“Öyleyse işit kuyu, yankıya yankıya işit

Cehennemin yedi kat derinliğine kadar işit

İşit kuyu, işit.

Hoooy, Midas’ın kulakları eşek kulakları

Eşek kulakları

Midas’ın kulakları eşek kulakları”

20 Aralık 1969’da İstanbul’da ilk sahnelendiğinde oyunda yer alan müzik hocam Serdar Öztürk’ün davetiyle ailecek katıldığımız ve Özcan Sevgen ve Mete Uğur’un Midas’ı, Altan Erbulak’ın Berberbaşı’nı, Attila Manizade’nin Apollon’u, İhsan Ünlüer’in Pan’ı ve  o zamanlar Fatih’te kardeşim Alper ile birlikte devam ettiğimiz özel müzik okulu bulunan Serdar Öztürk’ün Heykelcibaşı’nı canlandırdığı “Midas’ın Eşek Kulakları” oyununu izlediğimde satirik (1) opera’ya vurulmuştum. Daha on iki yaşında bir çocuğun bu muhteşem şiirsel gösteri karşısında nutkunun tutulmaması düşünülemezdi zaten. Hayal gücümü zenginleştiren, sanata ilgi duymamı sağlayan bu güzel gece için sayın hocama sevgi ve saygılarımı iletiyor, küçücük ruhuma hayal dünyasının kapısını açan, Türk tiyatrosunun değerli yazarı Güngör Dilmen’i rahmetle anıyorum. Ruhu şad olsun. 

GÜNGÖR DİLMEN

  (27 Mayıs 1930, Tekirdağ – 8 Temmuz 2012, İzmir)

Oyun Yazarı, Dramaturg ve Eğitmen

Güngör Dilmen 27 Mayıs 1930 yılında Tekirdağ’da dünyaya geldi. Tam adı Güngör Dilmen Kalyoncu’dur.

Orta öğrenimini İstanbul’da İngiliz Ortaokulu’nda, liseyi Çapa Lisesi’nde tamamladı. Bir süre kimya öğrenimi aldıktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klasik Filoloji bölümüne geçti 1960 yılında mezun oldu. Yaptığı bu karar değişikliğini kendisi bir röportajında şöyle ifade eder :

“Oyun yazmak istiyorum.’ dedim kendime; ama kaynağına gitmek gerekiyordu. Kimya bölümünden İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klasik Filoloji Bölümü’ne geçtim.”

Yazarın tiyatroyla tanışması 13-14 yaşlarında Shakespeare’i okuması ve çok etkilenmesiyle olur. “Ben tiyatroya kapıdan değil bacadan girdim.” *

“18 yaşımda uzun manzum masalım Mavi Orman ile başladım. Bir türlü bastıramıyorum. Milli Eğitim Bakanlığı’na gönder dediler. “Yayımlanması dileğiyle…” diye ekte bir dilekçeyle gönderdim. Aylar sonra bir cevap geldi: “Eserinizi  önce kitap halinde bastırın, sonra bize gönderin, inceleyelim!” *

Dilmen’in ilk şiiri 1956 yılında Yücel dergisinde yayımlandı.  Oyunlarında mitoloji ve tarihten sıkça yararlandı. 1959’da Sinema – Tiyatro Dergisi`nin açtığı yarışmada, tek perdelik “Midas’ın Kulakları” adlı oyunu ile birincilik ödülünü kazanınca “oyun yazarı” olarak adını duyurdu. Yunan tragedyaları biçiminde, korolu ve manzum olarak kaleme aldığı bu oyunuyla, çağdaş Türk tiyatrosuna kültür mirasından faydalanan yenilikçi bir anlayış getirmiş olduğu kabul edildi.

“Kral Midas’ın kulakları bilinen bir konu. Ancak ben mitosa kendi yorumumu getirdim : Masalda Tanrı Apollon Midas’ı eşek kulaylarıyla cezalandırır, masal orada biter. Oyunumuzda ise Midas bir süre sonra bu kulaklara alışır. Alışmanın ötesinde onları bir ayrıcalık, bir üstünlük olarak görmeye başlar. Bir anlamda tanrının cezasını hiçler. (Aşağılık kompeksinin güce dönüşmesi) Artık kulaklarını gizlemek şöyle dursun onları halkın karşısında törenle sergilemeye kalkışır. Apollon eşek kulaklarını geri alarak onu yeniden cezalandırır. Halk bu kez Midas’ın insan kulaklarını yadırgar, alay eder. Kısaca, değerlerin göreceliği, halkın kaypaklığı!” *

1965’de yayımlanan ve Kral Midas’ın kişiliğinde büyüklük tutkusunu sergileyen oyun, sonrasında Ferit Tüzün’ün müziğiyle iki perdelik bir opera haline getirildi ve 1978’de İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde sahneye kondu. “Midas Üçlemesi” adlı üçlemesinin ilki olan eser, aynı yıl Gençlik Tiyatrosu’nda, ertesi yıl da Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahnelendi.

