OSCAR ADAYI ‘HİND RAJAB’IN SESİ’ FİLMİ, HİNDİSTAN’DA YASAKLANDI, İSRAİL- HİNDİSTAN İLİŞKİLERİ GEREKÇE GÖSTERİLDİ

Venedik ödüllü, Oscar ve Altın Küre adayı ‘Hind Rajab’ın Sesi’ filminin gösterimi Hindistan sansür kurulu tarafından engellendi. İsrail-Gazze savaşı sırasında beş yaşındaki bir kız çocuğunun ölümünü konu alan film, geçen yıl Venedik Film Festivali’nde rekor kıran 23 dakikalık ayakta alkışla prömiyer yapmıştı. Filmin yapımcılarına, filmin gösterime girmesi hâlinde Hindistan-İsrail ilişkilerinin bozulacağı bildirildi. 

Kaouther Ben Hania’nın yönetmenliğini yaptığı “Hind Rajab’ın Sesi” filmi, geçen yıl Venedik Film Festivali’nde rekor kıran 23 dakikalık ayakta alkışla prömiyer yapmış; ardından Jüri Büyük Ödülü olan Gümüş Aslan’la ödüllendirilmişti. Altın Küre’ye de aday gösterilen film, bu yıl En İyi Uluslararası Film dalında Oscar için beş filmlik kısa listeye girdi.

Tunus yapımı olan film, Hindistan’da yasaklandı. İsrail-Gazze savaşı sırasında beş yaşındaki bir kız çocuğunun ölümünü konu alan film gösterimi, ülkenin derecelendirme kurumu olan Merkez Film Sertifikasyon Kurulu (CBFC) tarafından engellendi.

Kaynak: https://t24.com.tr/


SON FECİ BİSİKLET, 22 MAYIS’TA KÜÇÜKÇİFTLİK PARK SAHNESİNDE

Ankara çıkışlı indie rock grubu Son Feci Bisiklet, 22 Mayıs Cuma akşamı KüçükÇiftlik Park’ta konser verecek.

Mizahla melankoliyi birleştiren şarkıları, ironik şarkı sözleri ve vurucu melodileriyle dikkat çeken Son Feci Bisiklet, uzun bir aradan sonra yeniden hayranlarıyla bir araya gelecek.

2000’ler sonrası Türkiye alternatif müzik sahnesinin öne çıkan gruplarından Son Feci Bisiklet, gündelik hayatın küçük ayrıntılarını ironik ve içten bir dille şarkılarına taşıyor. “Galiba Sevmiyorlar”, “Kaybol, Sıkıntı Var”, “Uzaydan Geldiğine Göre Yorgun Olmalısın”, “Bikinisinde Astronomi” gibi hitlere imza atan grup, şehir hayatının sıkışmışlığı, gençlik hâlleri ve kırılgan duyguları yalın ama akılda kalıcı melodilerle bir araya getiriyor.

Kaynak: https://www.artfulliving.com.tr/


YAZAR-EDİTÖR SOHBETLERİ’NDE MART BULUŞMASI: PERA MÜZESİ’NDE TÜKETİM KÜLTÜRÜNE ÇOK KATMANLI BİR BAKIŞ

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, Atlas Publishing Lab iş birliğiyle düzenlediği ve edebiyat dünyasının farklı disiplinlerinden isimleri bir araya getirdiği “Yazar-Editör Sohbetleri” serisinin mart ayı etkinliğinde psikiyatr Barış Önen Ünsalver, çevre bilimci Uygar Özesmi ve TAKK’ın kurucusu Pınar Akıskalıoğlu’nu konuk ediyor. 26 Mart Perşembe saat 19.00’da gerçekleşecek söyleşide tüketim kültürünün birey, toplum ve gezegen üzerindeki etkileri farklı perspektiflerden ele alınıyor.

