- “HER ŞEY NORMALMİŞ GİBİ”: BORALIOĞLU İLE BİR AŞKIN İZİNİ SÜRMEK

Gaye Boralıoğlu’nun son romanı “Her Şey Normalmiş Gibi”, iki farklı dünyanın kesişim noktasında duran Arda ve Lora’nın ilişkisini odağına alarak, bugünün siyasi ve toplumsal atmosferinde geçen çok katmanlı bir hikâye sunuyor. Roman, genç bir adamın gözünden yaşadığımız kaotik döneme, bireysel çatışmalara ve aşkın imkânına dair bir anlatı kuruyor.
Boralıoğlu, bir yandan İstanbul’un merkezinden Diyarbakır’ın rüzgârına uzanan mekânlarla coğrafyanın ruhunu romana taşırken, diğer yandan okuru hem kişisel hem kolektif hafızanın karanlık koridorlarında dolaştırıyor. Gerçekçi anlatımı masalsı ve mitolojik göndermelerle harmanlayan yazar, ilişkilerin kırılganlığı, bireyin kendilik arayışı ve aşkın tarihsel yükü üzerine düşündürüyor. Roman, şu soruyu diri tutuyor: “Yaşadığımız çağda sahici bir aşk mümkün mü?”
Kitapta yer alan şu satırlar, romanın duygusunu özetler nitelikte: “Ve bir şey daha söyleyeyim bak, aşk gelecek değildir Lora, geçmiştir… İki insan birbirinin yarınına değil, hakikatine âşık olur.”
Kaynak: https://www.evrensel.net/ (Şeyma Akcan haberi)
- BABYLON’DAN ARALIK SEÇKİSİ

Babylon, aralık ayında da ziyaretçilerine dolu bir program sunuyor. Emir Yargın ile Klas Pop Yılbaşı Özel’den +1 Sunar: Pozitif Vibrations kapsamında sahne alacak Gotts Street Park’a; eskimeyen eski şarkıların adresi Beat Pazarı’ndan; yerel sahnenin yükselen isimlerini sunan Glocals serisi ve Hot Chip’e uzanan çok geniş yelpazedeki konser ve etkinlikler Babylon’da müzikseverlerle buluşacak. Aralık boyunca Babylon sahnesi; pek çok konser ve etkinliğe imza atacak.
Güncel Program Şöyle;
- 10 Aralık: World Akustik – Ari Barokas
- 11 Aralık: LoftCaz Records Present: Şu Güzel İnsanlar “Gün” İlk Konser
- 13 Aralık: Quantic DJ Set
- 17 Aralık: Yedinci Ev (Akustik) ”Bu Şarkının Bir Hikâyesi Var Mı?”
- 23 Aralık: Sera Savaş
- 26 Aralık: Dolapdere Big Gang
- 27 Aralık: Radyo Eksen Erken Yılbaşı Partisi
Kaynak: https://www.artfulliving.com.tr/
- ‘EKOL TATBİKİ’ TEMALI SERGİ

Fotoğraf: The Epoch Times
Ekol Tatbiki Sanat Topluluğu’nun karma sergisi İstanbul Lütfü Kırdar Uluslararası Kongre ve Kültür Merkezi’nde sanatseverleri ağırlıyor.
1957’de kurulmuş olan Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu ve devamı olan Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu ve öğretim elemanlarından oluşan Ekol Tatbiki Sanat Topluluğu’nun 4. Karma Sergisi, 7 Aralık’a kadar Lütfü Kırdar’daki Sanat ve Antika Fuarında ücretsiz olarak izleyicilerle buluşuyor.
Ekol Tatbiki Sanat Topluluğu’nun kurucusu Berrin Aksu’nun küratörlüğünde, ‘Ekol Tatbiki’ temalı sergide birbirinden farklı disiplinlerle çalışmış 66 mezun ve öğretim elemanının eseri yer alıyor.
Kaynak: https://www.birgun.net/ (İrem İlyas haberi)
- EFSANE GERİ DÖNÜYOR: LEONARDO DİCAPRİO, “HEAT 2”DE ROBERT DE NİRO’NUN ROLÜNÜ DEVRALIYOR

Oyuncu Leonardo DiCaprio, Michael Mann imzalı “Heat 2”de Robert De Niro’nun ikonik rolünü üstleneceğini duyurdu. Ünlü oyuncu, filmin ilk yapımın tekrarı olmayacağını vurguladı. Yapım üç farklı zaman diliminde geçen kapsamlı bir hikâye sunacak.
Rudaw’ın aktardığına göre, Hollywood yıldızı Leonardo DiCaprio, efsanevi Heat filminin devam projesi Heat 2’de başrolü üstleneceğini ve Robert De Niro’nun unutulmaz Neil McCauley karakterini canlandıracağını resmen açıkladı. Dünya basınına konuşan DiCaprio, filmin yalnızca ilk yapımın tekrarı olmayacağını, Michael Mann yönetmenliğinde tamamen bağımsız bir yapı taşıyacağını vurguladı. Ünlü oyuncu,“Bu film ilk bölüme saygı duyuyor ve o şahesere bir övgü niteliğinde, ancak hikâyeyi oradan alıp bambaşka bir aşamaya taşıyor” dedi.
Michael Mann’ın 2022’de yayımlanan romanından uyarlanan Heat 2, 1988, 1995 ve 2000 yıllarında geçen üç farklı zaman dilimini kapsayan bir yapıda olacak. 1995 tarihli ilk Heat, sinema tarihinin en iyi suç filmlerinden biri olarak kabul edilirken; yönetmen Mann ve DiCaprio, devam halkasının da kendi ayakları üzerinde duran güçlü bir yapım olacağına inanıyor.
Kaynak: https://t24.com.tr/
- PATTİ SMİTH İSTANBUL’A GELİYOR

