Bu yıl 15’incisi düzenlenen Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, 27 Kasım–2 Aralık tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşuyor. “Herkes İçin Adalet” ilkesiyle yola çıkan festival, dünyanın dört bir yanından 40 filmi izleyiciyle buluşturacak.

Festivalin başkanlığını Prof. Dr. Adem Sözüer, direktörlüğünü Prof. Dr. Bengi Semerci üstleniyor. Program direktörlüğünü Alin Taşçıyan, kısa metraj film koordinatörlüğünü ise Nil Kural yürütüyor.

Festival, adalet, vicdan ve insan hakları temalarını merkeze alan güçlü bir seçkiyle geliyor. Film gösterimlerinin yanı sıra VisionIST kapsamında paneller ve “Yaşam Hakkı” temalı Akademik Program da hukukçularla sinemacıları bir araya getirecek.

Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması, bireysel hikâyeler üzerinden küresel adaletsizlikleri, savaşın ve sömürünün izlerini sorguluyor. Kısa Metraj Film Yarışması ise savaş, bellek ve özgürlük mücadelesi temalarına odaklanıyor. ‘Adalet Terazisi’ bölümünde vicdan, suçluluk ve toplumsal eşitsizlik tartışılırken, ‘Zamanın İzleri’ bölümünde savaş, kadın özgürlüğü ve çevre felaketleri gibi evrensel meseleler perdeye taşınıyor.

Bu yılın dikkat çeken bölümlerinden biri, Rashid Masharawi inisiyatifiyle hazırlanan “Filistin ile Dayanışma” seçkisi. “Sıfır Noktasından artı: Gazze’nin Bitmemiş Öyküleri” başlığıyla gösterilecek yapımlar, Gazzeli sinemacıların savaşın ortasında bile süren direnişine odaklanıyor. Ayrıca Yeryüzü Hepimizin adlı özel gösterimde çevre krizi temalı bir belgesel yer alacak.

Kaynak: https://kisadalga.net/

“MASKELİLER” OYUNU 21 KASIM’DA BABA SAHNE’DE

İsrail-Filistin çatışmasının acımasız atmosferinde, üç kardeşin yüzleşmesini konu alan, Ilan Hatsor imzalı Maskeliler oyunu, Mert Kırlak yönetmenliğinde 21 Kasım’da Baba Sahne’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Sermet Yeşil, Devrim Özder Akın ve Taha Tegin Özdemir’in oyuncu kadrosunda yer aldığı Maskeliler; ihanet, bağlılık, vicdan ve insanın kendini aklama çabası üzerine çarpıcı bir sorgulama sunuyor. Mert Kırlak’ın rejisini üstlendiği Maskeliler, seyircisini gerilim dolu bir atmosferde insanlığın en temel çatışmalarıyla yüzleşmeye davet ediyor. Oyun savaşın bir aile içine nüfuz ettiğinde yaşananları aktarırken, güncelliğini de koruyor.

“Büyük kardeş Davut, ailesini geçindirebilmek için İsrail’de çalışırken, ortanca kardeş Naim özgürlük mücadelesinin önemli bir figürü hâline gelmiştir. En küçük kardeş Halit ise iki kardeşi ve iki dünya arasında sıkışıp kalır. Soğuk bir depoda geçen bu yüzleşme, sadece bir ailenin hikâyesi değil; savaşın insanın vicdanında, aidiyetinde ve kardeşlik bağlarında açtığı derin yaraların da hikâyesidir.”

Kaynak: https://www.artfulliving.com.tr/

MARK TWAİN’İN ESERLERİNDEN “İNSAN NEDİR?” İTHAKİ YAYINLARI ETİKETİYLE RAFLARDA. 

Tanıtım metninden

Mark Twain, Amerikan edebiyatının keskin zekâsı ve hiciv gücüyle tanınan en özgün kalemlerinden biri.

