dünya dönüyor,
biraz sarhoş, biraz destansı.
23,5 derecelik eğiklik,
sanki tanrıların bıraktığı bir kusur.

22 eylül 2025, saat 21:19,
astronomların takviminde ince bir not.
ama sen balkonda nar dallarına bakıyorsun,
akşam çoktan çökmüş,
Edremit’in kahvesinden tavla taşları duyuluyor.

nar, kabuğunu kapatmış bir kale.
içerde yüzlerce çekirdek,
sessizce sıraya girmiş askerler.
Troya surlarının ardında bekleyenler gibi.
her tanecik bir gezegen,
bir ağız dolusu evren.

gökte starlinkler kayıyor,
homer çoktan sustu,
ama yeni bir destanı Elon yazıyor demir uydularla:
ışığı olmayan yıldızlar,
kendi çağının Truva Atı.

ışık çam dallarına çıplak yüzünü bırakıyor.
göğün terazisi kuruldu,
geceyle gündüz yan yana duruyor,
ama asla aynı ağırlıkta değil.

ekinoks şerbeti böyle:
nar suyuyla kozmosu karıştırıyor,
biraz tatlı, biraz kan tadı,
Troya’nın yanık rüzgârı da var içinde,
Edremit’in balkonu da.

bir yudum alıyorsun,
arkada kabuk acısı kalıyor,
ön tarafta yıldızsız bir gökyüzü.
ve ben fısıldıyorum:
dünya dönüyor,
ama bu şerbeti hâlâ kimse tarif edemiyor.