Bir soğuk tuvalde,
maviden siyaha çalan bir çocuk gibiyim.
Aynasız yüzler çiziyorum,
sahipsiz,
isimleri çoktan unutulmuş mezarlar gibi.
Mutluluğun kabuğu çatlayınca
altından hep aynı karanlık çıkıyor.
Ben, karanlığını çoktan boş vermiş,
göğe mavi bulutlar çizen
bir çocuk gibiyim.
Sormayın şimdi bana:
“Kimdi bunlar?”
Ben kimliksiz yüzleri seviyorum,
aynasız,
kendine bile yabancı yüzleri.
Sonra kararmış defterime
birkaç mavi bulut daha ekliyorum;
Bazı gökyüzleri,
Sadece ölmemek için..
Çocukken de böyleydim ben.
Belki bir satır daha eksik,
belki henüz gölgem
benden uzun değilken.
Şimdi yaldızlı defterim başucumda,
sayfaları gece kokuyor..
Dizeler özlem.
Artık ne bozma mavilere yer kaldı,
Ne de siyahlara.
Bütün renklerim birbirine karıştı.
Tırnak uçlarım,
Nar kırmızı..

Evet,
bütün renkler karıştı.
Yer ile gök.
Sahipsiz ile
sahiplenilen.
Ağır, yosunlu
bir gövde
Bazı bazı hafifleyen.
Devrilmemek için
tırnaklarını suya geçiren.
E.
Belirsizlikle belirleme güzel olmuş!👍👏