Söyleşide, satın alma davranışlarımızın ardındaki eksiklik, arzu, kimlik ve aidiyet gibi dinamiklerden yola çıkılarak tüketimin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik ve politik bir alan olduğu tartışmaya açılıyor. Katılımcılar, gündelik tercihlerimizin ekolojik denge ve toplumsal adalet üzerindeki etkilerini düşünmeye; tüketim düzenini bireysel ve kolektif sorumluluklar çerçevesinde yeniden değerlendirmeye davet eden bir paylaşım alanında buluşuyor.

Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşecek etkinlik ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır.

Kaynak: https://rotka.org/


AMERİKAN ŞARKİYATÇILIĞI: 1945’TEN BUGÜNE AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ VE ORTADOĞU KİTABI RAFLARDA

ABD’nin 1945’ten günümüze Orta Doğu ile olan ilişkileri, yalnızca stratejik bir çıkar çatışması değil, aynı zamanda derin kültürel varsayımların ve ‘şarkiyatçı’ bir bakış açısının neticesidir. Douglas Little’ın kaleme aldığı bu kapsamlı çalışma, literatürde genellikle sadece petrol ve güvenlik ekseninde tartışılan Amerikan-Orta Doğu münasebetlerini, dış politikayı şekillendiren entelektüel ve kültürel kodları merkezine alarak yeniden yorumluyor.

Eser, Washington’un bölgeye yönelik yaklaşımını, 19. Yüzyılın popüler kültür imgelerinden Soğuk Savaş doktrinlerine uzanan geniş bir tarihî yelpazede analiz ediyor ve çok uluslu şirketlerin rolünden ABD-İsrail özel ilişkisinin inşasına, Nasır’ın devrimci milliyetçiliğinden modernleşme projelerinin toplumsal hayattaki başarısızlıklarına kadar pek çok kritik konuyu disiplinler arası bir yaklaşımla ele alıyor. Douglas Little, Truman’dan Bush’a kadar uzanan başkanlık dönemlerini incelerken, daktilo edilmiş diplomatik raporların, Hollywood filmlerinin ve National Geographic sayfalarının Amerikan dış politika yapımcılarının zihnindeki ‘Doğu’ imgesini nasıl kurguladığını gözler önüne seriyor.

Ayrıca eser, Vietnam Sendromu’ndan Körfez Savaşı’na uzanan askeri müdahaleleri ve 11 Eylül sonrası ‘Bush Doktrini’ ile değişen güvenlik mimarisini, ‘Amerikan tarzı şarkiyatçılığın’ süreğenliği üzerinden tartışıyor. Amerikan Şarkiyatçılığı, Orta Doğu’yu tarihî bir çatışma alanı olmanın ötesine taşıyarak, günümüz politikasındaki kalıcı etkilerini anlamak isteyenler için başucu olacak çapta bir çalışma.

Kaynak: https://www.k24kitap.org/


SALT BEYOĞLU’DA YENİ PROGRAM: “ÇERÇÖP”

Fotoğraf: Metean Bars

Salt Beyoğlu, kurumun geçmiş sergilerinden arda kalan malzemeler etrafında sergi yapım süreçlerini ve tasarım pratiklerini ele alan yeni programı “Çerçöp”ü izleyiciyle buluşturdu.

Program, geçmiş sergiler için üretilen sergileme birimlerinin yeniden kullanımını ve senografi ile tasarım süreçlerini araştırıyor. Program, Salt’ın 15 yıllık geçmişinden hareketle malzemelerin mekândan depoya uzanan dolaşımını ve görünmez sergi altyapılarını tartışmaya açıyor.

Program kapsamında, 26 Mart Perşembe saat 18.00’da ArkDes’ten Carlos Mínguez Carrasco’un yeniden kullanım pratiklerini ele alan sunumu, 28 Mart Cumartesi saat 19.00’da tasarımcı Aslı Altay ve sanatçı Can Altay’ın sergi mekânı ve tasarım kararları üzerine konuşması, 2 Nisan Perşembe saat 18.00’da ise 2050+ stüdyosunun kurucusu Ippolito Pestellini Laparelli’nin disiplinlerarası çalışmalarını aktaracağı konuşmalar gerçekleşecek.

