benimle birlikte güz habercileri de uyanır
ellerinde çıtır yaprak ve kuru kum
bitmek üzere olan bir çocuk sevincini de kucaklayarak
benimle birlikte hafif yel ve hafif bir göz yordamıyla
fotoğraflarda anarak güneşi ve ısıyı

benimle birlikte güz habercileri de uyanır
toplanmamış masalar örtüler kırışık
kırışık şarap lekeleri ve ter ve biraz dirsek izi
toplanmamış ayakkabılarıyla ev önleri ıssız
yataklarında gerinen gençleriyle günlük sevdalar
henüz dalgasız ve pırıl denizlerle anlaşmışlardır

benimle birlikte güz habercileri de uyanır
gelir oturur bir yanıma bir yanım tatlı yorgun
gözümün değdiği yerde bir tanıdık ihtiyacı
ey güz yalnız değilim bir değilim
ağustos ardımda yaklaşıyorum sana
el ediyor işte orada işte uzaktan bir eylül çanı

kalkacağım tamam öyle dağınık değilim
geçkin bir yaz kalacak olsun öyle durgun

Mehmet Türel