Caner’in Rüyası  

Küçük Caner uyuyordu. Rüyasında annesini gördü. Ona sarılmış ve eli saçında geziniyordu. “Yavrum korkma, ben hep buradayım” diyerek yanağına bir öpücük attı. Caner başını annesinin sıcacık omzuna yasladı. “Ama anneciğim, sen ölmüştün” dedi. Annesi güldü. “Ben ölmem ki. Gökyüzünde yıldız oldum, oradan hep seni izliyorum” dedi. Caner hemen uyandı. Gözünde birkaç damla yaş ve kalbinde annesinin özlemi vardı. Pencereden baktı. Gökyüzünde bir yıldız parıldadı. Yıldızda annesini hissetti.

Yunus Yavrusu

Yavru yunus, balık ağına dolanmış, çırpınıyordu. Anne yunus teknenin yanına getirdi, gözleriyle yalvardı. Balıkçılar ağı kesti, yavruyu kurtardı. Yavru özgürce yüzdü, annesi taklalar attı. Yunuslar teknenin etrafında dans edip hep birlikte teşekkür ettiler.

Karaca ve Bahçe Sahibi

Karaca, bahçeyi çevreleyen dikenli tele takılmış kurtulamamıştı. Bahçe sahibi durumu fark etti ve karacayı kurtardı. Karaca titreyerek kendini kurtaran adama baktı ve sessizce uzaklaştı. Bir süre sonra bahçeye iki yavrusuyla beraber geri döndü. Adam bahçeden kopardığı elmaları karacalara ikram etti.

Gemi

Çocuk, kâğıt gemiyi suya bıraktı. Dere taşıdı, gemi dans etti. Bir dal gemiyi durdurdu. Çocuk fısıldadı: “Git, dünya seni bekler.” Gemi devam etti.

Dr. Osman Akçay