Üniversite eğitimininin ardından 1961’de Fulbright bursu alarak ABD’ye gitti; Amerika’da Yale ve Washington Üniversitelerinde tiyatro öğrenimi gördü. Dönüşte İstanbul Şehir Tiyatroları’ında “oyun okumacılığı”nın yanısıra “ışık tasarımcılığı” da yaptı. Aynı yıl Tel Aviv’deki Habima Tiyatrosu’nun misafiri olarak bir süre için İsrail’e gitti, ardından Yunan hükümetinin yardımıyla Atina’da bir müddet kaldı ve Kraliyet Tiyatrosu’nda (bugün Ulusal Tiyatro) araştırmalar yaptı.

“Ben tarih olayları içinde de mitolojide de insanı arıyorum ve bunda çoğrafya, ülke ayrımı yapmıyorum. Şairimiz Tevfik Fikret : “Vatanım ruy-i zemin, milletim nevi-i beşer” demiş. (Vatanım yeryüzü, milletim insanlık) Ben de o meşrebtenim. Ülke ve millet ayrımı yapmadan insanı arıyorum. İşte bu nedenle oyunlarımdan biri “Canlı Maymun Lokantası” hiç gitmediğim Hong Kong’da geçiyor.” *

ABD iken absürt tiyatro türünde yazdığı ve hiç gitmediği Hong Kong’da geçen “Canlı Maymun Lokantası” isimli oyunu  Halkevleri Genel Merkezi’nin “1963 Şinasi Efendi Tiyatro Ödülü”’nü kazandı. “Dramatik bir yapı ve şiirsel bir üsluba sahip bu eserde “kapitalist, maddeci, sömürgeci olan Amerikalı petrol kralı ve karısı” ile “fakir, maneviyatçı ve sömürülen Çinli şairin” şahsında iki ayrı dünyanın karşılaştırılması yapılmaktadır.

“1961 yılında Amerika’da Hong Kong’lu bir üniversite öğrencisi o ülkede canlı maymun beyinlerinin yendiği özel lokantalardan bahsetmişti. Görüntü çivi gibi beynime saplandı, acı veriyordu. Ondan kurtulmak için bu oyunu yazdım diyebilirim. Balayını Hong Kong’da geçiren Mr. ve Mrs. Jonathan bu değişik lezzeti tatmak için lokantaya gelirler. Özellikle Bayan Jonathan çok heyecanlıdır. Beynini yiyecekleri maymuna da çok acır. Aksilik bu ya servis edilecek maymun kaçar, bir yedeği de yoktur. O sırada lokantada bulunan Çinli şair Wong, kendi beynini önerir. Uygarca, centilmence bir pazarlıktan sonra anlaşırlar.” *

Canlı Maymun Lokantası” oyununu yazarken hissettiği özgürlük duygusuyla İspanyol – Meksika tarihine de eğilip 1963 yılında “Ak Tanrılar” (Moktezuma) tragedyasını yazdı. Oyunda hem İspanyol hem Meksikalı olduğunu, kime göre yeni? diye vurguladığı kıtada İspanyol conquistadorlar ile Meksika kralı Moktezuma’nın karşılaşması ve  iki uygarlığın çatışmasını, sürgüne gitmiş, yeniden gelmesi beklenen Quetzalcoatl (Tüylü Yılan) mitosunu anlattı.  Dilmen bu oyunu ile 1975 Türk Dil Kurumu Oyun Ödülünü kazandı..

1964-1966 arasında İstanbul Belediye Şehir Tiyatrosu’nun ışıklandırma bölümünde çalıştktan sonra  İstanbul Radyosu’nda dramaturgluğa başladı. (1966)

1967 yılında köy hayatını, geleneklerin yaptırım gücünü özellikle kadınların varoluş mücadelesi ve kalıplaşmış yazgısına başkaldırması üzerinden anlattığı “Kurban” adlı oyununu yazdı ve bu oyun ile “1967 İlhan İskender Armağanı”nı kazandı. Oyun, ilk kez Gülriz Sururi – Engin Cezzar Tiyatrosu tarafından sahnelendi. Midas Üçlemesinin ikinci oyunu “Midas’ın Altınları” (1969) Devlet Tiyatrosu sahnelerinde oynandı. 1970’te “Anzavur” adlı eseri ile katıldığı “Yunus Nadi Senaryo Yarışması”nda birincilik ödülünü Oktay Arayıcı ile paylaştı.

1971’de İngiltere’de Durham Üniversitesi Doğu Araştırmaları Okulu’nda Türkçe Okutmanlığı  yaptı. 1974’de yazdığı ve konusu 14. Yüzyılda geçen “Bağdat Hatun” oyunu, Abdülhak Hamid’in “İlhan ve Turhan” adlı eserlerinden sonra konusunu “İlhanlılar“dan alan ilk eserdir.

Dönüşünde Şehir Tiyatroları’nda görev aldı. Midas Üçlemesinin üçüncü oyunu “Midas’ın Kördüğümü” 1975 devlet tiyatrosu tarafından sahnelendi. 1976-1980 arasında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda dramaturgluk ve Araştırma-İnceleme Bölümü başkanlığı yaptı.

