25 Mart Dünya Dante Günü’nde, Dante Alighieri’den iki şiir. İki dilde, iki ayrı ritim.

Dante a Guido Cavalcanti

İtalyanca

Guido, i’ vorrei che tu e Lapo ed io

fossimo presi per incantamento,

e messi in un vasel ch’ad ogni vento

per mare andasse al voler vostro e mio,

sì che fortuna od altro tempo rio

non ci potesse dare impedimento,

anzi, vivendo sempre in un talento,

di stare insieme crescesse ‘l disio.

E monna Vanna e monna Lagia poi

con quella ch’è sul numer de le trenta

con noi ponesse il buono incantatore:

e quivi ragionar sempre d’amore,

e ciascuna di lor fosse contenta,

sì come i’ credo che saremmo noi.

Türkçe

Guido, isterdim ki sen, Lapo ve ben

bir büyüye kapılsak

ve bir tekneye bırakılsak, her esimde

denizde giden, keyfimizce;

fırtına ya da kötü hava

engel olamasın bize,

hep bir özlemle yaşayıp,

birliktelik arzumuz çoğalsın.

Ayrıca, Vanna ve Lagia’yı

ve sayısı otuz olanı

yanımıza koysun iyi büyücü,

orada hep aşktan söz etmek için,

ve her biri mutlu olsun,

biz de mutlu olurduk bence.

Io son venuto al punto de la rota (ilk iki kıta)

İtalyanca

Io son venuto al punto de la rota

che l’orizzonte, quando il sol si corca,

ci partorisce il geminato cielo,

e la stella d’amor ci sta remota

per lo raggio lucente che la ‘nforca

sì di traverso che le si fa velo;

e quel pianeta che conforta il gelo

si mostra tutto a noi per lo grand’arco

nel qual ciascun di sette fa poca ombra:

e però non disgombra

un sol penser d’amore, ond’io son carco,

la mente mia, ch’è più dura che petra

in tener forte imagine di petra.

Levasi de la rena d’Etropia

lo vento peregrin che l’aere turba,

per la spera del sol ch’ora la scalda;

e passa il mare, onde conduce copia

di nebbia tal che, s’altro non la sturba,

questo emisperio chiude tutto e salda;

e poi si solve, e cade in bianca falda

di fredda neve ed in noiosa pioggia,

onde l’aere s’attrista tutto e piagne:

e Amor, che sue ragne

ritira in alto pel vento che poggia,

non m’abbandona, sì è bella donna

questa crudel che m’è data per donna.

Türkçe

Ben o noktasına geldim çarkın,

hani ufuk, güneş battığı zaman,

ikiz gökleri doğurur da o yerde,

bize uzak durur yıldızı aşkın,

parlak ışın sarıp onu iki yanından,

uçtan uca, bıraktığı için gölgede;

soğuğun nedeni o gezegen de

görünür büyük dönence boyunca,

yediden her birinin az gölge ettiği.

Ama yok gene de bırakıp gittiği,

tek aşk fikrinin, bana yük bunca,

zihnimi: daha sert taştan,

tuttuğu için güçlü imgeyi taştan.

Habeş’in kumundan yükselir

havayı karartan gezgin rüzgar,

şimdi ısıtmasıyla onu güneş kürenin;

ve geçer denizi, ondan getirdiği bin bir

bulut, dağıtmazsa bir başka rüzgar,

kapar, kuşatır tümünü bu yarıkürenin;

ve sonra çözülüp düşer kah ak taneleri

olup soğuk karın, kah bağucu yağmur ile,

ondan ağlar bütün hava kederlenip;

oysa Aşk, ağlarını çekip

yukarı, yükselen rüzgar ile,

bırakmaz beni, öylesine güzel

bu acımasız, bana verilen güzel.


Dante Alighieri — Rime (Şiirler)
Çeviri: Kemal Atakay