Mizahın ardına gizlediği felsefi sorgulamalarla Twain, yalnızca bir romancı değil, aynı zamanda bir düşünür olduğunu da kanıtlar. Bu kitapta, onun hiciv sanatındaki ustalığı, insanın kendi iç çelişkilerini açığa çıkaran soğukkanlı bir bilgelikle birleşir.

Bir ihtiyarla bir gencin karşılıklı sohbeti biçiminde ilerleyen İnsan Nedir? insanın doğası, düşünme biçimleri, özgür irade ve ahlak kavramlarını tartışmaya açar. Bilge ve alaycı Yaşlı Adam’ın soğukkanlı gözlemleri, genç muhatabının heyecanlı itirazlarıyla çatışır. Ancak bu fikir alışverişi ilerledikçe soruların yanıtlarından çok, yanıtların doğası sorgulanır hâle gelir.

Twain, Sokratik diyalog geleneğini andıran bu eserinde, okuru yalnızca bir tanık değil, aynı zamanda düşünsel bir katılımcı hâline getirir. İnsan Nedir? insanın akıl yürütme yetisini, inançlarını ve kendine dair yanılgılarını yeniden değerlendirmek isteyen herkes için zamansız bir davet.

“Mark Twain ilk gerçek Amerikalı yazar; ondan sonra gelen hepimiz, onun mirasçılarıyız.”– William Faulkner

Kaynak: https://www.edebiyathaber.net/

FRED FORDHAM’IN RESİMLEDİĞİ VE UYARLADIĞI URSULA K. LE GUİN’İN İKONİK ROMANI YERDENİZ BÜYÜCÜSÜ ÇİZGİ ROMAN OLARAK METİS YAYINLARI’NDAN ÇIKTI

Ursula K. Le Guin’in yayımlandığı bütün dillerde çok sevilen ve hiç eskimeyen romanı Yerdeniz Büyücüsü etkileyici görsellerle çizgi roman olarak yeniden hayat buldu.

Yerdeniz’deki en büyük büyücüydü Ged, ama gençliğinde pervasız Çevik Atmaca diye biliniyordu. Güce ve bilgiye duyduğu açlıkla, uzun zamandır korunan sırların peşine düşmüş ve yeryüzüne korkunç bir gölge salıvermişti. Bu kitap, onun sınanmasının hikâyesi, gücün kudretli kelimelerine hükmetmekte ustalaşmasının, kadim bir ejderhayı dize getirmesinin ve dengeyi yeniden kurmak için ölümün eşiğini geçmesinin hikâyesi.

Edebiyatın sinemaya ya da çizgi romana uyarlanmasına her zaman biraz kuşkuyla bakarız. Bizim hayal ettiğimiz dünyayla rekabet edemeyeceğini düşünürüz. Ama çizer Fred Fordham cesur bir yaklaşımla Yerdeniz dünyasını başka bir boyuta taşıyor ve Le Guin’in klasik başyapıtına hem yazarın hayranları hem de yeni okurları için farklı bir perspektif getiriyor.

Kaynak: https://www.rotka.org/

İBB’NİN ULUSLARARASI ÇOCUK HAKLARI FESTİVALİ 5 YAŞINDA

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı (İBB Kültür) tarafından düzenlenen Uluslararası Çocuk Hakları Festivali, 5’inci yılında da çocukları hem eğlendiren hem de haklarını öğreten etkinliklerle buluşturuyor. 11-23 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek festival, Artİstanbul Feshane, Bulgur Palas, İBB Arnavutköy Kültür ve Yaşam Merkezi, Çubuklu Silolar, Turhan Selçuk Kültür Evi, İBB Prof. Dr. Adem Baştürk Kültür Merkezi, İBB İdris Güllüce Kültür Merkezi ve İBB Kültür Habitat Sahne’de çocukları ağırlayacak.

Festival programı, yaratıcı drama, dans, yazarlık, resim, kostüm tasarımı, felsefe ve müzik atölyelerinden tiyatro ve sinema gösterilerine, Karagöz oyunlarından masal anlatımlarına ve çocuk konserlerine kadar geniş bir yelpazeye sahip. Çocuklar bu etkinliklerde eğlenirken haklarını da öğrenecek.

