Sığırcıklar yağardı bahçelere,
Ağaçlar gülerdi…
Zeytinlerin biri kuşun gagasında
Diğer ikisi yolcu
Kanatsız uçup giderdi kanat altlarında

Deniz üstünde kuşlar rüzgarla boğuşurdu
Pençelerinden düşen zeytinlerden
Yüzmeye gidenler olurdu.

Zeytin hasadında kar bolsa,
Sığırcıklar da boldu.
Tüm çocuklar bahçelerde bekçiydiler
Zeytini kaldırmasın diye kuşlar
Bekçilik ne doyulmaz oyundu…

Tenekem yamulunca çalmaktan, acı konardı avuçlarıma.
Çocuk dudaklarım büzüşürdü
“Fırrr, fırrr” ötmekten düdükçe

Sonra hava karaltıya kaçardı.
Zeytin ağaçları hışır hışır dalarken uykuya
Bahçelerden inerdik, usul usul kasabaya
Bir eşek yükü ürünümüzle…

Beyaz tenli Kara Hasan
Koşarken yanımızdan.
Bir elinde sapan
Diğerinde sopaya dizili sığırcıklar…

O gece, kızım kızım kızar da yatardım
Sanki sığırcık ağlamaları duyardım
Rüyama zeytinler girerdi
Martı uçardı, ağzında zeytin dalı,
Dalla yüzen zeytinler gülümserdi