaklaşık 2.400 yıl öncesine tarihlenen antik bir kent gün yüzüne çıkarıldı. Imet adı verilen bu yerleşim, Antik Mısır’ın Geç Dönemi’nde önemli bir nüfus merkezine ev sahipliği yapıyordu.

Kazılar, bölgedeki kobra şeklinde tasvir edilen tanrıça Wadjet’in tapınağının yanında, uzun süredir kayıp olan bu kentin varlığını ortaya koydu.

Imet, arkeolojik olarak Tell el-Fara’in (Tell Nabasha) bölgesinde konumlanıyor. İki yüzyıl önce yapılan ilk kazılarda araştırmalar, büyük oranda Wadjet’e adanmış tapınağa odaklanmış, kentin kalıntıları ise gözden kaçmıştı.

Kaynak: https://kayiprihtim.com/haber/misir-wadjet-tapinagi-imet-kenti-kesfedildi/


x-ist – Benim Güzel Hatalarım!

“Hata” kavramına bir kusurdan öte; yaratıcı bir açılım olarak yaklaşan Benim Güzel Hatalarım! başlıklı grup sergisi, x-ist’te 23 Ağustos’a kadar devam ediyor. Esin KeskinoğluPamir Yıldıran ve Sefa Karakuş’un eserlerini bir araya getiren sergi; sanatçıların kendi özgün pratiklerini ön plana alıyor. Sergi, ziyaretçileri tamamlanmış ve planlı olanın konforundan çıkmaya davet ediyor. “Hata” kavramına bir kusurdan öte; yaratıcı bir açılım olarak yaklaşan Benim Güzel Hatalarım! başlıklı grup sergisi, x-ist’te 23 Ağustos’a kadar devam ediyor. Esin KeskinoğluPamir Yıldıran ve Sefa Karakuş’un eserlerini bir araya getiren sergi; sanatçıların kendi özgün pratiklerini ön plana alıyor. Sergi, ziyaretçileri tamamlanmış ve planlı olanın konforundan çıkmaya davet ediyor.

Kaynak: https://www.themagger.com/etkinlikler/?tarih=2025-07-08


İstanbul Modern – Aklın Manzaraları

İstanbul Modern, 1 Şubat 2026’ya kadar insanlığa dair temel soruları üretiminin merkezine alan Ali Kazma’yı ağırlıyor. Kazma’nın geniş fotoğraf arşivinden özel bir seçkiyi de ağırlayan Aklın Manzaraları başlıklı sergi, sanatçının dünyanın bilinen en eski mürekkep üretimlerinden birini belgelediği “Sumi” (2025) adlı yeni yapıtını ilk kez izleyicilere sunuyor.

Kaynak: https://www.themagger.com/etkinlikler/?tarih=2025-07-08