Tüm konuşmalar Zoom üzerinden çevrimiçi olarak izlenebilecek ve Salt Beyoğlu’da canlı yayınlanacak.

4 Nisan Cumartesi 14.00-17.00 saatlerinde Emirhan Altuner yürütücülüğünde gerçekleştirilecek atölyede katılımcılar, Salt’ın geçmiş sergilerindeki renk kararlarını inceleyip küçük ölçekli hayalî bir sergi mekânı için renk odaklı tasarımlar üretecek.

Atölyede Jotun’un renk çipleri doğrudan üretim malzemesi olarak kullanılacak.

Kaynak: https://bianet.org/


BERLİN’DEN ÖDÜLLE DÖNMÜŞTÜ: ‘SARI ZARFLAR’ TÜRKİYE’DE İZLEYİCİYLE BULUŞUYOR

Sarı Zarflar, 27 Mart Cuma günü Türkiye’de sinemaseverlerle buluşuyor. Yönetmen İlker Çatak’ın imzasını taşıyan ve dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan film, Altın Ayı En İyi Film Ödülü’nü kazanarak önemli bir başarıya imza attı.

Senaryosu İlker Çatak, Ayda Meryem Çatak ve Enis Köstepen tarafından kaleme alınan film, bir çiftin idealleri ile hayatta kalma arzusu arasında sıkıştığı etik ve politik yol ayrımlarını konu alıyor.

“Sarı Zarflar”, Türkiye sineması açısından da tarihi bir başarıya işaret ediyor. Türkiye, Susuz Yaz ve Bal’ın ardından 16 yıl sonra yeniden Altın Ayı ödülüne uzandı. Film, Almanya için de Duvara Karşı’dan sonra gelen en büyük festival başarısı olarak kayıtlara geçti.

Başrollerini Özgü Namal ve Tansu Biçer’in paylaştığı filmde Leyla Smyrna Cabas, İpek Bilgin, Aydın Işık, Aziz Çapkurt, Yusuf Akgün, Uygar Tamer, Jale Arıkan, Seda Türkmen, Emre Bakar, Elit İşcan ve Sultan Ulutaş Alopé gibi isimler de yer alıyor.

Kaynak: https://www.evrensel.net/


SENNUR SEZER ŞİİR ÖDÜLÜ BAŞVURULARI 1 NİSAN’DA BAŞLIYOR

Nilüfer Belediyesi’nin her yıl bir yazar adına düzenlediği Yılın Yazarı etkinlikleri, bu yıl Türk edebiyatının toplumcu ve toplumcu gerçekçi damarının en güçlü temsilcilerinden Sennur Sezer’e adandı.

Etkinlikler kapsamında düzenlenen Sennur Sezer Şiir Ödülü için başvurular 1 Nisan’da başlıyor. Şiiri estetik değer, özgünlük ve toplumsal duyarlılık çerçevesinde ele alan bir şairi onurlandırmak amacıyla hayata geçirilen ödül kapsamında, 1 Mayıs 2025 ile 1 Mayıs 2026 tarihleri arasında yayımlanmış olan bir adet şiir kitabı değerlendirmeye alınacak. Konu sınırlaması bulunmayan ve herkese açık olan ödüle, daha önce başka bir yarışmada ödül almamış eserler ile başvurulabilecek. Başvuruda bulunan eserleri; Eren Aysan, Gökçenur Ç., Şükrü Erbaş, Çiğdem Sezer ve C. Hakkı Zariç’ten oluşan seçici kurul değerlendirecek. Sennur Sezer Şiir Ödülü sonuçları 30 Kasım 2026 tarihinde açıklanacak ve büyük ödülü kazanan isim 20.000 TL para ödülünün sahibi olacak. “2026 Yılın Yazarı Sennur Sezer” etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen ödüle dair başvuru koşulları ve detaylı bilgiye, Nilüfer Belediyesi kütüphanelerinden veya kurumun sosyal medya hesaplarındaki bağlantılar üzerinden ulaşılabilecek.

Kaynak: https://www.edebiyathaber.net/