Patti Smith. Photograph: Lorenzo Montanelli.
Rock müziğin efsanevi ismi Patti Smith, uzun bir aradan sonra İstanbul sahnesine dönüyor. Yıllardır birlikte çalıştığı usta müzisyenlerden oluşan Patti Smith Quartet ile 17 Mayıs 2026’da Bonus Parkorman’da sahne alacak olan Smith, Stagepass organizasyonuyla dinleyicilerle buluşacak. Hem edebiyat dünyasında hem de müzik alanında çağımızın en etkili sanatçılarından biri olarak kabul edilen Patti Smith, 50 yılı aşkın kariyerinde bıraktığı derin izlerle İstanbul’da unutulmaz bir gece yaşatmaya hazırlanıyor.
1975 tarihli ilk albümü Horses ile rock müziğin yönünü değiştiren Smith, Because the Night ve People Have the Power gibi kuşağını aşan şarkılarla hem müzik dünyasında hem de politik arenada bir ikon haline geldi. Dört kez Grammy adaylığı ve 2010’da National Book Award kazanan Çoluk Çocuk kitabı, onun sanatta ve edebiyatta ne denli özgün bir yolculuk yürüdüğünü gösteriyor. Madonna’dan Nirvana’ya, Taylor Swift’ten Florence Welch’e kadar pek çok sanatçı, Smith’i hem ilham kaynağı hem de özgür ruhun simgesi olarak görüyor.
Türkiye’de uzun süredir beklenen bu konser, Patti Smith’in hem müzik hem de edebiyat dünyasındaki etkisini bir arada deneyimlemek isteyenler için eşsiz bir fırsat sunuyor. Biletler 10 Aralık Çarşamba saat 12.00’de satışa çıkacak ve Biletinial üzerinden temin edilebilecek.
Kaynak: https://artdogistanbul.com/
- DÖNÜŞÜ OLMAYAN SON BİR SEFER: “NILS VIK’İN ÖLDÜĞÜ GÜN”

Frode Grytten’in Norveç’in prestijli Brage Ödülü’ne layık görülen, tekne kaptanı Nils Vik’in son seferini konu alan roman Nils Vik’in Öldüğü Gün, Banu Gürsaler Syvertsen’in çevirisiyle Metis Yayınları’ndan çıktı.
Eşini kaybetmiş ve kızları kendi hayatlarını kurmuş olan tekne kaptanı Nils Vik, hayatının son gününde, daha önce sayısız kere yaptığı gibi sefere çıkar. Ama diğer seferlerden farklı olarak bu defa gerçek yolcuları değil, hayatında ve hafızasında yer etmiş kişileri, çoktan ölmüş yakınlarını ve tanıdıklarını buyur eder teknesine. Onlarla birlikte bütün hayatını gözden geçirip geçmişiyle hesaplaştığı bu son seferin dönüşü olmayacaktır.
“Benim hikâyem böyleydi, diye düşündü Nils. Artık her şeyi biliyordu, resmin tümünü görmüştü. Adım adım, sırasını bekleye bekleye buraya dek gelmişti. Doğmak, havanın, denizin, toprağın, nefretin ve aşkın ne olduğunu öğrenecek kadar yaşamak ve sonunda teşekkür ederek elveda demek. Her şeye rağmen bu büyük bir hikâyeydi, pek çok müsvedde ve taslaklarla dolu bir hikâye, yine de sonu olan bir hikâye, bir uyum ve kabullenme hikâyesi, geçmişe ve değişime dair bir hikâye. Bir hikâye başladıktan sonra kontrolden çıkar. Kişiye düşen onu sonuna dek izlemektir.”
Kaynak: https://www.artfulliving.com.tr/
- MEŞHER’DE ARALIK AYI FİLM GÖSTERİMLERİ

Meşher, Hikâye İstanbul’da Geçiyor sergisi kapsamında Batı edebiyatındaki kurmaca eserlerden uyarlanmış film seçkisinin gösterimine aralık ayında da devam ediyor. Film seçkisi, Ebru Esra Satıcı ve Şeyda Çetin’in küratörlüğünü üstlendiği sergide yer alan kitaplardan beyaz perdeye uyarlanan yapımlardan oluşuyor. Bu ayın programında Karel Zeman’ın yönettiği Baron Prášil, George Miller’ın yönetmenliğini üstlendiği Three Thousand Years of Longing ve Alain Robbe-Grillet’nin L’Immortelle filmi yer alıyor.
Meşher’deki film gösterimlerine katılım ücretsiz, kontenjan ise sınırlı. Gösterimlere katılmak için kayit@mesher.org adresine e-posta göndererek kayıt yaptırmak gerekiyor.
Kaynak: https://kunyeonline.com/

Emeğine sağlık👍👏