Kapsayıcılığı odağına alan festivalde, işaret dili ve sesli betimleme atölyeleriyle birlikte hastanede tedavi gören çocuklar ve devlet koruması altındaki çocuklar gibi kırılgan gruplara yönelik özel etkinlikler de düzenlenecek. Ayrıca, hava koşullarına bağlı olarak Beyoğlu ve Fatih ilçelerinde sokak etkinlikleri ve çocuklara yönelik geziler de yapılacak.

Festival Programı ve Ayrıntılı Bilgi İçin; https://artdogistanbul.com/ibbnin-uluslararasi-cocuk-haklari-festivali-5-yasinda/

Kaynak: https://artdogistanbul.com/

FRANSA’NIN EN PRESTİJLİ EDEBİYAT ÖDÜLÜNDE KAZANAN İSİM BELLİ OLDU

Fransız romancı Laurent Mauvignier, La Maison Vide (Boş Ev) adlı eseriyle 2025 Goncourt Edebiyat Ödülü’nün sahibi oldu. Éditions de Minuit etiketiyle yayımlanan 750 sayfalık roman, yazarın kendi ailesinden ilham alan bir aile destanı olarak dört kuşağın hikâyesini anlatıyor. Romanın merkezinde, 19. yüzyıl sonlarına uzanan bir aile hikâyesi yer alıyor. Paris Konservatuvarı hayalleri otoriter bir baba tarafından yıkılan yetenekli piyanist büyük büyükanne Marie-Ernestine, 1916’da Verdun’da kahraman olarak ölen kocası Jules ve Alman işgalcilerle bağlantıları nedeniyle Kurtuluş’ta saçları kesilen Marguerite’in hikâyesi anlatılıyor. Yazar, bu travmaların nasıl kuşaktan kuşağa aktarıldığını ve babasının 1983’te, henüz 16 yaşındayken gerçekleşen intiharına kadar uzanan süreci ele alıyor.

Fransız edebiyatının en prestijli ödüllerinden biri olan Goncourt Ödülü’nün jürisi, 4 Kasım Salı günü Paris’teki Drouant restoranında bir araya geldi. İlk tur oylamada altı oy alan Mauvignier, ödülün sahibi oldu. Diğer adaylar arasında yer alan Belçikalı yazar Caroline Lamarche dört oy alırken, Emmanuel Carrère ve Nathacha Appanah finalist olarak kaldı.

Kaynak: https://kayiprihtim.com/

SOUTH PARK’IN YENİ SEZONU TRUMP’LA DALGA GEÇEREK REKOR KIRDI

South Park, yeni sezonunda ABD Başkanı Donald Trump’ı hedef alarak izlenme rekoru kırdı. Dizinin politik göndermeleri ve hiciv dozu artarken, izleyici sayısı son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

Dizinin yaratıcıları Matt Stone ve Trey Parker, New York Times’a verdikleri röportajda siyasetten kaçmanın artık imkânsız olduğunu söyledi. Parker, “Mesele tamamen politik olmamız değil, siyasetin popüler kültür haline gelmesi” derken, Stone ise “Trump yönetimini eleştirmenin tabu haline gelmesi bizi daha çok çekti. Tabu neredeyse biz oradayız” ifadelerini kullandı.

Yeni sezonun öne çıkan temalarından biri, Trump’ın “Şeytan karakteriyle” olan ilişkisiydi. Dizinin Cadılar Bayramı’nda yayımlanan “Şapkalı Kadın” adlı son bölümünde, Trump’ın Beyaz Saray’ın Doğu Kanadı’nı yıkması hicvedildi. Bölümde “varlığın” aslında First Lady Melania Trump olduğu, karakterin Birleşik Krallık ziyaretinde giydiği mor şapka ile tasvir edildiği görüldü.

Kaynak: https://www.evrensel.net/