1978-1979 yılında Muhsin Ertuğrul Oyun Ödülü’ne layık görülen “Deli Dumrul”da Dede Korkut Hikâyeleri’nde yer alan “Deli Dumrul” hikâyesini tiyatrolaştırdı. 1980 yılında askeri darbeyle işine son verildi.

1983 yılında yazdığı “Hasan Sabbah” oyununda Hasan Sabbah dönemini anlatırken kendi yaşadığı döneme sembolik göndermelerde bulundu. Eskişehir Anadolu Üniversitesinde mitoloji dersleri vermeğe başladı. Bunu Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi Konservatuarı, Müjdat Gezen Sanat Merkezi, ve yeniden Anadolu Üniversitesi’ndeki tiyatro dersleri izledi.

1984 yılında oyuncu Yıldız Kenter’in önerisiyle kaleme aldığı ve Eskiçağlılar, Osmanlılar, Cumhuriyetliler şeklinde bir üçlemeden oluşan  “Ben Anadolu” adındaki tek kişilik oyunu, İngilizce, Almanca, Fransızca ve İtalyanca’ya da çevrilerek, yurtdışında ve yurtiçinde çeşitli topluluklar tarafından sahnelendi. Ben Anadolu adlı üçleme de, mitolojik kadın kahramanlarla başlar. (Tanrıça Kibele, Hekabe, Andromakhe, Niobe, Oenone, Efes Artemis’i v.b. tarihel kadın kahramanların (Meryem Ana, Bizans İmparatoriçesi Theodora, kadın tarihçi Anna Comnena, Osmanlı Kadınları) dramıyla devam eder. Bu oyun, Talat Sait Halman tarafından “I, Anatolia”  adıyla İngilizceye çevrildi. (1991)

“İnsan-Devlet Mithat Paşa”  oyununda Mithat Paşa’nın sürgündeki yıllarını ve öldürülmesi olayını işledi. (1984) “Hâkimiyet-i Milliye Aşevi” (1984) ve “Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını” (1988) oyunlarında Millî Mücadele dönemine eğildi. Güngör Dilmen bir sinema filmi “İttihat ve Terakki” ayrıca bir tv dizisi “Bağdat Hatun”un senaryo çalışmasını yaptı. 

Güngör Dilmen beş arkadaşı “Orhan Asena, Tahsin Saraç, Ioanna Kuçuradi, Talat S. Halman ve Yüksel Pazarkaya” ile birlikte kendi kitaplarını yayımlamak amacıyla “Şiir – Tiyatro Yayınevi”ni kurdular ancak Tahsin Saraç’ın 1989’da vefatıyla yayınevi de son buldu.  

Tiyatro Yazarları Derneği üyesiydi. Bir çok oyunu İngilizce, Fransızca, Almanca gibi yabancı dillere çevrildi, yurt dışında sahnelendi. “Antigone, Persler, Kral Oidipus, Bakkhalar” gibi tragedyaları eski Yunanca aslından Türkçe’ye çevirdi. “Mança’lı Şövalye” müzikalini Türkçe’ye çevirdi.

Güngör Dilmen, İzmir’de geçirdiği bir bağırsak ameliyatından sonra iki ay yoğun bakımda kaldıktan sonra 8 Temmuz 2012’de hayatını kaybetti. İzmir’de Karşıyaka, Doğançay Mezarlığı’na defnedildi.

Vefatının 8. Yılında  kendisini sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.

Aldığı Ödüller :

1959 – Sinema- Tiyatro Dergisi- Midas’ın Kulakları- Birincilik ödülü

1963 – Halkevleri Genel Merkezi- Şinasi Efendi Tiyatro Ödülü – Canlı Maymun Lokantası

1967 – İlhan İskender Armağanı- Kurban 

1970 – Yunus Nadi Armağanı- Anzavur

1975 – Türk Dil Kurumu Ödülü – Ak Tanrılar

1975 – Türk Dil Kurumu Ödülü –  Midas’ın Kördüğümü

1979 – Muhsin Ertuğrul Oyun Ödülü – Deli Dumrul

1984 – ENKA Sanat Ödülleri- Devlet ve İnsan

1984 – Uluslararası Endüstri ve Ticaret Bankası Tiyatro Oyunu Yarışması – Birincilik – Ben

  Anadolu : Söylenceden Gerçeğe

1986 – Ulvi Uraz Tiyatro Ödülü- Ben Anadolu,Söylenceden Gerçeğe

1988 – İş Bankası Tiyatro Büyük Ödülü – Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını

1990 – İsmet Küntay Ödülü- Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını 

1990 – Kültür Bakanlığı Ödülü – Troya İçinde Vurdular Beni

Ayşen Cumhur Özkaya

Kaynakça :

* Mukadder Yaycıoğlu : Güngör Dilmen’le Söyleşi – Tiyatro Araştırmaları Dergisi, 2005, Sayı 20, s. 129-134

Not :

(1) Satirik : sıfat, Fransızca : satirique : Yergi ile ilgili, yergi niteliğinde olan: